Halk arasında basit bir susuzluk hissi olarak görülen ağız kuruluğu, aslında bağışıklık sisteminin kendi bezlerini hedef aldığı Sjögren sendromu gibi ciddi tabloların belirtisi olabiliyor. Doç. Dr. Nesrettin Fatih Turgut, bu süreçte beslenme, konuşma ve diş sağlığının bozulabileceğini belirterek, modern tıbbın sunduğu en etkili yöntemlerden biri olan sialendoskopiyi anlattı.
KESİSİZ VE İZSİZ CERRAHİ
Sialendoskopi, geleneksel cerrahinin aksine dışarıdan herhangi bir kesi yapılmadan, tükürük bezlerinin doğal kanallarından girilerek uygulanıyor. Doç. Dr. Turgut yöntemin avantajlarını şu sözlerle özetledi:
"Milimetrik kameralarla kanalların içine giriyor, daralmaları balon veya mikro aletlerle açıyoruz. Ameliyat izi oluşmaz, bez kaybı riski minimaldir ve hasta çoğu zaman aynı gün sosyal hayatına dönebilir."
BEZ DOKUSU HARAP OLMADAN MÜDAHALE ŞART
Özellikle tekrarlayan tükürük bezi şişliği, yutma güçlüğü ve kronik kuruluk yaşayan hastalar için zamanın önemine değinen Turgut, bez dokusu tamamen kaybedilmeden yapılan müdahalelerin en başarılı sonuçları verdiğini ifade etti. Bu yöntem sayesinde, vücudun kendi tükürük üretim kapasitesi maksimize edilerek kalıcı hasarların önüne geçiliyor.