Gazeteci Fatih Altaylı, Cumhuriyet Halk Partisi'nde (CHP) yaşanan son yargı kararları ve parti içi çalkantıların ardından eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun yeniden "kurtarıcı" olarak öne sürülmesine sert sözlerle tepki gösterdi. Kılıçdaroğlu'ndan siyasi bir çıkış beklemenin "enayilik" olduğunu belirten Altaylı, "10 kardeşinin 10’uyla konuşmayan adam milletle nasıl anlaşacak!" dedi.
Kendi adını taşıyan platformunda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Altaylı, CHP içindeki kurultay tartışmalarına ve Kılıçdaroğlu'na yönelik beklentilere değindi.
Partinin mevcut siyasi krizinden çıkış yolunun geçmişte aranamayacağını savunan Altaylı, Kılıçdaroğlu’nun 10 kardeşiyle de konuşmadığını hatırlatarak, "Kendi öz kardeşleriyle küs olan, onlarla bir masada dahi oturamayan bir adam bu milletle nasıl anlaşacak? Toplumun birbirine zıt, farklı kesimlerini nasıl kucaklayıp da iktidar alternatifi olacak?" dedi.
Altaylı’nın söz konusu yazısında dikkat çeken ifadeler şöyle oldu:
10 kardeşi ile de konuşmayan adam
Dün, CHP’nin “hakiki” genel başkanının kim olduğunun ilanı gibiydi.
Meydanların “hain” diye isimlendirdiği Kemal Kılıçdaroğlu yargı kararıyla çöktüğü partinin genel merkezinde bayramlaşma adı altında halkla buluşurken, seçilmiş genel başkan Özgür Özel Güven Park’ta CHP’li seçmenle buluştu.
Kılıçdaroğlu’nun çevresinde Özel’inki ile kıyaslanmayacak derecede cılız bir topluluk varken, Özel’in çağrısına yüzbinler yanıt verdi.
Üstelik Özel’in topladığı kalabalık tamamen organikti ve kendi imkanlarıyla Güven Park’a gelmişlerdi, Kılıçdaroğlu ise otobüslerle ülkenin dört bir yanından taşınmış ve büyük bölümü CHP ile alakası olmayan, CHP sloganlarını bile bilmeyen Cumhur İttifakı seçmeni olduğu bariz bir kitle toplayabilmişti.
Özel arkasına taktığı onbinlerle Anıtkabir’e yürüdü, Atatürk’ün mozolesine çelenk bıraktı, İsmet İnönü ile “dertleşti”. Kılıçdaroğlu ise Atatürk ve İnönü ile bir alakası olmadığı için yargının kendisine tahsis ettiği odaya geçti, Kuşoğlu, İlgezdi ve Demir ile zaferini kutladı muhtemelen.
CHP’lilerin neredeyse yüzde 95’i Özgür Özel’in, yüzde 5’i ise Kemal Kılıçdaroğlu’nun yanında saf tuttu gibi görünüyor.
Peki bu bir şey ifade ediyor mu!
Elbette hayır.
Sonuç olarak CHP bölünmüş durumda, seçmen nezdinde en güçlü olduğu bir dönemde, siyasal olarak en güçsüz halinde. Partinin en kuvvetli kolu partiden dışlanmış, en zayıf halka partinin başında.
Özgür Özel önderliğinde yeni bir parti kurulsa CHP’den fazla oy alabilir ve belki de Kılıçdaroğlu CHP’si baraj altında kalır ama bunun kime ne faydası var!
Kimseye.
Muhalefeti zayıflatmak, CHP’ye oy vermeyi düşünenleri kaçırmak dışında kimseye bir yararı yok.
“Özgür Özel’e destek çok daha fazlaydı” diye düşünüyoruz belki ama bunun somut sonucu var mı!
Bunu gören Kılıçdaroğlu “Hay Allah hata yaptık, partiyi geri verelim mi?” diyecek.
Ya da Kılıçdaroğlu benim, sizin gördüğünüzü görmeyecek kadar mı aptal!
Tabii ki görüyor. Zaten böyle olsun diye yaptı tüm yaptıklarını. Şu anda tek korkusu Özgür Özel’in “Peki sen lider ol, birlikte iktidara
yürüyelim” demesidir muhtemelen ve bu mümkün olamasın diye her şeyi yapıyor, yapacak.
Barışma, uzlaşma yollarını kapayacak.
Dün bir zamanlar Kılıçdaroğlu’na en yakın isimlerden biri olan bir CHP’li ile konuştum. “Bundan sonra bir uzlaşma, bir anlaşma olur mu?” diye sorunca Kılıçdaroğlu’nu çok iyi anlamamızı sağlayacak bir şey söyledi.
“Fatih Bey, bilmem bilir misiniz, Kemal Kılıçdaroğlu 11 kardeştir. Ve kardeşlerinin hepsiyle küstür. 10 kardeşinin 10’uyla da yıllardır konuşmaz. Ölüm döşeğinde ziyaretlerine bile gitmemiştir. Hatırlarsınız ağabeyinin onun hakkında neler söylediğini. O zaman ağabeyine kızmıştı herkes. 10 kardeşi ile konuşmayan, ölüm döşeğinde bile barışmayan biriyle nasıl oturulup konuşulur”
Anladım ki, Kılıçdaroğlu’ndan medet ummak gerçekten enayilik. 10 kardeşinin 10’uyla anlaşamayan adam, milletle nasıl anlaşacak!
