Bu nasıl başarılmıştı? Baştaki hükümetler 1991’den 2021 yılına dek “dayanışma vergisi” adı altında her yıl ortalama 20 milyar Avro vergiyi kendi insanının boğazından kesmiş ve bunu eski Doğu Almanya’nın kalkınmasına yatırmıştı!
Yakın geçmişte doğuda hızla yükselen “Almanya İçin Alternatif Partisi (AfD)” artık tam anlamıyla bir kâbus olmaya başladı! Özellikle ülkenin doğusunda yaşayanlar ise nedense AfD’yi değişim için bir şans olarak görüyor. Almanya’nın doğusunda gerek yerel gerekse Federal Parlamento seçimlerinde yüzde 30 ile yüzde 40 arası oy alan aşırı sağcı AfD batıda yaşayanları ürkütmeye başladı. Çünkü şu sıralar birçok batı eyaletinde de oy oranı yüzde 20’ye dayandı! Onlarca yıl hükümet ortaklığı yapmış olan liberal FDP ilk kez bir eyalet meclisine giremezken yüzyılların sosyalistleri SPD yüzde 5.5 ile son anda kurtuldu!
‘ELBE KIYISINDAKİ FLORANSA’
Elbe Nehri’nin yamaçlarına yayılı Dresden bir villalar kenti. Kocaman bahçeler, yeşil korular ortasında yüzlerce yıllık saraylar, saraycıklar, şatolar, konaklar... Hepsi de birbirinden güzel bu yapılar Dresden’in bir zamanlar ne denli zengin insanlar kenti olduğunun kanıtları. 2. Dünya Savaşı sonrası Ulbricht, Honecker ve yardakçılarının keyif sürdüğü bahçeler içindeki villalar 1990’dan sonra eski sahiplerine ya da mirasçılarına geri verilmişti. Batıdan gelenlerin de satın aldığı, çoğu Jugendstil (Arnuvo) yapı zevkle restore edilmişti. Dresden, yeniden inşası tam on yıl süren görkemli Kadınlar Kilisesi’nin de kapılarını ziyaretçilere açmasıyla yine eski çehresine kavuşmuştu. Kentin simge yapılarından biri de “Yenice Tütün Fabrikası”. 19. yüzyılda Osmanlı’dan ve Mısır’dan tütün satın alıp işleyen bir aile şirketi fabrika binasını tek minareli, kubbeli, dış duvarları fayans kaplı bir cami şeklinde inşa etmiş. 1990’lı yıllarda çok başarılı bir restorasyon geçiren güzel yapı; bürolar, apartman daireleri, sanat galerisi, konferans ve toplantı salonları ile bodrumunda bir diskoteği barındırıyor. İtalya âşığı Kral II. August’un 17. yüzyılda Dresden’e kazandırdığı tarihi yapılar, onu Avrupa’nın en çekici kentlerinden biri yapmış. Floransa’yı andırması nedeniyle Dresden’e “Elbe kıyısındaki Floransa” da deniyor.
SAĞCI GÜÇLER YÜKSELİYOR
Saksonya eyaletinin başkenti Dresden günümüzde yabancı düşmanlığının kalelerinden biri. Batıdan gelen tüm desteğe, sayısız yeniliğe ve refaha karşın yabancı düşmanı tohumlar doğuda son yıllarda hızla yeşermiş. Bu gelişmenin kökünü kurutmak güç. Doğu Almanya’da çoğu insan yine Ulbricht-Honecker yıllarının özlemini çekiyor. Sağcı popülist güçler yükseliyor. Resmi açıklamalara göre son beş yılda 300’den fazla sağcı yürüyüş gerçekleşmiş. Göçmen kökenlilere yönelik şiddet ve saldırılar da engellenemiyor. Alman televizyon kanalı ARD’nin geçen yılın sonunda açıkladığı bir araştırma sonucuna göre insanların yüzde 76’sı ülke yönetiminden memnun değil! Tüm Almanların yüzde 30’u demokrasinin sorunları çözeceğine artık inanmıyor. Doğu Almanya’da bu oran yüzde 50. 1990’lı yılların ortasında Stuttgart’tan Dresden’e “göç etmiş” ve Saksonya Eyaleti İçişleri Bakanlığı’nda görev yapmış bir Alman dost ve eşi geçen yıl yine batıya yerleştiler. Altlarına bir karavan çektiler, Batı Almanya’yı ve komşu ülkeleri gezip duruyorlar, emekliliklerinin tadını çıkarıyorlar. Artık daha sık görüşüyoruz. Sohbetlerimizde yukarıdaki konulardan söz etmeden olmuyor. Açık açık itiraf ediyorlar, yaşamlarındaki bu büyük değişikliğin tek nedeni gelecek korkuları olmuştu!
mail@ahmet-arpad.de
