Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD), CHP’ye yönelik verilen tedbirli mutlak butlan kararına, yaptığı yazılı basın açıklamasıyla tepki gösterdi. “Türkiye bir hukuk devletidir” başlığıyla yapılan açıklamada, anayasaya göre hiçbir kurum ve kişinin kaynağını anayasadan almayan bir devlet yetkisi kullanamayacağı belirtildi. Bu kapsamda, “Yine anayasamız ve yasalarımız siyasi parti kongreleri dahil seçimlerin YSK denetim ve gözetiminde il ve ilçe seçim kurullarınca yürütüleceğini, itiraz sürelerini, son karar merciinin YSK ve YSK kararlarının da kesin olduğunu hükme bağlamıştır” denildi.
‘SORUN YALNIZCA CHP’Yİ ETKİLEMİYOR’
Kararın Türkiye’ye, Türk milletine, demokrasi ve siyaset kurumuna oldukça büyük zarar verdiği belirtilen açıklamada, “Sorunun sadece CHP'yi değil, doğrudan anayasal düzeni, demokratik rejimi ve seçim güvenliğini ilgilendiren çok ciddi bir durum olduğu açıktır. Bu kararın uygulanması, bundan böyle bütün seçim ve referandum sonuçlarının yıllar sonra verilecek bir dilekçe ile bir mahkeme tarafından değiştirilebileceği, böylelikle seçimlerin anlamını yitirebileceği, hatta mahkeme kararları ile Türkiye’nin anayasasız, meclissiz ve hükümetsiz bırakılabileceği gibi düşünülmesi dahi korkunç bir durum ortaya çıkarır” ifadelerine yer verildi.
‘ÜLKEMİZİN BU AÇMAZDAN KURTARILMASI DİLEĞİMİZDİR’
“Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” alıntısı yapılan açıklamanın sonunda, şu ifadeler kullanıldı:
“Bu ağır durumdan en az zararla çıkışın ilk yolu; YSK'nın varlığını ve anayasadan aldığı yetkilerini savunarak mahkemenin yetkisiz, kararının yok hükmünde ve kendi kararlarının geçerli ve yürürlükte olduğunu açıklaması olarak görülmektedir. Söylenmelidir; milyonlarca CHP üyesinin iradesini yok sayan, somut delil ve kanıttan yoksun, hangi delegelerin iradesinin seçimin hangi turunda ve ne şekilde sakatlandığını da belirtmeyen bir mahkeme kararıyla bir siyasi partinin genel başkanının, il başkanının ve yönetim organlarının belirlenmesinin hukukla açıklanması herhalde mümkün değildir. Keza, Adalet Bakanı'nın bu kararı, duyulduktan sadece birkaç dakika sonra, henüz muhataplarına tebliğ bile edilmemişken kameralar karşısına geçerek savunma gereği duyması da olağan bir uygulama olarak görülemez. Bu kararın yargı organlarınca ivedilikle düzeltilerek ülkemizin bu açmazdan kurtarılması dileğimizdir.”
