Buika, uzun bir aradan sonra Türkiye’de konser verdi

Zorlu PSM’nin 9. sezonunun açılışını yapan İspanyol aşk şarkılarının buğulu sesi, konser boyunca latin caz, gypsy rumba, flamenko ve rock tınılarına kadar sınırsızca müziği ve aşkı kutladı.

19 Eylül 2021 Pazar, 04:00
Buika, uzun bir aradan sonra Türkiye’de konser verdi
Abone Ol google-news

Ekvator Ginesi’nden politik nedenlerle sürgün edilen bir ailenin kızı olarak küçük yaşta babasının terk ettiği Buika, acıyı erken öğrenmiş kocaman bir kalp olarak sahneye her çıkışında adeta başka bir dünyadan saf bir sevgi dili konuşuyor: “Aşk büyüktür, aşk bazen acıtır ama aşk güzeldir.” Altı kardeş müzikle iç içe bir evde, bir yandan annesinin caz plaklarıyla bir yandan da yaşadığı Roman mahallesindeki flamenko ezgileriyle ve kelimenin tam anlamıyla müzik aşkıyla büyümüş Buika. Mayorka’nın Palma şehrinde yaşadığı mahallenin tek siyah kızı olarak yokluk içinde özgürlüğü de şarkı söyleyerek bulmuş. Nitekim Zorlu PSM’de, sesinin tek özgürlüğü olduğunu anlattı bize: “Bedenim özgür değil, çünkü muffin seviyorum. Kalbim özgür değil çünkü âşığım ama sesim özgür çünkü dilediğim gibi şarkı söylüyorum.” 

İLK KEZ AŞKINI PAYLAŞTI 

Buika sahnede şiir gibi konuşurken sürpriz bir şekilde âşık olduğunu da itiraf etti ve Türkiye’deki izleyicisiyle ilk kez aşkını paylaştı. Klavye ve trombon çalan genç ve yakışıklı müzisyen Santiago Canada’yı sevgilisi olarak tanıştırdı bizlerle. Santiago özellikle trombonuyla tek başına bir caz festivaliydi, ilhamı belli. Öte yandan, İspanyol gitarda Ricardo Moreno, tam da Türkiye’deki izleyicinin bayılacağı romantik Akdeniz tınılarını veriyordu. Buika’nın Türkiye’de en çok sevilen şarkısı “No habra nadie en el mundo” çaldığında her zamanki gibi salonda kıyamet bir alkış koptu. Şarkıyı tam da albümdeki gibi okudu üstelik. Oysa Buika sahnede çok doğaçlama yapar, albümlerdeki gibi söylemez ancak aynı usülde “La Falsa Moneda” yorumuyla da seyirciyi çok mutlu etti. Bas gitarda Josue Ronkio, Cajon’da Buika’nın uzun yıllardır birlikte çalıştığı Ramon Porrino ile sahnede beş müzisyenle caz, rock, flamenko, rumba tınılarıyla müzikler de Buika’nın ruhu gibi delice ve özgürdü. Buika bir ara: “Deliyim ama tehlikeli değilim” derken başladığı hüzünlü şarkıyı keserek kedere izin vermeyelim diyordu. 

TÜRKİYE SEVGİSİ...

Buika 2009 yılında Türkiye’de ilk kez sahneye çıktığında basın danışmanı olarak yanındaydım, uzun yıllar konserlerinde birlikte çalışıp, temsil etmekten en çok mutlu olduğum isimlerin başında Buika, tanıştığımızda, “Müziğim, aslında hepimizin müziği, hepimiz insanız ve acılarımızı, aşklarımızı şarkılar anlatıyor ancak” şeklinde tanımlıyordu tarzını. Nitekim konserdeki caz havaları sonlara doğru bas gitaristin solosuyla önce blues ardından rock tınılarına geçti ki devamında Carlos Santana’nın “Africa Speaks” albümünde kaydettiği, 2020 Latin Grammy ödüllerinde “En İyi Rock” şarkısı kategorisinde aday gösterilen şarkısı “Yo Me Lo Merezco” ile katıksız bir rock yıldızına dönüştü sahnede Buika. Buika, Türkiye’ye olan sevgisini anlatırken de “İlk geldiğimde hissettiğim sevgiyi hep hissediyorum. Ruslara, Afrikalılara, İspanyollara, herkese sevgi dolusunuz. Türkiye bir okul olmalı, tüm dünyanın örnek alacağı bir okul” diye konuştu. Ah Buika, sen bilmiyorsun, o sevgiyi böldüler, kutuplaştırdılar bizi, sevgimize kıydılar ama haklısın o sevgi büyük, yeniden yükselecek. Hep birlikte, müzikle, sanatla, aşkla...