AİHM'den iktidara kritik 'İmamoğlu' soruları... İlk kez sorulan 2 soru ayrıntısı: 'Tutukluluğu, adaylık ve seçim süreciyle mi alakalı?'

AİHM'den iktidara kritik 'İmamoğlu' soruları... İlk kez sorulan 2 soru ayrıntısı: 'Tutukluluğu, adaylık ve seçim süreciyle mi alakalı?'

13.04.2026 11:41:00
Güncellenme:
Haber Merkezi
Takip Et:
AİHM'den iktidara kritik 'İmamoğlu' soruları... İlk kez sorulan 2 soru ayrıntısı: 'Tutukluluğu, adaylık ve seçim süreciyle mi alakalı?'

AİHM, Ekrem İmamoğlu’nun başvurusunu öncelikli incelemeye alarak Türkiye’den savunma istedi ve altı soru yöneltti. Mahkeme özellikle tutukluluğun siyasi amaç taşıyıp taşımadığını ve seçim sürecine etkisini sorguladı. İşte ayrıntılar...

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Ekrem İmamoğlu’nun bireysel başvurusunu öncelikli inceleme kapsamına alarak, Türkiye’den savunma talep etti.

Mahkeme, bu çerçevede hükümete yanıtlanmak üzere altı soru yöneltti.

Sorulardan dördünün, AİHM’in tutuklamalara ilişkin başvurularda rutin olarak ilettiği standart nitelikte olduğu belirtilirken beşinci ve altıncı soruların, İmamoğlu dosyasına özgü olarak ilk kez yöneltilmesi dikkat çekti.

Beşinci soruda AİHM, başvurunun özünü oluşturan “politik amaçlı tutuklama” iddiasını mercek altına aldı.

Bu kapsamda, İmamoğlu’nun tutukluluğunun siyasi saiklerle gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği yönünde açıklama talep edildi. Söz konusu yaklaşım, AİHM’in başvuruda dile getirilen “siyasi motivasyon” iddialarını ciddiyetle değerlendirdiğine işaret etti.

Altıncı soru ise dosyanın en kritik başlığı olarak öne çıktı. AİHM, İmamoğlu hakkında yürütülen yargılama ile tutukluluk halinin, cumhurbaşkanlığı adaylığı ve seçim sürecine katılımı üzerinde etkili olup olmadığını irdeledi. Bu sorunun, Türkiye’den yapılan başvurular arasında ilk kez bu kapsamda yöneltildiği kaydedildi.

Söz konusu sorunun sorulma şekli, eğer iktidar doyurucu bir yanıt vermezse AİHM'in meseleyi, “doğrudan demokratik süreçlere müdahale” ve “siyasi temsil hakkının engellenmesi” olarak görebileceği şeklinde yorumlandı.

Image

Söz konusu belgede şu ifadelere yer veriliyor:

"Bay İmamoğlu’nun tutukluluk kararına ve tutukluğunun devamına yönelik çeşitli itirazlarının tamamı sırasıyla reddedilmiştir. Gizlilik kararına itirazı hâlâ sonuçlanmamış olup aynı şikâyetleri esasen içeren ve 13 Mayıs 2025’te Türkiye Anayasa Mahkemesi’ne yapılan bireysel başvuru da karara bağlanmamıştır.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvuru 10 Kasım 2025 tarihinde yapılmıştır. Avrupa Sözleşmesi’nin 5. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi, 3. ve 4. fıkralarına (özgürlük ve güvenlik hakkı / tutukluğun hukukiliğinin mahkemece süratle incelenmesi hakkı) dayanarak Bay İmamoğlu, hakkındaki suçlamalar bakımından dosyada herhangi bir delil bulunmadığını ileri sürmekte; tutukluğuna, soruşturma dosyasına erişime getirilen kısıtlamalara ve etkili yargısal denetim yapılmadığına ilişkin iddiasına dair çeşitli şikâyetlerde bulunmaktadır. 

Sözleşme’nin 18. maddesine (haklar üzerindeki kısıtlamaların kullanımının sınırlandırılması) ve Sözleşme’ye Ek 1 No’lu Protokol’ün 3. maddesine (serbest seçim hakkı) dayanarak ise cumhurbaşkanlığı seçimlerine adaylığını açıklamasının ardından siyasi amaçlarla tutuklandığını; tutukluğunun ve hakkında açılan ceza davalarının kendisini bu seçimler için aktif biçimde kampanya yürütmekten alıkoyarak dezavantajlı bir konuma düşürdüğünü de ileri sürmektedir."

ÜÇÜNCÜ KEZ İHLAL EDİLEBİLİR

Öte yandan AİHM’in, öncelikli inceleme kararı verdiği başvurularda görece hızlı bir takvim izlediği biliniyor. Bu tür dosyalarda kararların genellikle birkaç ay içinde verildiği, ortalama sürenin ise yaklaşık altı hafta olduğu ifade ediliyor.

Eğer AİHM incelemesi sonucunda iktidar aleyhine bir karar çıkarsa Türkiye, Selahattin Demirtaş ve Osman Kavala’nın ardından 3. kez Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 18. maddesini ihlal etmiş sayılacak.

İlgili Konular: #Ekrem İmamoğlu