İsveç, 13 Nisan’da açıklanan “bahar bütçesi” ile eğitimde köklü bir dönüşüme gidiyor; bilgisayar ekranı yerini yeniden kitap, kalem ve deftere bırakıyor.
Ülkede yaklaşık on yıl önce, “her öğrenciye bir tablet/bilgisayar” söylemiyle “tabletli eğitim”e geçilmiş, dijital eğitim zorunlu hale getirilmişti. Amaç, öğrencileri geleceğin teknoloji dünyasına “hızlı ve donanımlı” bir şekilde hazırlamaktı.
Geçen süre içinde deyim yerindeyse “yanlış hesap Stockholm’den döndü”. Sakıncaları görülen tabletli eğitimden vazgeçilerek yeniden kitap, kalem ve deftere dönülmesi kararlaştırıldı.
İsveç eğitim sisteminde bir dönem “devrim” olarak nitelenen “her öğrenciye bir tablet” uygulaması sona erecek, öğrenmenin merkezi artık ekran değil, kitap, kalem ve defter olacak.
Hükümet bunun için 2026 ders yılında “bahar bütçesi”nden okullara 2 milyar krondan fazla ek kaynak aktardı.
Bu geçiş sürecinde, fiziksel desteğe gereksinim duyan öğrenciler, okullarda ve evlerde ücretsiz ve yüz yüze eğitim desteği (Läxhjälp) alacaklar. Bu geri dönüşle kitap, kalem ve kâğıtla kurulan kadim bağ yeniden keşfedilecek.
KAROLİNSKA ENSTİTÜSÜ’NÜN RAPORU
Dünyanın en saygın tıp kurumlarından biri olan ve Nobel Tıp Ödülü’nü veren Karolinska Enstitüsü ile diğer bilim kuruluşlarının eğitim raporlarına göre, okullarda tablet kullanımı nedeniyle son 10 yılda ülkenin eğitim sisteminde dramatik bir düşüş yaşandı.
“Ekran yorgunluğu” olarak tanımlanan ekran üzerinden okuma yapmanın, “derinlemesine okuma” (deep reading) yetisini körelttiği, bilginin öğrenci belleğine aktarılmasını zorlaştırdığı saptandı.
Uluslararası Okuma Becerisi (PIRLS) raporlarında da 2016-2021 yılları arasında tablet kullanımı nedeniyle İsveçli öğrencilerin okuma-anlama düzeylerinde hızlı bir düşüş yaşandı.
Tablet kullanımı nedeniyle çocukların el yazısı yetenekleri geriledi bilgileri akılda tutmak, çarpım tablosunu ezberlemek bile gereksiz bulundu. Bu durum, beyindeki motor becerileri ve bilişsel gelişimi olumsuz etkiledi.
Ekranlar hazır bilgiye ulaşımı kolaylaştırdığı için çocukların araştırma isteğini ve sabrını köreltti. Dikkat dağınıklığı “kronik” bir yaygınlık kazandı.
UNESCO da 2023 raporunda, İsveç’e “teknolojinin eğitimde aşırı kullanımının öğrenme kalitesini düşürdüğü” uyarısında bulunmuştu. Dijital aygıtların odaklanma sürelerini kısalttığı, okuma alışkanlığını zayıflattığı ve “ekran yorgunluğu” yarattığına ilişkin somut veriler, hükümeti bütçede radikal bir yatırıma itti. 2026 “bahar bütçesi”yle yapılacak yatırımlar, okullarda tablet ekranlarını karartacak; onun yerine kütüphaneleri ve fiziksel ders kitaplarını yeniden eğitimin merkezine yerleştirecek.
‘EKRANDAN KİTAP KAPAĞINA’
İsveç Eğitim Bakanı Lotta Edholm, yaşanan dönüşümü “eğitim krizinden dönüş” olarak tanımladı ve “Från skärm till pärm” (Ekrandan kitap kapağına) sloganıyla eğitimin yeniden rayına oturtulacağını söyledi.
Bakan Edholm, yapılacak düzenlemelerle ilgili şu bilgileri verdi: 2019’da zorunlu hale getirilen okul öncesi kurumlarda (anaokulu) dijital eğitim koşulu kaldırıldı. Artık altı yaş altı çocuklara tablet verilmesi “pedagojik olarak sakıncalı” kabul edilecek. Her öğrencinin her ders için masasında fiziksel bir kitap olması yasal bir gereklilik haline getirildi.
Tablet ve bilgisayar gibi dijital araçlar tamamen kaldırılmayacak, gerektiğinde onlardan “yardımcı ders malzemesi’’ olarak yararlanılacak.
Karolinska Enstitüsü ve ülkenin diğer bilim kuruluşları, tablet ve bilgisayarların okullarda öğrenciler üzerindeki olumsuz etkisiyle birlikte, tablet/bilgisayar ve dijital yayınların toplum üzerindeki etkilerini de mercek altına aldı.
İsveç’in, “tabletten kitaba” bu keskin dönüşünün, gelişmiş diğer ülkeleri de etkilemesi bekleniyor.
