Gastronomi alanında içerik üreten dijital medya platformu Yemek Sanatı TV’nin 18–25 yaş aralığındaki mutfak profesyonellerinin kendilerini gösterebildiği “Geleceğin Şefleri” yarışması hız kesmeden devam ediyor. Programın üçüncü etabına geçilmesiyle birlikte grup karşılaşmaları başlarken; ödüllü tadım jürileri de sahnedeki yerlerini alıyor. Dördüncü bölümde Four Seasons Hotel Istanbul at the Bosphorus Executive Chef Görkem Özkan tabaktaki lezzetleri puanlamak üzere programa katılırken, yarışmacılardan Ömer Güneri ve Baki Güngör de kapalı kutudan çıkan sürpriz ürünlerle yaratıcılıklarını konuşturdu.
KAZANAN YARIŞMACI, 100 BİN TL’LİK ÖDÜLÜN DE SAHİBİ OLACAK
Ulusal ve uluslararası birçok markanın desteklediği “Geleceğin Şefleri” yarışması, genç şeflerin gastronomi dünyasına adım attığı profesyonel yemek yarışması olarak öne çıkıyor. 17 Ekim’de sonlanacak final turuna kalan iki yarışmacı, toplam 120 dakika sürede başlangıç, ana yemek ve tatlıdan oluşan bir menü hazırlayacak. Kazanan yarışmacı, “Geleceğin Şefi” unvanını alırken, 100 bin TL’lik ödülün de sahibi olacak.
Yemek Sanatı TV Yapımcı ve Yönetmen Halil İbrahim Bağdatlı, yarışmalarının yeni etapları hakkında şu değerlendirmede bulundu: “Yarışmanın etap etap güçleşmesiyle birlikte genç şef adaylarının kendi sınırlarını zorlamasına ve kriz anlarında çözüm üretmelerine fırsat yaratıyoruz. Her yarışmacının, bölüm sonunda kendine öz eleştiri yapabilmesine olanak tanıyoruz. Yeni etapta da yarışmacılarımız süre sınırı, yasaklar ve teknik zorluklarla mücadele ederek benzersiz tabaklar ortaya koydu.”
ELENENLER DE KAZANIYOR
Yarışmalarında kaybedenin olmadığını, elenenlerin ödül kazanamasalar da jüri şeflerin paylaştığı bilgi ve deneyimlerle mutfakta gerçek bir sıçrama yaşadığını söyleyen Yemek Sanatı TV Yapımcı ve Yönetmen Halil İbrahim Bağdatlı, “Yarışmamız mutfakta kriz yönetimi, zaman baskısı ve teknik yeterlilik gibi gerçek dünya senaryolarıyla genç şefleri test ediyor. Ayrıca atık yönetimine verdiği önemle de izleyicilere ürün israfının önlenmesi ve gıdaya saygı konusunda güçlü bir sosyal mesaj gönderiyor. Ürüne saygı duymayı, israfın önlenmesini ve mutfakta etik duruşu merkeze alıyor. Genç şeflere kendilerini gerçek mutfak stresinde sınama imkanı sunuyor. Eksikliklerini fark etmelerine ve gelişim alanlarını keşfetmelerine olanak tanıyor” dedi.
“ÜRÜNLERİ SEÇERKEN ÜLKEMİZDE YETİŞMESİ HUSUSUNU ÖNCELİKLENDİRİYORUZ”
Öğretim Görevlisi Mutfak Şefi Hakan Atakan, yarışmaya dair şu detayları paylaştı: “Yarışmamızın üçüncü etabı olan grup karşılaşmalarında yarışmacılara kapalı kutular içinde sürpriz ürünler sunuyoruz. Bu kutularda yer alan ürünleri seçerken, özellikle ülkemizde yetişen, coğrafi işaretli ve az bilinen yerel ürünleri öne çıkarmaya özen gösteriyoruz. Amacımız sadece yarışmacıları teknik olarak zorlamak değil; aynı zamanda genç şeflerin yerel ürün farkındalığını artırmak ve izleyicilere bu ürünlerin değerini hatırlatmak. Atık yönetimi kadar, ürünlerin kaynağına ve kültürel değerine saygı da yarışmamızın temel ilkelerinden biri. Bizler bu süreci bir yarışmadan öte, gastronomi kültürüne katkıda bulunmak için bir öğrenme alanı olarak görüyoruz. Her kutu sadece bir teknik sınav değil; adeta bir bilinç kazandırma aracı.”