Türkiye Yayıncılar Birliği’nin (TYB) 1995’ten beri her yıl verdiği Düşünce ve İfade Özgürlüğü Ödülleri, 2025 yılı için sahiplerini buldu. 30’uncusu düzenlenen ödül töreni, Yapı Kredi Kültür Sanat Merkezi’nde yapıldı. Törene TYB Başkanı Kenan Kocatürk, Türkiye Yazarlar Sendikası İkinci Başkanı Mustafa Köz, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Genel Sekreteri Sibel Güneş, PEN Türkiye Başkanı Halil İbrahim Özcan, CHP Medya ve Halkla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut, İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu, gazeteciler ve yazarlar katıldı.
Yazar kategorisinde kitapları hakkında suç duyurusunda bulunulan, kitaplarının toplatılması istenen ve yazdıklarından dolayı tehditlere maruz kalan; gazetemizin yazarı Murat Ağırel, Timur Soykan ve İsmail Arı ödüle değer görüldü.
KİTAP ARASINA KURŞUN
Yayınevi kategorisinde ise ödül Livera Yayınevi’ne verildi. Geçen yıl İzmir Kitap Fuarı’nda Güney Koreli yazar Kim Bo Young’un Livera Yayınevi’nden yayımlanan “Türlerin Kökeni” kitabının arasına mermi konmuş, yayınevi doğrudan hedef alınmış ve tehdit edilmişti.
Törende CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in TYB’ye ilettiği yazılı mesajı davetlilerle paylaşıldı. Özel mesajında “Kalemi susturmak isteyenler her zaman olmuştur ancak özgür düşünceyi savunanların cesareti, bu ülkenin aydınlık yarınlarının yolunu açmaya devam etmektedir. Demokratik, özgür ve çoğulcu bir Türkiye mücadelesinde kalemin ve sözün gücüne olan inancımız tamdır. Bu mücadelede gerçeğin ve özgür düşüncenin yanında olmaya kararlılıkla devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. Törende ayrıca Uluslararası Yayıncılar Birliği (IPA) Başkanı Gvantsa Jobava ile IPA Yayınlama Özgürlüğü Komitesi Başkanı Jessica Sänger’in video mesajları da izletildi.
‘ÖFKE YORULDU’
Ödülünü Bulut’tan alan Ağırel konuşmasında, “Öyle bir coğrafyada yaşıyoruz ki öfkenin dahi yorulduğu, kelimelerin kifayetsiz kaldığı, yurttaşlık haklarımızdan mahrum edilmiş Metiokostlar gibiyiz. Metiokostlar, Antik Yunan’da birçok hakka sahip olup da o toprakta doğmuş, o toprağın dilini konuşmasına rağmen yurttaşlık haklarının hiçbirinden yararlanamayan sınıf. Ve biz bugün, kendi tanımımızı yaparsak buna benzetiyoruz. Evet, bu ülkenin vatandaşıyız. Bu ülkenin aynı dilini konuşuyoruz. Ama bu ülkenin ötekileştirilmiş ve hiçbir hakkından yararlanamayan kişileriz” dedi. Ağırel ödülünü, tutuklu gazeteci Alican Uludağ’a adadığını belirterek konuşmasını sonlandırdı.