Ali Babacan iki isim saydı: 'Erdoğan o fotoğrafı verdiği anda...'

Ali Babacan iki isim saydı: 'Erdoğan o fotoğrafı verdiği anda...'

9.04.2026 19:10:00
Güncellenme:
ANKA
Takip Et:
Ali Babacan iki isim saydı: 'Erdoğan o fotoğrafı verdiği anda...'

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, ara seçim tartışmalarına ilişkin, değerlendirmelerde bulundu. Ekonomi yönetimini de eleştirilerde bulunan Babacan iki isim sayarak “Vatandaşa soruyorsun, 'En büyük problemim geçim' diyor. Ama ülkenin Cumhurbaşkanı bir kere oturup ekonomi ekibini toplayıp yapmıyor. Niye yapmıyor? Çünkü o fotoğrafı verdiği anda sorumluluk üzerine yıkılacak” dedi.

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, katıldığı bir canlı yayın programında, ekonomi yönetimi, artan petrol fiyatları ve enflasyon, Merkez Bankası’nın döviz satışları, İsrail-İran- ABD saldırılarında yaşananlar ve ara seçim çağrısına ilişkin başlıklarda değerlendirmelerde bulundu.

Babacan şunları söyledi:

"Yıllık yüzde 20 enflasyonun hedeflendiği bir ülkede elektriğe ve doğalgaza bir çırpıda yüzde 25 zam yapılır mı ya? İnanın akıl tutulması yaşıyor bunlar. Bu ülkede enflasyon beklentisi düşer mi? Enflasyon yönetimi aynı zamanda beklentileri yönetmektir, insanların enflasyonun düşeceğine inanmasıdır. İnsanlar enflasyonun düşeceğine inanmazsa enflasyon düşmez.

Ülkenin Cumhurbaşkanı ne zaman en son bir ekonomiyle ilgili bir toplantıya başkanlık yaptı? Ortalık yangın, millet feryat ediyor. Vatandaşa soruyorsun, 'En büyük problemim geçim' diyor. Ama ülkenin Cumhurbaşkanı bir kere oturup ekonomi ekibini toplayıp yapmıyor. Niye yapmıyor? Çünkü o fotoğrafı verdiği anda sorumluluk üzerine yıkılacak. Sorumluluğu kendi üzerine değil de Cevdet Yılmaz'mış, Mehmet Şimşek'miş bu arkadaşların üzerine yıkmak için o fotoğrafı vermiyor.”

"49 MİLYAR DOLARI NİYE ARKA KAPIDAN SATTIN?"

Bu ülke çok daha iyi yönetilmeye layık. Bakın 49 milyar dolar sattılar biliyor musunuz Merkez Bankası'ndan savaş başladı başlayalı. ‘49 milyar dolar nerede’ diye ben şimdi soruyorum. Hiçbir açıklama duydunuz mu? 49 milyar. Biz nereden hesapladık bunu? Böyle veri madenciliği yapıyoruz. Gidiyoruz Merkez Bankası'nın bilançosunu didikliyoruz. 'Demek ki bunlar arka kapıdan yine döviz satmış' diyoruz. Niye açıklamıyor Merkez Bankası? Ekonomi yönetimi niye bundan bahsetmiyor? Ya illa biz mi çıkacağız, bunları ifşa edeceğiz? '49 milyar dolar satmışsınız arkadaş’ diyorum ben şimdi. Niye arka kapıdan sattın? Niye açıklamıyorsun? Bunu bilmek milletin hakkı değil mi?"

“YAPILMASI GEREKEN ARTIK ERKEN GENEL SEÇİME GİTMEKTİR”

Babacan, ara seçim tartışmalarına ilişkin şöyle konuştu:

"Anayasa'nın ya da ilgili mevzuatın detaylarına baktığınızda bunun kararını nihayetinde Meclis veriyor. Meclis'e baktığımızda da AK Parti ve MHP'nin Meclis'te çoğunluğu var. Dolayısıyla AK Parti ve MHP, yani iktidar tarafı oylayıp seçim kararı alırsa ancak ondan sonra Türkiye'de bir ara seçim olabilir. Şu anda tüm Türkiye'nin önünü açacak adım erken genel seçimdir. 3 yıl oldu. Bugün zaten ha deseniz nisan ayındayız. Ha deseniz en erken seçim temmuzda olur, bilemediniz kasım. Dolayısıyla yapılması gereken artık erken genel seçime gitmektir. Niçin? Her seçim aslında kazanana vatandaşların açtığı bir kredidir. Vatandaşlar der ki, ‘bakın size destek veriyorum’. Ama ülkeyi bir daha, bir daha, bir daha seçim gündemiyle yormaktansa bir kere yapıp kesin bu işi bitirmeyi biz daha doğru görüyoruz."

"SAHADA SİLAHLAR KONUŞURKEN DİPLOMASİNİN MASADA KONUŞMASI ÇOK ZORDUR"

İran ve ABD arasında ilan edilen 15 günlük ateşkes kararına ilişkin Babacan, şunları kaydetti:

"Büyük bir katliam var. Bir yandan sahada ateş varken, bir yandan silahlar konuşurken öbür tarafta diplomasi masasını siz rahat çalıştıramazsınız. Ben Dışişleri Bakanlığı yapmış, 8 yıl Milli Güvenlik Kurulu üyeliği yapmış bir insan olarak bunu söylüyorum. İsrail'in haydutluğunun, şımarıklığının, hukuksuzluğunun durdurulması lazım ki makul bir ortamda artık barış konuşulabilsin. İsrail aslında ateşkes falan istemiyor. İsrail'in haydutluğunun, şımarıklığının, hukuksuzluğunun bir an önce durdurulması lazım ki normal, makul bir ortamda artık barış konuşulabilsin.

“O YANLIŞ BİR FOTOĞRAF”

Türkiye şimdi söylem olarak bu konuda tam tarafsızlığını koruyamadı. Niye derseniz en önemli hata bu süreçte son 40 gündür bizim Dışişleri Bakanlığı'nın gidip o bazı Körfez ülkeleriyle beraber İran'a karşı yapılan bir açıklamanın altına imza atması oldu. O yanlış bir fotoğraf. İsrail'in İran'a yaptığı saldırılarla ilgili hiçbir şey söylenmiyor. Sadece ne deniyor? İran komşularına saldırmasın, altına da Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı imza atıyor. Bu yanlış bir şey oldu. Türkiye'nin açıklayacağı, altına imza atacağı bütün açıklamaların dengeli olması lazım. İlkesel tutumunun sağlam olması lazım ve ülkelerden yana taraf olmaması lazım. Ama Türkiye'nin neden yana taraf olması lazım? Hukuktan yana taraf olması lazım. Birleşmiş Milletler şartından yana taraf olması lazım."

Akaryakıt fiyatlarının artmasını değerlendiren Babacan, "Petrol fiyatı arttı, taşıma fiyatı arttı, petrol bazlı bütün hammadde arttı; bütün bu plastik bazlı, sentetik bazlı her şey arttı. Şimdi bunlar ayrı ayrı kanallardan enflasyon nasıl vurur? Bu petrol fiyatlarındaki artış hangi kanaldan vatandaşın cebine nasıl dokunur? Bunun sürekli anlık izlenmesi gerekir" dedi. 

Çözümün çok çalışmak olduğunu belirten Babacan, "Kolları sıvayacaksın. Sabah gece gündüz çalışacaksın arkadaş. Öyle mesai kavramı falan yok. Hep derlerdi Eskişehir yolundan geçerler Ankara'da, ‘Ya kardeşim Hazine'nin ışıkları gece 2'ye, 3'e, 4'e kadar hep yanıyor.’ Çünkü çalışıyorduk, insanları dinliyorduk. Gecenin 2'sinde, 3'ünde çağırıyorduk. Çiftçiyi dinliyorduk, esnafı dinliyorduk, kuyumcuları dinliyorduk. Ne diyor, nasıl oluyor? Ben kaç defasında Kızılay'dan sivil plakalı arabayla Kızılay'dan Ulus'tan geçerdim. Döviz bürolarının önündeki kuyrukları takip ederdim bakanlık döneminde" dedi.