Avusturya Kitaplığı Dizisi...

Viyana arasında mekik dokuyan, yaşayan bir yazar, çevirmen... Şiir, sosyal tarih üzerine denemeler... 2000’li yılların ilk on yılının deneysel şiiri üzerine inceleme... Garip akımı üzerine yeni tezler, söyleşiler, pek çok yalnız ya da bir başkasıyla birlikte başarılı çeviri... Şiirle, denemeyle, araştırmayla, çeviriyle geçen yoğun günler... Erhan Altan ile Avusturya Kitaplığı Dizisi’ni konuştuk.

23 Eylül 2021 Perşembe, 00:03
Abone Ol google-news

AVUSTURYA ŞİİRİNİN SIFIR NOKTASI; VİYANA GRUBU!

- Neden Viyana? Bilinçli bir tercih mi?

Kesinlikle değil, Türkiye’den ve kendimden çıkmak istiyordum, bir rastlantı sonucu Viyana’ya geldim. Yani aslında Viyana’yı aramadan buldum. Avusturya şiirini de öyle.

- Viyana Çeviri Grubu nasıl oluştu? Neden böyle bir grup?

90’ların ortalarında şiir buluşmaları yapıyorduk, bir araya gelinip karşılıklı şiir okunan, düşünce ve imgelemlerin dile geldiği, herkesin bildiği klasik akşamlar... Bu zamanla çeviri akşamlarına evrildi.

1997‘de ziyaret ettiğim, II. Dünya Savaşı sonrası Avusturya şiirinin sıfır noktası Viyana Grubu üzerine dört günlük bir sempozyum, yaşamımın bir dönüm noktası oldu.

Bilmediğim bir şiirle karşılaştım, hiçbir şey anlamadım, ama o anlamadıklarım olmak istedim. Anlamadıklarıma gitmek içinse çeviriden başka bir şey gelmiyordu aklıma. Adım adım ve geri dönüşsüz bir biçimde içlerine sokulmamı sağladı çeviri.

Zaman içinde gruba girip çıkan birçok arkadaş oldu, Burak Özyalçın ve Hayati Yıldız bu macerayı birlikte yaşadığım ve Avusturya Kitaplığı dizisini birlikte yaptığım en uzun soluklu yol arkadaşlarım oldular. Mühendis olduğumuzu ekleyeyim.

ZIT İKİ GELENEK ARASINDA VAROLUŞ!

- H. C. Artmann’ın seçme şiirleri Atsız Süvari İpsiz Cambaz’la, yaşlılık üzerine altı ironik öyküden oluşan Alois Hotschnig’in Oturarak Kaçması Daha Kolay, yeni çıkan kitaplar. Şimdiye dek hangi Viyanalı şairin, yazarın kitabını dilimize kazandırdınız? Başka kimleri çevirmek istiyorsunuz?

H. C. Artmann, Gerhard Rühm, Heimrad Bäcker, Ernst Jandl, Friederike Mayröcker, Franz Josef Czernin, Peter Waterhouse, Josef Winkler, Alois Hotschnig, Oskar Kokoschka bugüne değin çevrildi. Çoğu daha önce dilimize çevrilmemişti.

2022’de kısa düzyazılardan oluşan bir seçkiyi ve bir başka Viyana Grubu üyesi olan Friedrich Achleiter’in şiirlerini çıkaracağız.

- Neden deneysel şiir yazan şairlerin kitaplarını çeviriyorsunuz?

Dediğim gibi öncelikle anlamak için girdim çeviriye. Ancak bizim geleneğimizde olmayan bu deneysel şiirler kendiliğinden programımı oluşturdu.

Avusturya şiirinin İkinci Dünya Savaşı sonrasındaki macerası, genç Türk şairlerin gereksinim duyacağını düşündüğüm provokatif fikirleri, cesur girişimleri içeriyordu. İşte bu asimetri, bu gerilim, iki ülke arasında kalmış olan bana ve arkadaşlarıma yeni bir varoluş alanı açtı.

Çevirilerde tutulacak yolu da yine bu tahmini gereksinim belirledi: şiirin mükemmelliğindense şairin poetikasını görünür kılmak ve şiirseverlere deneyin kendisini aktarmak önem kazandı. Birbirine taban tabana zıt bu iki gelenek arasında mekik dokumak, zamanla misyonum ve varoluşumun bir temeli oldu.

- Şair, kitap seçiminizi nasıl belirliyorsunuz?

Viyana Grubu ve çevresindeki şairler ve onları izleyen ikinci ve üçüncü kuşak yazarlar programımızı oluşturuyor. Bunun da dışında baştan çıkarıcı bir poetikası olan her yapıt diyebilirim.

- Çeviri zor bir uğraş, hele deneysel şiir daha da zor. Çeviri zorluklarından da söz eder misiniz?

Geleneğimize aykırı, anlaşılması görece zor şiirler olmaları itibariyle çeviriler zaman alıyor ve mecranın farklılığı nedeniyle macera yine de açık kalabiliyor. Bu yüzden mutlaka açımlayıcı bir metin ekliyorum kitaplara.

Zaten göstermek istediğim, şiirlerin kendilerinden çok arkalarında duran paradigma ve özgül poetikaları. Bu yolla farklı dünyaları alımlanabilir yapmaya çalışıyoruz.

Bir diğer zorluk yayınevi bulmak. Bu zorluk neredeyse aşılmaz bir zorluk olduğundan dizimiz, yayınevleri arasında sıçrayan bir dizi oldu. Pan Kitap ve Dünyadan Çıkış’tan sonra şimdi artık son adresimiz olduğunu umduğumuz Turkuaz Yayınları’ndayız. Sevgili Nedret İşli ve Püzant Akbaş’a teşekkürlerimizle…

‘ÇEVİRİYE DESTEK YETERSİZ!’

- Çevirdiğiniz kitapları herhangi bir Avusturya -Türk kurumu destekliyor mu?

Türkiye’de yabancı bir dilden çeviriyi destekleyecek kurumsal bir akıl henüz oluşmadı sanırım. Avusturya Kültür ve Sanat Bakanlığı verilen emeği karşılamaktan uzak da olsa bir destek veriyor. Yine de müteşekkiriz.

- Çevirilerin dışındaki kitaplarınızdan da söz eder misiniz? Yeni çalışmalarınız var mı?

Bir denemeciyim, şiirimizin biçimsel ve sosyal tarihi, Garip şiiri ve 2000’lerin deneysel şiir girişimi üzerine kitaplarım var.

Bir süredir şiirimizin gizli geleneği olan anlatımcılığın kökenleri ve niteliği üzerine düşünüyorum. Bir sonuca varır mı ya da ne zaman varır bilmiyorum. Sonunu bilmeden başladığım bu kitap, sonu gelmeyen bu geleneğin mecrasına dönüştü.

- Söyleşi için çok teşekkür ediyorum.

Asıl ben teşekkür ederim, çeviriyi ve çevirmeni görünür kılan bu söyleşi için.