Festivalin kurucusu Ramin Sadighi küratörlüğünde, dört günlük yoğun programda solo ve ikili doğaçlama konserlerin yanı sıra paneller, atölye çalışmaları ve bir film gösterimi de yer alıyor. Show of Hands’e daha önce üç kez ev sahipliği yapan Arter, bu kez festivalin yapımcılığını da üstleniyor.

(Ramin Sadighi)
Festival, Tahran merkezli Hermes Records tarafından 2017 yılından bu yana uluslararası birçok paydaşın desteğiyle düzenleniyor. Anlık yaratımı merkezine alarak alışılagelmiş sınıflandırmaların ve kalıpların ötesine geçmeyi amaçlayan Show of Hands, icracıları ve dinleyicileri evrensel değerleri müzik aracılığıyla birlikte kutlamaya davet ediyor.
Ramin Sadighi, festivale ilişkin sorularımızı yanıtladı.
‘BİRLİKTE VAR OLMA’
*Show of Hands’i yalnızca bir konserler dizisi olmaktan çıkarıp bir “deneyim” haline getiren temel unsur nedir?
Show of Hands aslında birlikte var olma ve ortak bir aidiyet duygusu fikrine dayanıyor. 2017 yılında kurulan ve 10 yılı geride bırakan bu festival, yalnızca bir dizi konser ya da etkinlik sunmayı hedeflemiyor; müziğin özünü birlikte olma hali üzerinden deneyimleyen yaşayan bir topluluk olmayı amaçlıyor.
Birçok festivalin aksine, gelip performansını sergileyip hemen ayrılan “parachute artist” anlayışına inanmıyoruz. Katılan tüm sanatçıları festivalin tamamı boyunca kalmaya; birbirlerinin performanslarını izlemeye, izleyiciyle etkileşime girmeye, sosyalleşmeye ve gerçekten bu topluluğun bir parçası olmaya teşvik ediyoruz. Buna sıklıkla bir “kabile” diyoruz.
Dikkat çekici olan şu ki, sanatçılar ve katkı sunanlar bu çevreye bir kez dahil olduklarında bağlarını sürdürmeye devam ediyorlar. Yeni müzikal işbirlikleri kendiliğinden ortaya çıkıyor ve üyeler farklı coğrafyalarda birbirlerini destekliyor. Özünde festival, doğaçlamaya dayanıyor ki bana göre bu, hayatın kendisini yansıtıyor: anın içinde yaşayabilme becerisi.
*Bu yıl Arter aynı zamanda festivalin yapımcısı. Bu işbirliği nasıl gerçekleşti?
Bu işbirliği, COVID-19 kapanmalarının son döneminde Arter ile yaptığımız ilk görüşmelerle başladı. Daha en başından güçlü bir uyum hissediliyordu. O dönem Arter’in kurucu direktörü olan sayın Melih Fereli, Show of Hands’e Arter’de bir yuva sunma konusunda kritik bir rol oynadı. Gösterdiği açıklık ve destek, sanki bu işbirliği yıllardır varmış hissini yarattı.
Arter’de gerçekleşen üç başarılı edisyonun ardından (sonuncusu Arter Direktörü olarak sayın Baykal döneminde), kurumun festivalle gerçekten güçlü bir bağ kurduğu netleşti. Arter’in mevcut direktörü sayın Emre Baykal da bu vizyonu sürdürerek ilişkiyi daha da güçlendirdi ve Show of Hands’in Arter programının kalıcı bir parçası haline gelmesini önerdi.
‘GÜNLÜK YAŞAMDA DOĞAÇLAMA YAPARIZ’
*Günümüzün “algoritmalar çağında” doğaçlama müzik daha özgür olmanın bir yolu mu? Yapay zekâ ve bugün müzik dinleme biçimlerimiz hakkında ne düşünüyorsunuz?
Bu, yaklaşan panel tartışmalarımızın ana temalarından biri ve beni derinden düşündüren bir konu. Doğaçlama, hayatın kendisiyle çok yakından ilişkili. Günlük yaşamımızda sürekli doğaçlama yaparız, birikmiş bilgilerimizi kullanır ve değişen durumlara anlık tepkiler veririz. Müzikte de süreç oldukça benzer.
Yapay zekâ bir araç olarak elbette faydalı olabilir ve müzikal fikirleri birleştirmek ve genişletmek için yeni yollar sunabilir. Ancak karar alma süreçlerini devralmaya başladığı noktada endişeler ortaya çıkıyor. Bu oldukça karmaşık ve daha derinlemesine ele alınması gereken bir konu. Kısaca söylemek gerekirse: heyecan verici, yeni bir alan ancak büyük ölçüde keşfedilmemiş ve potansiyel riskler barındırıyor.
*Dokuz farklı ülkeden müzisyenler bir araya geliyor. Sanatçı seçim süreci nasıl işliyor, tam olarak neye bakıyorsunuz?
Sanatçı seçimi büyük ölçüde müzik prodüksiyonu alanında 25 yıl boyunca oluşturduğum bir ağa dayanıyor. Bu ağ, “kabile”nin mevcut üyelerinin katkılarıyla sürekli genişliyor ve yeni sanatçılar bu çevreye dahil ediliyor.
Bununla birlikte yalnızca müzikal yetkinliğe odaklanmıyoruz. Kişilik ve karakter en az -hatta daha fazla- önem taşıyor. Aradığımız kalite bu iki unsurun birleşiminden doğuyor. Dünyada sayısız olağanüstü müzisyen var, ancak hepsi bu tür bir topluluğun ruhuyla örtüşmeyebiliyor.
*Bu yılın atölye konularını nasıl belirlediniz?
Atölyeler için genellikle sanatçıların kendilerinin konu önermesine ve bu konuları şekillendirmesine olanak tanıyoruz. Biz bazı başlangıç yönlendirmeleri yapıyor olsak da içerik nihayetinde sanatçılar tarafından geliştiriliyor.
Festivalde yer alan her müzisyenin yalnızca performansıyla değil, aynı zamanda bilgi paylaşımıyla da katkı sunmasını önemsiyoruz. Bu, atölyeler ya da ustalık sınıfları şeklinde olabiliyor. Ancak seyahat kısıtlamaları nedeniyle her sanatçı bu sürece her zaman dahil olamayabiliyor.

İŞTE PROGRAM
15 NİSAN ÇARŞAMBA
17:15 Film Gösterimi: “Squaring the Circle (The Story of Hipgnosis)”, Sevgi Gönül Oditoryumu
20:00 Konser: Tayis Yıldızcı - Elektronik gitar, Karbon
21:30 Konser: Simin Tander ve Selen Gülün – Vokal düet, Karbon
16 NİSAN PERŞEMBE
13:00 Atölye çalışması: Sanatçısının Kariyerinin Ardındaki Görünmez Mimari, Marina Roveta, Sevgi Gönül Oditoryumu
15:00 Atölye çalışması: Bach Üzerine Doğaçlama, Ferenc Snétberger, Sevgi Gönül Oditoryumu
17:15 Panel: Ne Duyuyorsanız Onu Elde Edersiniz (What You Hear is What You Get), Sevgi Gönül Oditoryumu, yayın ve algoritmik öneriler çağında derin dinleme üzerine, panelistler: Duygu Mühürdar, Marina Roveta, Selen Gülün, Joost Lijbaart.
20:00 Konser: Roberto Dani - Davul ve perküsyon, Karbon
21:30 Konser: Zsófia Boros - Klasik gitar, Karbon
17 NİSAN CUMA
13:00 Atölye çalışması: Roberto Dani, Sevgi Gönül Oditoryumu
17:15 Panel: Müzikal Arşipeller (Musical Archipelagos), Sevgi Gönül Oditoryumu, her dinleyici bir ses adası haline geldiğinde... Panelistler: Zsófia Boros, Francesco Martinelli, Selçuk Artut, Toprak Fırat
20:00 Konser: Colin Vallon - Piyano, Karbon
21:30 Konser: Wolfert Brederode ve Joost Lijbaart - Piyano ve davul, Karbon
18 NİSAN CUMARTESİ
13:00 Atölye çalışması: Bilmediğini Nasıl Çalarsın? (Doğaçlama hakkında), Joost Lijbaart, Sevgi Gönül Oditoryumu
15:00 Atölye çalışması: Solo Doğaçlama Tayis Yıldızcı, Sevgi Gönül Oditoryumu
17:15 Panel: Estetik Karşılaşma (The Aesthetic Encounter), Sevgi Gönül Oditoryumu, post-fiziksel dünyada müzik ile nasıl tanışıyoruz? Panelistler: Ceren Temel, Christopher Çolak, Francesco Martinelli, Wolfert Brederode
20:00 Konser: Ferenc Snétberger - Gitar, Karbon
21:30 Konser: Ehsan Sadigh ve Roozbeh Fadavi - Elektronik gitar ve davul, Karbon
Paneller ve atölyeler İngilizce olarak gerçekleşecek.
