Memur-Sen'den 'seçim' açıklaması: Ne Tayyip Erdoğan'la sonumuz var, ne de Tayyip Erdoğan sorunumuz

Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, seçim gündemiyle ilgili konuşurken "Kiminin Tayyip Erdoğan'la sorunu var, kiminin Tayyip Erdoğan sorunu var. Bizim ne Tayyip Erdoğan'la sonumuz var, ne de Tayyip Erdoğan sorunumuz var" dedi.

29 Eylül 2021 Çarşamba, 09:33
Memur-Sen'den 'seçim' açıklaması: Ne Tayyip Erdoğan'la sonumuz var, ne de Tayyip Erdoğan sorunumuz
Abone Ol google-news

Memur-Sen Genişletilmiş İl Divan Toplantısı için Muş'a gelen Ali Yalçın, İlyas Sami Ortaokulu'nu ziyaret etti, idareci ve öğretmenlerle bir araya geldi.

Daha sonra kentteki bir otelde düzenlenen toplantıya katılan Yalçın, iktidara yakın sendikaların kayırıldığı eleştirileri yapılan  6. Dönem Toplu Sözleşmesi'ne değinerek "Bu toplu sözleşme, memur sendikacılığı tarihinde mutlaka ama mutlaka devamlı kullanılacak, konuşulacak ve üzerine vurgu yapılacak bir toplu sözleşmedir. Bu toplu sözleşmede en kıymetli yanımız, toplu sözleşme ikramiyesi kısmı. 1 Ocak 2022 tarihi itibariyle sendikalıyla sendikasız arasına 400 lira fark koyduk." diye konuştu.

"3600 ek gösterge ve ek göstergelerin 2022 yılı içinde çalışılması ve karara dönüştürülmesi konusunu yetkili konfederasyonla masada belirleyeceklerini" aktaran Yalçın, "bunun çok kıymetli olduğunu, tüm kamu görevlilerinin meselesinin masada tartışılacağını" vurguladı.

"NE ERDOĞAN'LA SONUMUZ VAR NE DE ERDOĞAN SONUMUZ"

Memleketteki en büyük gündemin 2023 seçimleri olduğunu söyleyen Yalçın, şunları kaydetti:

"Siyaset kendi içerisinde 2023'e ilişkin bir mücadele yürütüyor. Kiminin Tayyip Erdoğan'la sorunu var, kiminin Tayyip Erdoğan sorunu var. Bizim ne Tayyip Erdoğan'la sonumuz var, ne de Tayyip Erdoğan sorunumuz var. Bizim öyle bir derdimiz yok. Biz Memur-Sen'iz. Bizim üzüm yemek gibi bir derdimiz var, bağcı dövmek gibi bir derdimiz yok. Biz topuk selamıyla sokağa inmeyiz, biz kritik dönemlerde sokakta mikser görevi görmeyiz. Bizim aklımız bize yeter. Başkasının aklıyla hareket etmeyiz biz. Entelektüel kapasiteyiz biz. Profesör, doçent, mühendis, doktor, öğretmen ve imam bana üye. Dolayısıyla Türkiye'nin okumuş, yazmış, entelektüel kapasitesiyiz biz. Öyle dolduruşa gelecek, sufleyle sokağa indirilecek kitle falan değiliz. Benim sorunum ekmek, benim sorunum emek, benim sorunum memleket."