Geçmeyen kepek cilt hastalıklarının sinyali olabilir

Geçmeyen kepek cilt hastalıklarının sinyali olabilir

15.02.2026 04:00:00
Güncellenme:
Damla Polat
Takip Et:
Geçmeyen kepek cilt hastalıklarının sinyali olabilir

Türk Dermatoloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Başak Yalçın, inatçı kepeğin yalnızca estetik bir sorun olmadığını belirterek sedef ve egzama gibi dermatolojik hastalıkların belirtisi olabileceğine dikkat çekti.

Saç derisinde ısrarla varlığını sürdüren kepek, yalnızca estetik bir sorun değil; aynı zamanda yaşam kalitesini etkileyen yaygın bir sağlık sorunu. Uzmanlar, özellikle “inatçı kepek” olarak bilinen ve klasik yöntemlerle kolayca kontrol altına alınamayan durumun, milyonlarca kişiyi sosyal hayatta zorlayan bir tabloya dönüştüğünü vurguluyor.

Cumhuriyet’e konuşan Türk Dermatoloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Başak Yalçın, kepeğin tek başına değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayarak “Kepek çok yaygın bir sorun ve her zaman masum değil” dedi.

Kepeğin toplumda sık görüldüğünü belirten Yalçın, “Kepek oldukça yaygın bir problem. Net bir yüzde vermek zor ama çok sık karşılaşıyoruz. Ancak kepeği yalnızca basit bir saç derisi sorunu olarak düşünmemek gerekir. Bazı cilt hastalıkları, saçlı deride kepeklenme ile kendini gösterebilir” ifadelerini kullandı.

Kepeğin bazı dermatolojik hastalıkların belirtisi olabileceğine dikkat çeken Yalçın, özellikle sedef hastalığının erken dönemlerinde yanlış yorumlanabildiğini ifade ederek “Sedef hastalığı saçlı deriyi tuttuğunda, deride kızarıklık olur ve bunun üzerinde yoğun kepeklenme görülür. Hastaların bir kısmı, özellikle hastalığın başlangıç evresinde, bunu sıradan bir kepek problemi sanabiliyor. Egzamalar da zaman zaman kepeklenme şeklinde ortaya çıkabilir” diye konuştu.

İnatçı kepeğin en yaygın nedenlerinden birinin seboreik dermatit (yağlı egzama) olduğunu ifade eden Yalçın, stresin bu hastalıkta önemli bir tetikleyici olduğuna dikkat çekerek “Seboreik dermatit, kepeğin en sık görülen nedenlerinden biridir. Stres, uykusuzluk ve mevsim geçişleri bu hastalığı alevlendirebilir. Alevlenme dönemlerinde yoğun kepeklenme ile karşılaşırız” diye ekledi. Kepek problemlerinin çoğunda ciddi bir genetik yatkınlık olmadığını belirten Yalçın, “Ancak kepek, sedef hastalığı gibi genetik bir cilt hastalığının parçasıysa bu durumda genetik faktörler devreye girer” dedi.

‘BESLENME ETKİLİYOR’ 

Beslenmenin de kepek oluşumunda rol oynadığını söyleyen Yalçın, fast food ve hazır gıda tüketiminin olumsuz etkilerine değinerek “Yapılan çalışmalar, fast food ağırlıklı beslenen kişilerde seboreik dermatitin daha sık görüldüğünü gösteriyor. Buna karşılık meyve tüketimi fazla olanlarda ve vitamin takviyesi alan kişilerde kepek probleminin daha az olduğunu gözlemliyoruz. Bu nedenle hastalarımıza fast food tüketimini azaltmalarını, meyve ve vitamin alımını artırmalarını öneriyoruz” ifadelerini kullandı.

Saç bakım ürünlerinin bilinçsiz kullanımının kepeklenmeyi tetikleyebileceğini vurgulayan Yalçın, şu uyarılarda bulundu: “Saçlı derinin aşırı kurutulması ya da fazla yağlandırılması, tahriş edici ürünler ve çok sıcak uygulamalar kepek oluşumunu artırabilir. Saç derisi de cilt gibi hassas bir yapıya sahiptir.”

İnatçı kepeğin bireylerin sosyal yaşamını ve psikolojisini olumsuz etkilediğini belirten Yalçın, sorunun yalnızca fiziksel olmadığını ifade ederek “Sürekli kepek dökülmesi, özellikle sosyal ortamlarda kişileri rahatsız ediyor. Koyu renk kıyafet giymekten kaçınan, sürekli saçını kontrol eden çok sayıda hasta var. Ayrıca şiddetli kepeğe yoğun kaşıntı eşlik edebiliyor. Bu kaşıntı nedeniyle kişiler sürekli saçlarıyla uğraşıyor, bu da hem fiziksel hem psikolojik olarak yıpratıcı oluyor” dedi.