MERHABA
Erken Alman romantizminin önemli isimlerinden şair, yazar, düşünür Novalis (1772 / 1801) ile hiciv ve aforizmalarıyla tarihe ismini kazımış Nicolas de Chamfort (1741 / 1794) kapağımızda.
29 yaşında ölümü özleyen, ölmek için çırpınan, Tanrının varlığının derin bir sevgiyle kavranabileceğini düşünen, söyleyen; tarih, şiir, rüya ve masallara duyduğu derin ilgiyi yapıtlarına taşımış, hukuk ve maden mühendisliği eğitimi alan ve yapıtlarında doğayı genişçe işleyen, felsefeye ilişkin düşüncelerini şiir, öykü, deneme, günlük ve romanda yansıtan bir şair, yazar ve düşünürdür: Novalis (Georg Philipp Friedrich von Hardenberg).
Novalis’ten etkilenenler arasında kimler yoktur ki! Hermann Hesse: Novalis’in içsel yolculuk ve Doğu bilgeliğine olan ilgisi Hesse’nin yapıtlarında yankılanır. Thomas Mann: Büyülü Dağ gibi yapıtlarında Novalis’in hastalık, ölüm ve romantizm üzerine fikirlerini tartışmıştır.
Rudolf Steiner: Antroposofi’nin kurucusu, Novalis’i ruhani bir öncü olarak görmüş ve üzerine kapsamlı dersler vermiştir. Walter Benjamin: Sanat eleştirisi üzerine doktora tezinde Novalis ve Erken Romantiklerin teorilerine odaklanmıştır. Rainer Maria Rilke: Şiirsel imgelerinde ve mistik duyarlılığında Novalis’in izleri görülür. Gültekin Emre’nin yazısı...
Nicolas de Chamfort... Maximes et Pensées ve Caractères et anecdotes adlı yapıtlarında; toplumsal adaletsizlikler, insanların aptallığı ve güçlülerin zorbalıkları üzerine yazdığı aforizmaları onu karşımıza aykırı bir filozof olarak çıkarır.
İsyankâr yapısı nedeniyle haksız sosyal düzeni tersine çevirmeyi amaçlayan 1789 halk ayaklanmasına coşkuyla katılmış, Tenis Kortu Yemini’nde bulunmuş, Bastille Hapishanesi baskınında aktif rol oynamış ve sonrasında Mirabeau’nun söylevlerini kaleme almış sıkı bir devrimcidir Chamfort.
Ancak 1794’te iktidarı topyekûn ele geçiren Jakobenler, Terör Dönemi’ni başlattığında, yüzlerce masum insanın tutuklanıp giyotine sürüklendiğini görerek karşı çıkmaktan geri durmamış ve birkaç kez hapse atılmıştır.
Hiciv sanatının zirvelerinde gezinen, hem insanların kusurlarını olduğu gibi sergilemek hem de bu kusurlara her şeye karşın tahammül edebilmek için mizahın şart olduğunu söyleyen Chamfort’un felsefesi şu görüşlere odaklanmış görünür: Gülünç durumlardan kaçmak; zenginlerin erkinden, güçlülerin hâkimiyetinden, soyluların ve çoğunu fazlasıyla kibirli bulduğu edebiyatçıların etkisinden uzak durmak. Ona göre gerçek anlamda insan olmanın başka yolu yoktur.
Ferda Fidan’ın yazısı...
- M. Sadık Aslankara (“Oyun masal, bir yaşam provası...” / Efnan Dervişoğlu, Türk Edebiyatında Oyun ve Oyuncak, Ürün / Aysu Erden, Türk ve Dünya Edebiyatında Kara Anlatı, Bilge Kültür Sanat),
- Tuğrul Karaal (İsmail Sabah, Çanakkale’nin Şanlı Birliği 57. Alay ve 19. Tümen Komutanı Mustafa Kemal -Atatürk-, Kronik),
- Gamze Akdemir (Çağdaş Bayraktar, Deniz Üstü Köpürür: Emperyalizmin Hedefindeki Amiral, Kırmızı Kedi),
- Eray Canberk, değinmeler / “derkenar”lardan seçip derlediği Yazılakalanlar” başlıklı kısa yazılarının on beşincisiyle sizlerle...
- Mine Bölen (Alexander von Humboldt, Yeni Kıta’nın Tün-Gün Eşitliği Bölgelerine Yolculuk, Çeviren: Ömer Bozkurt, Yapı Kredi),
- Oğuzhan Taş (Leo Löwenthal, Norbert Guterman, Aldatmanın Peygamberleri: Amerikan Ajitatörünün Teknikleri, Çeviren: Oğuzhan Taş, İmge),
- Duygu Aydemir (Joan Baez, Annemi Gördüğünüzde Onu Dansa Kaldırın, Çeviren: Pelin Batu, İnkilâp),
- Emek Yurdakul (Gülşen Manisalı, Sis Bulutu, Nesin Yayınevi),
- Kısa tanıtımlar, Emek Yurdakul’un hazırladığı Güncel ve Mustafa Başaran’ın hazırladığı Bulmaca ile de düşün trafiği sürüyor!
İyi okumalar...
Gamze Akdemir
Kitap Dergi, YARIN gazeteniz Cumhuriyet’le birlikte...
Unutmayın; her gün Cumhuriyet her perşembe Cumhuriyet Kitap Dergi okunur!

