Konya’nın Bozkır ilçesinde faaliyet yürüten Bozkır İmam Hatip Mezunları Derneği’ne (BİMDER) ait erkek öğrenci yurdunda bir öğrenciye yönelik BİMDER Yönetim Kurulu Başkanı M.G tarafından uygulanan şiddet kamuoyunda büyük tepki topladı. Cumhuriyet’in ortaya çıkardığı görüntülerle ilgili olarak saldırgan görevden alınırken konuyla ilgili resmi makamlarca soruşturma başlatıldı. Cumhuriyet’in ulaştığı yeni iddiaya göre saldırıya uğrayan çocuğun ailesine BİMDER’e yakın isimler tarafından baskı yapıldı ve şikayetçi olmamaları istendi. Konuya ilişkin görüşlerine başvurmak istediğimiz aileye ise ulaşamadık.
Söz konusu yurtla ilgili daha önce de şiddet iddiaları dile getirilirken olayın üzerinin kapatıldığı öne sürülüyor. Öte yandan şiddet olayının yaşandığı BİMDER’in Milli Eğitim Bakanlığıyla da protokolü bulunuyor. İmam hatip öğrencisi çocukların bazı dersleri söz konusu yurtta gördüğü bilinirken ailelerin duruma tepki göstermesine karşılık olarak imam hatip okulu yetkililerinin bu uygulamayı sürdürdüğü belirtiliyor.
Olayın yaşandığı Bozkır’da dün hareketli saatler yaşandı. Saldırı görüntülerinin kamuoyuna yansımasının ardından yurttaşlar yurdun önüne gelerek tepkilerini dile getirdi. Yurdun önünde uzunca bir süre güvenlik birimleri nöbet tuttu.
DİĞER ÖRNEKLERİN ÖNÜNÜ AÇAR
Konuya ilişkin Cumhuriyet’e konuşan Konya Eğitim-İş Şube Başkanı Bahattin Ertuğrul şunları söyledi:
“Şiddete uğrayan öğrenci velisi üzerinde mahalle baskısı ve sair nedenlerle şikayetten vazgeçmesi yönünde muhtemel ağır baskılar ve telkinler olacaktır. Bu olayın böylece kapatılması ancak ve ancak yaşanabilecek diğer kötü örneklerin önünü açacaktır.”
"TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ"
“BİMDER sorumlusu olan şahsın yurtta kalan savunmasız bir çocuğa yönelik vahşice saldırısını kınıyoruz. Olayın takipçisi olacağız” diyen Ertuğrul “Bu tür yaşanmaması gereken olayların nedenleri üzerinde önemle durmak gerekiyor. Çünkü öğrencimize şiddet gösteren yurt ve dernek yöneticisi şahsın eğitimle ve pedagoji ile uzaktan yakından ilgisi yoktur.” ifadelerini kullandı.
"MEB MARİFETİYLE"
“MEB marifetiyle bu tarz cemaaat¸tarikat, vakıf ve derneklerle yapılan protokoller bizi bu noktaya getirdi” diyen Ertuğrul sözlerini şöyle noktaladı:
“Her şeyden önce korumamız gereken çocuklarımız bu protokollerle tarikat ve cemaatlerin ellerine teslim edildi. Eğitim, bu konuda yıllarını vermiş ve dirsek çürütmüş, pedagojik yönden donanımlı öğretmenlerimize bırakılmalıdır. Zira ülkemizde devlet her çocuğun eğitiminden sorumludur. Bu eğitim Cumhuriyet ilkeleri çerçevesinde ve Anayasa’mızda ifadesini bulan laiklik ilkesine bağlı olarak verilmelidir. Sosyal devletin gereği olarak hiçbir çocuğumuz barınma sorunu nedeniyle cemaat ve tarikat yurtlarına mahkum edilmemelidir.”
