Yunan siyaset sahnesi son günlerde epey hareketli. Ülkenin eski başbakanı Aleksis Çipras, Atina’daki tarihi Thiseio semtinde düzenlenen etkinlikte, bir siyasi parti kurduğunu resmen açıkladı. Yunan tarihinde iz bırakmış olan bir isim tercih eden Çipras, partisinin adının ELAS (“Elliniki Aristeri Symparataxi”-Yunan Sol İttifakı) olduğunu duyurdu.
Çipras’ın yanı sıra siyaset sahnesine dönme hazırlığı yaptığı kulislerde konuşulan bir başka politikacı ise Haziran 2012-Ocak 2015 arasında başbakanlık yapmış olan Antonis Samaras. Ancak Samaras henüz bu yönde bir girişimde bulunmadı.
ELAS’IN TARİHSEL ÇAĞRIŞIMLARI
Çipras’ın yeni partisi için tercih ettiği kısaltma, İkinci Dünya Savaşı sırasında Nazi işgaline karşı savaşan ve Yunan iç savaş tarihinde de önemli bir yere sahip olan “Yunan Halk Kurtuluş Ordusu”nun adının kısaltmasıyla aynı. ELAS (Ellinikos Laikos Apeleftherikos Stratos), savaş yıllarında Yunanistan’daki en büyük direniş örgütlerinden biri olarak biliniyordu. 27 Eylül 1941 tarihinde (Kommunistiko Komma ElladasKKE) Yunanistan Komünist Partisi’nin çağrısıyla kurulmuş olan Ulusal Kurtuluş Cephesi’nin (EAM) askeri kolu ELAS, gerilla mücadelesiyle Alman konvoylarına, demiryolu hatlarına ve köprülere düzenledikleri saldırılarla işgal ordusunun lojistik ağını zayıflatmıştı.
ELAS, John S. Koliopoulos ve Thanos M. Veremis’in “Greece, The Modern Sequel” kitabında anlatıldığı gibi, 12 Şubat 1945 Varkiza Anlaşması ile silahlara veda etmişti. Yunan İç Savaşı 1949 yılında sona erdi.
Çipras’ın partisi için seçmiş olduğu kısaltma, Yunan siyasetinde geniş yankı uyandırırken sosyal medyada da birçok yoruma yol açtı. Çünkü “ELAS” kısaltması, bugün aynı zamanda Yunan polis teşkilatı olan “Elliniki Astynomia”nın resmi kısa adı olarak da kullanılıyor. Çipras konuşmasında, “Bugün, sadece siyasi değişimi değil, aynı zamanda politika değişikliğini de hedefleyen yeni bir siyasal güç doğuyor” yorumunu yaptı.
Avrupa Birliği fonlarına ilişkin yolsuzluk iddiaları, PASOK partisi lideri Nikos Androulakis’in telefonunun dinlenmesi skandalı ve ülkenin en kanlı tren kazası olarak kayıtlara geçen Tempi faciası nedeniyle Kiryakos Miçotakis liderliğindeki Yeni Demokrasi (Nea Demokratia-ND) partisine duyulan güven son zamanlarda iyice zedelenmiş durumda.
‘MİÇOTAKİS’E TEHDİT OLUŞTURMAZ’
Merkez solda yer alan Radikal Sol Koalisyon’dan (Sinaspismos Rizospastikis Aristeras-SYRİZA) 2023 yılında ayrılan Çipras, 2025’te de milletvekilliğinden istifa etmişti. Analistler, Çipras’ın dönüşünün, kendisine olan desteğin zayıfladığı Miçotakis’in partisine bir tehdit unsuru oluşturmayacağını belirtiyor. Ancak ALCO şirketi tarafından geçen hafta yapılan kamuoyu yoklamalarında ELAS yüzde 12.8 ile ikinci parti olarak yer alırken Yeni Demokrasi Partisi ise yüzde 23.5 oranıyla liderliğini sürdürdü. Panhelenistik Sosyalist Hareket (Panellinio Sosyalistiko KinimaPASOK) ise yüzde 10 ile üçüncülüğe düştü. Tempi tren faciasında kızını kaybeden ve Çipras’ın partisinin kurulmasından birkaç gün önce, kendi partisini kurduğunu açıklayan Maria Karystianou’nun lideri olduğu Demokrasi İçin Umut (Elpida yia ti Dimokratia) ise yüzde 9.5 ile dördüncü sırada yer aldı.
Çipras bazı yorumcular ve halkın bir bölümü tarafından, ülkenin eski başbakanlarından Andreas Papandreou’ya benzetiliyor. Genç lider, Papandreou’nunkine benzer bir politik iletişim tarzı uyguladı ve bunu kendi kişisel tarzıyla zenginleştirdi, ancak yeni bir Papandreou olamadı. Ocak 2015’teki erken genel seçimlerde iktidara gelmesinden sonra ağustos ayında istifa etmiş olan Çipras, partisinin Eylül 2015 seçimlerindeki galibiyetiyle yeniden başbakanlık koltuğuna oturmuştu. Kreditörlerin sunduğu ekonomik önlemler anlaşma planının oylandığı 5 Temmuz 2015 referandumunda “hayır” sonucu çıkmasına karşın, sonradan koşulların büyük bir bölümünü kabul etmişti.
Sonuç olarak denebilir ki Yunan siyaset sahnesinde son günlerde yaşanan bu hareketliliğin taşları ciddi anlamda yerinden oynatması beklenmiyor.
