Tarihte bugün: Dünyanın 'tesadüfen' ölçülen ilk depreminin arkasındaki 137 yıllık sır

Tarihte bugün: Dünyanın 'tesadüfen' ölçülen ilk depreminin arkasındaki 137 yıllık sır

17.04.2026 11:25:00
Güncellenme:
Teoman Süalp
Takip Et:
Tarihte bugün: Dünyanın 'tesadüfen' ölçülen ilk depreminin arkasındaki 137 yıllık sır

17 Nisan 1889'da Alman bir astronomun laboratuvarındaki sarkaçların beklenmedik şekilde sallanması, bilim tarihini sonsuza dek değiştirdi. ABD'nin köklü kurumlarından UC Berkeley Sismoloji Laboratuvarı kayıtlarına göre bu olay, bir depremin dünyanın öbür ucundan kaydedildiği ilk an olarak modern deprem biliminin başlangıcı kabul ediliyor. İşte Japonya'daki sarsıntının Almanya'dan ölçüldüğü o tarihi olayın detayları...

Bilim dünyasında çığır açan keşiflerin önemli bir kısmı tesadüflere dayanır. Modern sismolojinin (deprem bilimi) doğuşu da tam olarak böyle gerçekleşti. Dünya genelinde depremlerin yalnızca yıkım yarattığı bölgelerde hissedilen "yerel" doğa olayları sanıldığı bir dönemde, 17 Nisan 1889 tarihinde yaşananlar tüm bu algıyı yıktı. Bugün, o tarihi anın üzerinden tam 137 yıl geçti.

YILDIZLARI İNCELERKEN YERALTINI KEŞFETTİ

Ernst von Rebeur-Paschwitz, 1889 yılında Almanya'nın Potsdam kentinde yerçekimi anomalilerini ve gökcisimlerini inceleyen bir astronomdu. Çalışmalarında son derece hassas, ufak yer değiştirmeleri dahi tespit edebilen yatay sarkaçlar kullanıyordu.

Ancak 17 Nisan günü laboratuvarındaki sarkaçlar olağandışı bir şekilde ve güçlüce salınım yapmaya başladı. Bir saatten fazla süren bu sarsıntıyı kaydeden astronom, ortamda cihazı titretecek bir rüzgar, ağır bir araç veya yerel bir sarsıntı olmaması nedeniyle büyük şaşkınlık yaşadı. Cihazın arızalanmış olabileceğini düşünse de, elindeki verileri titizlikle kayıt altına aldı.

NATURE DERGİSİNDEKİ HABERLE ÇÖZÜLEN GİZEM

Kaliforniya Üniversitesi (UC Berkeley) Sismoloji Laboratuvarı'nın tarihi kayıtlarına göre, Rebeur-Paschwitz'in bu salınımların nedenini bulması aylar sürdü. Ünlü bilim dergisi Nature'da okuduğu bir haber, tarihi yapbozun parçalarını birleştirmesini sağladı. Haberde, tam da laboratuvardaki sarkaçların sallandığı o gün, Japonya'nın başkenti Tokyo'da şiddetli bir deprem meydana geldiği yazıyordu.

Image

DÜNYA DEV BİR ÇAN GİBİ TİTREDİ

Astronomun yaptığı matematiksel hesaplamalara göre tablo netti: Tokyo'da meydana gelen depremin yarattığı devasa sismik dalgalar, Dünya'nın içinden ve yüzeyinden tam 9 bin kilometre yol kat etmiş, yaklaşık bir saat sonra Almanya'daki hassas cihazlara ulaşmıştı.

Berkeley Sismoloji Laboratuvarı uzmanları, bu olayın sismolojide aletsel dönem için bir "milat" olduğunu belirtiyor. O güne kadar sismik dalgaların kıtalar ve okyanuslar ötesine geçebileceği bilinmiyordu. Bu kayıt, şiddetli bir sarsıntıda gezegenin adeta dev bir çan gibi titrediğini ve dalgaları ilettiğini kanıtlamış oldu.

SİSMOLOJİNİN DOĞUŞU

Potsdam'daki bu tesadüfi tespit, Dünya'nın yapısına dair bilinenleri kökünden değiştirdi ve bilim insanlarını depremleri ölçmek için özel "sismograflar" icat etmeye yöneltti. 137 yıl önce Almanya'daki sarkaçların sallanmasıyla başlayan sismoloji serüveni, bugün dünyanın dört bir yanını saran gelişmiş dijital sismik ağlarla gezegenimizin derinliklerindeki sırları açığa çıkarmaya devam ediyor.