CHP'de "mutlak butlan" kararının ardından Genel Merkez'deki işten çıkarmalara Tez-Koop-İş'ten tepki geldi. İşten çıkarılan üyelerinin de bulunduğunu anımsatan sendikadan yapılan açıklamada, "Mutlak butlan kararı ile atanan kayyım yönetiminin ilk icraatının, anayasal bir hak olan çalışma hakkına saldırmak olmasının, somut bir emek düşmanlığı örneği olduğunu vurguluyoruz" denildi.
"SAVUNDUĞU POLİTİKAYLA ÇATIŞMAKTADIR"
Demokratik hukuk devletlerinde kurumların devamlılığının, hukukun güvencesi altında olduğunun anımsatıldığı açıklamada, "Bir kurumun emekçileri ise, o kurumun hafızasıdır. Henüz hukuki statüsü kesinleşmemiş, “tedbiren” görevlendirilmiş bir geçici yönetimin, ilk iş olarak uzun yıllardır yerleşiklik kazanmış, sendikalı ve güvenceli istihdam süreçlerine müdahale etmesi; kurum hafızasını yok etmeye çalışması ve işçi kıyımına girişmesi en temel hukuk ilkelerinin açık ihlalidir. Mevcut karmaşa ortamında, hukuki belirsizliğin faturasının emekçilere kesilmesi kabul edilemez. Bu tutum, CHP’nin bugüne kadar savunduğu ve vaat ettiği emek politikalarıyla da çatışmaktadır.
Söz konusu haksız fesihler, geçici yönetimin uluslararası çalışma normlarını, 4857 sayılı İş Kanunu’nu ve işyerinde Sendikamızın tarafı olduğu yürürlükteki toplu iş sözleşmesini tanınmadığını göstermektedir. Sendikamız, işçilerin iradesi dışında gelişen siyasi veya yönetsel süreçlerin faturasının emekçilere çıkarılmasını asla kabul etmeyecektir.
CHP Genel Merkezi ve bağlı işyerlerinde çalışmakta olan üyelerimizi kapsayan toplu iş sözleşmesinde, işten çıkarma süreçlerinin hangi nesnel kriterlere ve Disiplin Kurulu mekanizmalarına bağlı olduğu hüküm altına alınmıştır. Hukuku ve toplu sözleşme hükümlerini yok sayarak disiplin sürecini işletmeyen; işçinin savunma hakkını elinden alan bu karar, açık bir hak gaspıdır" ifadeleri kullanıldı.
"AİLELERİ DE AÇLIĞA MAHKÛM EDİLDİ"
Zulmün boyutunun bununla da sınırlı kalmadığını ifade eden sendika, "Üyelerimiz, Kod 48 (İşçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki işgünü yahut bir ayda üç işgünü işine devam etmemesi) gerekçe gösterilerek, iftira ve karalamayla işten çıkarılmıştır. Emekçileri Kod 48 gibi ağır bir maddeyle damgalamak, onları en temel haklarından; sözgelimi kıdem tazminatından, ihbar tazminatından ve işsizlik ödeneğinden mahrum bırakmak demektir. Bu hamle ile sadece emekçiler “cezalandırılmamış”, aileleri de açlığa ve belirsizliğe mahkûm edilmiştir.
Tez-Koop-İş Sendikası olarak işyerinin adı, unvanı veya siyasi niteliği ne olursa olsun, emeğin haklarını savunmak temel sorumluluğuzdur. Demokratik bir hukuk devletinde hiçbir yönetim, yasaların ve yasal çerçevede bağıtlanmış toplu iş sözleşmelerinin üstünde değildir. Haksız ve hukuksuz bir biçimde işten çıkarılan üyelerimizin haklarını sonuna kadar savunacağımızı, hem hukuki alanda hem de meydanlarda emeğe yönelik saldırıların karşısında duracağımızı kamuoyuna saygıyla duyururuz" ifadelerine yer verdi.
