VitrA, uluslararası tasarım sahnesindeki 20 yıllık Milano yolculuğunu, duyulara hitap eden güçlü bir anlatıyla kutladı. Dünyanın tasarım başkenti olarak kabul edilen Milano’da sergilenen ve ünlü tasarım stüdyosu Snøhetta’nın imzasını taşıyan özel enstalasyon; markanın sürdürülebilirlik vizyonunu, malzeme odaklı yaklaşımını ve yenilikçi tasarım anlayışını çarpıcı bir deneyime dönüştürdü.
VitrA’nın “Işıkla şekillenen seramikler (Ceramics forged in light)” temasıyla kurgulanan enstalasyonu, INTERNI dergisinin FuoriSalone kapsamında hayata geçirdiği 2026 MATERIAE sergisinde yer aldı. 20-30 Nisan tarihlerinde ziyaretçileri ağırlayan çalışma su, ışık, koku ve ses gibi duyusal unsurları bir araya getirerek seramiğin özüne dair çok katmanlı bir keşif sundu. VitrA'nın sorumlu üretim ve döngüsel tasarıma olan bağlılığını vurguladı.

MALZEMENİN DÖNÜŞÜMÜNE DAİR DUYUSAL BİR ANLATI
Enstalasyon, yalnızca bir sergi değil; malzemenin dönüşümüne odaklanan düşünsel bir yolculuk olarak kurgulandı. Topraktan başlayıp yenilenmeye uzanan süreç, seramiğin sürekli evrilen bir yapı olduğunu ortaya koydu.
Gelişmiş üretim teknolojileriyle zanaatkârlığın incelikli buluşması, VitrA’nın seramiği hem köklü bir miras hem de yenilikçi bir keşif alanı olarak ele alışını yansıttı. Su, ateş, toprak ve havanın etkileşimi üzerinden şekillenen anlatı, MATERIAE sergisiyle güçlü bir diyalog kurarak malzemenin çok boyutlu doğasını yeniden yorumladı.

TOPRAKTAN YENİDEN DOĞUŞA UZANAN TASARIM DİLİ
Snøhetta’nın disiplinlerarası yaklaşımıyla geliştirilen enstalasyon, mimarlık, iç mekan, peyzaj ve ürün tasarımı arasındaki sınırları bilinçli şekilde ortadan kaldırdı. Yaratılan atmosfer, izleyiciyi sessiz ama etkileyici bir deneyimin içine çekti.
Kil, yüksek ısıyla seramiğe dönüşürken; bu süreç yalnızca teknik bir üretim aşaması olarak değil, aynı zamanda güçlü bir metafor olarak ele alındı. Ateşin dönüştürücü gücü ışıkla temsil edilirken, malzeme yaşayan bir organizma gibi yeniden tanımlandı. Koku ve sesle zenginleşen kurgu, en basit formları bile deneyimsel nesnelere dönüştürdü.
VİTRA’DAN ÇEVRE DOSTU ÜRÜNLER
Enstalasyonun merkezinde yer alan çevre dostu seramik lavabolar, VitrA’nın sürdürülebilir üretim yaklaşımının somut bir yansıması olarak öne çıktı. Döngüsel ekonomi prensipleri doğrultusunda geliştirilen ürünler, birim başına çevresel etkiyi %30 oranında azaltırken; geri dönüştürülebilir malzemelerle daha uzun ömürlü kullanım sağlıyor.
VitrA’nın yüzde yüz geri dönüştürülmüş malzemeden üretilen porselen karo konsepti nova vita altında geliştirdiği koleksiyonlar ise sürdürülebilir tasarımı bir adım ileri taşıyor. VitrA, nova vita ile üretim atıklarını yüksek performanslı porselen karolara dönüştürerek tasarım ve sürdürülebilirliği bir araya getiriyor. Aynı zamanda üretim süreçlerinde enerji verimliliğini artırarak elektrik tüketimini %74’e kadar düşürüyor.

MİLANO’DA 20 YILLIK TASARIM MİRASI
VitrA’nın Milano’daki yolculuğu, 2006 yılında Ross Lovegrove imzasını taşıyan ünlü İstanbul banyo koleksiyonunun lansmanıyla başladı. Bu adım, markanın uluslararası tasarım arenasındaki konumunu güçlendiren önemli bir dönüm noktası oldu.
Marka, son yıllarda da yenilikçi işbirlikleriyle dikkat çekmeye devam ediyor. İki yıl önce Tom Dixon ile hayata geçirilen Re-Ceramic enstalasyonu, geri dönüştürülmüş malzemelerin estetik ve işlevsel ürünlere dönüşümünü odağına alarak sürdürülebilir tasarım anlatısını derinleştirmişti.
Snøhetta Hakkında
Snøhetta, Oslo, New York, Innsbruck, Paris, Hong Kong, Shenzhen ve Melbourne’de stüdyoları bulunan, uluslararası ölçekte faaliyet gösteren disiplinlerarası bir tasarım pratiğidir. 1989 yılında Kjetil Trædal Thorsen ve Craig Dykers tarafından kuruldu. Mimarlık, peyzaj mimarlığı, iç mimarlık, ürün ve grafik tasarım alanlarında, farklı ölçek ve tipolojilerde projeler üretiyor.
Bibliotheca Alexandrina, Oslo Opera Binası ve New York’taki 11 Eylül Anıtı Müzesi Pavyonu gibi ikonik projelerle uluslararası alanda öne çıkan stüdyo, dünya genelinde kamusal alanlar, kültürel yapılar ve marka deneyimleri tasarlamaya devam ediyor.
Aralarında Aga Khan Mimarlık Ödülü ve Avrupa Birliği Çağdaş Mimarlık Ödülü’nün bulunduğu çok sayıda uluslararası ödüle layık görülen Snøhetta, disiplinler arası ve işbirliğine dayalı yaklaşımıyla daha kapsayıcı, sürdürülebilir ve anlamlı yaşam alanları geliştirmeyi hedefliyor.
