CHP Tokat Milletvekili Kadim Durmaz, kadınların sosyal güvenlik sisteminde karşı karşıya kaldığı eşitsizliklerin giderilmesi amacıyla TBMM Başkanlığı’na yasa teklifi verdi. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü öncesinde verilen teklif ile doğum borçlanması hakkının kapsamı genişletilerek kadınların emekliliğe erişimde yaşadığı hak kayıplarının giderilmesi hedeflenen teklif, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 41’inci maddesinde değişiklik yapılmasını öngörüyor. Düzenleme ile doğum borçlanmasının yalnızca sigortalılık tescil tarihinden sonra gerçekleşen doğumlarla sınırlı olması nedeniyle ortaya çıkan eşitsizliğin ortadan kaldırılması amaçlanıyor.
DOĞUM BORÇLANMASINDA EŞİTSİZLİK
Mevcut uygulamada kadın sigortalılar yalnızca sigorta başlangıcından sonra yaptıkları doğumlar için doğum borçlanması hakkından yararlanabiliyor. İşe başlamadan önce doğum yapan kadınlar ise doğum nedeniyle çalışma hayatından uzak kaldıkları süreleri borçlanamıyor. Durmaz, bu durumun kadınlar arasında fiili bir eşitsizlik yarattığını belirterek “Mevcut düzenleme kadınları ‘sigortadan önce doğum yapanlar’ ve ‘sigortadan sonra doğum yapanlar’ şeklinde fiilen iki farklı statüye ayırmaktadır. Oysa doğum nedeniyle çalışma yaşamına ara vermek zorunda kalan kadınların bu sürelerinin sosyal güvenlik sistemi içinde karşılık bulması gerekir. Bu düzenleme, sosyal güvenlik alanında ortaya çıkan eşitsizliği gidermeyi amaçlamaktadır” dedi.
ÇİFTÇİ VE ESNAF KADINLAR DA KAPSAMA ALINIYOR
Kanun teklifi ile doğum borçlanmasının kapsamı genişletilerek esnaf ve tarım Bağ-Kur’lu kadınların da bu haktan yararlanabilmesi öngörülüyor. Böylece özellikle kırsal bölgelerde çalışan ve sosyal güvenlik sisteminde dezavantajlı konumda bulunan kadınların haklarının güçlendirilmesi amaçlanıyor.
ANAYASA VE ULUSLARARASI NORMLARA DAYANIYOR
Yasa teklifinin gerekçesinde, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 10’uncu maddesinde yer alan “Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür” hükmüne dikkat çekiliyor. Ayrıca Uluslararası Çalışma Örgütü’nün kadınların çalışma hayatında eşitliğini güvence altına alan sözleşmeleri de düzenlemenin dayanakları arasında gösteriliyor. Bunlar arasında; Eşit Değerde İş İçin Eşit Ücret Sözleşmesi, Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi, 156 sayılı Aile Sorumlulukları Olan Çalışanlar Sözleşmesi, 183 sayılı Analığın Korunması Sözleşmesi yer alıyor. Durmaz, sosyal güvenlik düzenlemelerinin uluslararası normlar ve toplumsal cinsiyet eşitliği ilkesi doğrultusunda şekillenmesi gerektiğini vurguladı.
KADINLARIN EMEKLİLİĞE ERİŞİMİ KOLAYLAŞACAK
Yasa teklifine göre kadın sigortalılar, sigortalılık başlangıç tarihinden önce veya sonra gerçekleşen doğumlar için üç defaya mahsus olmak üzere her doğum için iki yıla kadar borçlanma yapabilecek. Bu düzenleme ile; doğum nedeniyle çalışma hayatına geç başlayan kadınların prim günlerindeki kayıpların giderilmesi, kadınlar arasında sigorta başlangıcına bağlı ayrımın ortadan kaldırılması, kadınların emeklilik hakkına erişimin kolaylaştırılması sosyal güvenlik sisteminde eşitliğin güçlendirilmesi hedefleniyor.
KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELE VURGUSU
Kadınların yalnızca çalışma yaşamında değil, her alanda eşit ve güvenli bir yaşam hakkına sahip olması gerektiğini vurgulayan Durmaz, kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetleriyle mücadelenin önemine de dikkat çekti. Durmaz, kadınların yaşam hakkını koruyan uluslararası mekanizmaların önemine de dikkat çekerek, “İstanbul Sözleşmesi yaşatır. Kadınların şiddetten korunması ve eşit bir yaşam kurabilmesi için bu sözleşmenin ortaya koyduğu ilkeler doğrultusunda hareket edilmesi gerekir” dedi.
8 MART MESAJI
Kadim Durmaz, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nün kadınların eşitlik ve özgürlük mücadelesinin simgesi olduğunu belirterek tüm kadınların 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü kutladı.