Ankara’da butlan yönetimden seçilmişlere ihtarname: Derdimiz bina değil, partimizi savunuyoruz

Ankara’da butlan yönetimden seçilmişlere ihtarname: Derdimiz bina değil, partimizi savunuyoruz

4.07.2026 14:23:00
Güncellenme:
Ankara’da butlan yönetimden seçilmişlere ihtarname: Derdimiz bina değil, partimizi savunuyoruz

Seçilmiş CHP Ankara İl Başkan Vekili Yüksel Işık, butlan yönetimi tarafından atanan il başkanlığının ihtarname göndererek, binadan çıkılmasını istediğini açıkladı. Işık, “Bizim, binalar, unvanlar gibi derdimiz yok; biz partimizi savunuyoruz” dedi.

Seçilmiş CHP Ankara İl Başkan Vekili Yüksel Işık butlan yönetiminin il başkanlığının boşaltılması için ihtarname gönderdiğini duyurdu.

İhtarname kararına ilişkin konuşan Işık şunları söyledi:

“Butlancılar, ihtarname göndermiş. Hem de ne zaman? Sivas’ta Madımak’ta, canlarımızın yakıldığı günün 33. Yıldönümü olan 2 Temmuz’da. Yani Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel, ateşte semaha duran canlarımızı anmak için Sivas’tayken, biz Ankara’da canlarımızı anmak için halka çağrı yapıp, basına, bu katliamın gerçek nedenlerini anlatırken; düştükleri koltuk derdiyle gözleri kararmış butlancılar, Noter’e gidip, bizim, bulunduğumuz İl Binasını boşaltmamız için ihtarname göndermişler.

"HANGİ VİCDANA SIĞAR?"

Biz CHP üyesiyiz; bizim kişilerle işimiz olmaz. Bizim ilkelerimiz vardır. O ilkelerimiz, insanlığın evrensel birikiminin sonucudur ve bu ilkeler doğrultusunda işlenmiş tüzüğümüz vardır. Bir parti üyesinden, partiden çıkmasını istemek, hangi adalet duygusuna, hangi vicdana sığar? Farkındalar mı, bilmem; günlerin simgesel anlamı olduğu açıktır. 2 Temmuz, Sivas’ta, Madımak’ta yakılan canlarımızı simgeler. O gün Noter’e gitmek, mevcut iktidarla aynı çuvala girdiğinin nişanesidir. Gönderdikleri ihtarnamede, binayı terk etmemizi istedikleri tarih ise 6 Temmuz’dur. 6 Temmuz’un da, simgesel bir anlamı vardır. 6 Temmuz, İşgalci Emperyalistlerin baskısı sonucu işbirlikçi İstanbul Hükümetinin, “geri gel, gelmezsen seni askerlikten azledeceğiz” şeklinde Mustafa Kemal Atatürk’e gönderdikleri son telgrafın tarihinin günüdür. Mustafa Kemal, o gün, bütün gün düşünür ve nihayetinde, 7-8 Temmuz 1919’da çok sevdiği üniformasını üstünden çıkartarak istifa eder. Çünkü söz konusu olan vatandır.

2 Temmuz Madımak Katliamının yıldönümünde Noter’e gidip, Mustafa Kemal’e “geri gelmezsen seni azledeceğiz” telgrafının gönderildiği 6 Temmuz gibi simgesel bir günde, binayı boşaltmamızı isteyenlere sesleniyorum. Bizim de, binalar, unvanlar gibi derdimiz yoktur. İktidarın ömrünü uzatmak üzere verilmiş butlan kararıyla partiye çöreklenenlere karşı biz partimizi savunuyoruz. Parti, binadan ibaret değildir. CHP, halktır. Biz de, elbette halkın içinde, yanında ve mücadelenin içinde olacağız. İhtarnameler, bizi mücadelemizden alıkoyamaz. Elbette ya bir yol açacağız ya da bir yol bulacağız. Ve mutlaka halkla birlikte kazanacağız.”