Cumhuriyet Silivri'den bildiriyor... Ekrem İmamoğlu dahil 402 sanık hakim karşısında: İBB davasında ara karar günü

Cumhuriyet Silivri'den bildiriyor... Ekrem İmamoğlu dahil 402 sanık hakim karşısında: İBB davasında ara karar günü

2.04.2026 09:50:00
Güncellenme:
Cumhuriyet Silivri'den bildiriyor... Ekrem İmamoğlu dahil 402 sanık hakim karşısında: İBB davasında ara karar günü

İBB’ye yönelik, aralarında tutuklu İBB Başkanı ve CHP'nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 402 sanıklı davada 15'inci güne girildi. Bugün görülecek celsede ara kararın verilmesi ve bazı tahliyelerin gerçekleşmesi bekleniyor.

CHP'nin cumhurbaşkanı adayı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 107’si tutuklu 402 sanıklı İBB davasının duruşması dördüncü haftada devam ediyor. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Silivri Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki 1 No'lu salonda devam eden duruşmanın bugün 15'inci celsesi görülüyor.

İlk 4 haftada 14 duruşma günü geride kaldı. 9 Mart’ta duruşmaların görülmeye başladığı İBB davasında Mahkeme Heyeti, bugün ilk tahliye kararını verecek.

İşte duruşmada anbean yaşananlar:

12:20 | “ÖRGÜT DİYORSUNUZ AMA BU İNSANLARI HEPİMİZ SEÇTİK”

İmamoğlu’nun Beylikdüzü Belediye Başkanlığı dönemindeki özel kalemi de olan, İBB Muhtarlık İşleri Dairesi Başkanı Yavuz Saltık’ın avukatı Hasan Şahin, eylem 94 ve 95’te suçlanan Saltık’ın eylemlere yönelik beyanlarını savunmada vereceğini belirtti. 

“Müvekkilimin tek yaptığı kreşler açmak, duyurmayanı duyurmak ve halka iyilik yapmaktır” diyen Şahin, Saltık’ın örgüt üyesi olarak tutuklandığı hatırlatırken, “Burada bir örgüt mü yoksa örgüt adında beyhude bir çaba mı var onu irdelemek gerekiyor. Burada bu örgütü oluşturanlar seçmen halk mı? Apartman dedikodusu gibi içeriklerle örgüt suçlaması yapılıyor. Buradakiler seçilmiş kişiler, yetkiyi de hepimiz verdik. Özgür biriyle tutuklu bir kişinin verdiği ifadenin anlam ve niyeti aynı mı olur sizce? HTS kayıtları delildir diyen biri çıkarsa ben mesleği bırakırım. Yan delildir hatta o bile değildir” diye konuştu:

“Duruşmalar başladığından beri biz avukatlar, siz (mahkeme başkanı) dertleşiyoruz aslında. Ben sizin de notlar aldığınızı görüyor ve sizin de iddianameye karşı çok fazla sayıda eleştiriniz olduğunu düşünüyorum”

11:30 | “İDDİANAMEDE SUÇLAMALAR DEĞİŞTİ” İDDİASI

Tutuklu şirket muhasebecisi Sinan Sepetçi’nin avukatı İbrahim Burak, müvekkilinin 25 Mayıs 2025’te örgüt üyeliği, tefecilik, ihaleye fesat ve dolandırıcılık gibi suçlamalarla gözaltına alındığını ancak ifade tutanağında bu suçlara ilişkin tek bir soru yöneltilmediğini söyledi.

Burak, Sepetçi’nin savcılık tarafından “örgüte üye olmak”, “rüşvet” ve “ihaleye fesat” suçlamalarıyla tutuklandığını, ancak 11 Kasım 2025 tarihli iddianamede suçlamaların “örgüte yardım” ve “suç gelirlerini aklama” olarak değiştiğini belirterek, önceki suçlamalar hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmediğini ifade etti.

Dört kez Anayasa Mahkemesi’ne başvurduklarını aktaran Burak, AYM kararlarının uygulanmasına dair tereddütleri olduğunu dile getirdi.

Müvekkilinin yaklaşık bir yıldır üç kişinin beyanıyla tutuklu olduğunu söyleyen Burak, itirafçı ifadelerinin öncelikle doğruluğunun incelenmesi gerektiğini vurguladı. Mahkemenin sanıklara yönelttiği “itirafçıyla husumetiniz var mı?” sorusunun hukuki dayanağı olmadığını belirten Burak, husumetin savcılık ile ifade veren kişiler arasında oluştuğunu savundu.

11:00 | “PARAYA PULA İHTİYAÇLARI YOK”

İBB davasında dün tahliye talebinde bulunamayan tutuklu eski Kültür A.Ş. Genel Müdürü Serdal Taşkın’ın avukatı Ali Rıza Dizdar, tahliye talebinde davanın hem usul hem de esas yönünden ciddi eksiklikler taşıdığını savundu. Dizdar, Cumhuriyet savcısının Ceza Muhakemesi Kanunu gereği yalnızca aleyhe değil, lehe delilleri de toplamakla yükümlü olduğunu hatırlatarak, mevcut dosyada bu yükümlülüğün yerine getirilmediğini söyledi.

İddianamenin de yasal kriterleri karşılamadığını belirten Dizdar, özellikle “suç örgütü” suçlamasının somut unsurlara dayanmadığını dile getirdi. Örgüt suçunun varlığından söz edilebilmesi için süreklilik, hiyerarşi ve suçtan gelir elde etme gibi kriterlerin bulunması gerektiğini vurgulayan Dizdar, dosyada bu unsurların hiçbirinin ortaya konulamadığını söyledi. “Kara para aklama” suçlamasına da değinen Dizdar, bu suçun oluşabilmesi için gerekli olan öncül suçun dahi dosyada yer almadığını ifade etti.

İhale ve üretim süreçlerinin çok aşamalı denetimlerden geçtiğini vurgulayan avukat, keyfi ya da sistematik bir usulsüzlük iddiasının somut verilerle desteklenmediğini ifade etti. Bir mülkiye müfettişi raporuna da atıf yaparak gerekli araştırmalar yapılmadan dava açıldığını savunan Dizdar şu ifadeleri kullandı:

“Örgütün lideri olduğunu söylediğiniz kişi Trabzon'un en büyüklerinden birisi, oradan gelmiş. Şimdi mal varlığı belli. Ben kendisini tanımam, açık söyleyeyim. İstanbul'da seçim olduğu zaman bana "Bir Trabzonlu çıktı" dediklerinde -özür dileyerek söylüyorum, o zaman Ekrem Bey'i tanımıyordum- "Kazanır" dedim. "Niye?" dediler. "O Trabzonlu" dedim; onlar bu işi bilirler, belediyecilik işiyle uğraşırlar. Çünkü rahmetli Şefik Sahabe en yakın arkadaşımdı, Of Belediye Başkanıydı. İşleri güçleri böyle işler yapmak; onların paraya pula ihtiyacı yok.”

İFADE VEREN KİŞİ BİLE TANIMIYOR

Sonrasında konuşan tutuklu iş insanı Mehmet Kaya’nın avukatı Muhammed Şahin ise tahliye talebinde, müvekkiline yöneltilen suçlamaların süreç içinde değiştiğini ve dosyada somut delil bulunmadığını savundu. Şahin, Kaya’nın başlangıçta “örgüt üyeliği” suçlamasıyla tutuklandığını, ancak iddianamede bu suçlamanın “örgüt üyesi olmamakla birlikte yardım” ve “kara para aklama” suçlarına dönüştüğünü belirterek, suç vasfındaki bu değişikliğin dikkate alınması gerektiğini ifade etti.

İddianameyi “torba iddianame” olarak nitelendiren Şahin, müvekkilinin dosyada yer alan diğer şüphelilerle hiçbir bağlantısının bulunmadığını ve 100’ü aşkın tutuklu arasında kimseyle irtibatının olmadığını söyledi.

Şahin, şu ifadeleri kullandı: “HTS kaydı yok, İBB çalışanıyla temas yok, İBB'den ihale almamış, şüpheli para trafiği yok, hesap hareketi yok, baz verisi yok, telefon görüşmesi yok, mesaj yok, mail yok. İBB'den ihale alan firmaya alt taşeron olarak hizmet vermiş. Tek ifade: birisi 'Talem Ajans şöyle yapmış' demiş, ticaret sicilden Mehmet Kaya çıkmış, 'çağırın gelsin' denmiş. İfade veren adam bile Mehmet Kaya'yı tanımıyor.”

10:50 | BASIN KARTI UYGULAMASI SÜRÜYOR

Mahkeme salonuna girişlerde Turkuaz Basın Kartı uygulaması devam ediyor.

Basın kartı olmayan gazeteciler kurum kartını ibraz etse dahi salona alınmıyor, duruşmayı basın odasından takip etmek zorunda kalıyor.

10:30 | GAZETECİLER ESKİ YERLERİNE ALINDI

İBB davasının 15’inci oturumunda gazeteciler, yeniden avukatlar için ayrılan eski yerlerine alınıyor. Söz konusu bölümde prizle birlikte daha geniş masalar ve sanıklar, mahkeme heyeti ve avukatları daha yakından görme imkanı bulunuyor.

Davanın ilk haftasında gazetecilerin bu bölümden çıkmak istememesi üzerine dava ertelenmiş, hafta sonu arasından sonra gazeteciler salonun dibinde bulunan eski yerlerine alınmıştı.

10:00 | DURUŞMANIN BAŞLAMASI BEKLENİYOR

CHP'nin cumhurbaşkanı adayı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 402 sanıklı İBB davasının görülmesine Silivri'de devam edilecek.

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ilk duruşmanın 15'inci gününde tahliye taleplerini değerlendirmesi ve ara kararını açıklaması bekleniyor.

7 İSİM HAKKINDA TAHLİYE TALEP EDİLDİ

Bugüne kadar aralarında CHP’li Belediye Başkanları Resul Emrah Şahan ve Mehmet Murat Çalık’ın da bulunduğu 17 isim mahkemede savunma yaptı.

Duruşma Savcısı, Salı günü tahliyeye ilişkin mütalaasında 7 isim hakkında tahliye talebinde bulundu: CHP’li Özgür Karabat'ın şoförü Sırrı Küçük, Ağaç AŞ çalışanı Fatih Yağcı, iş insanı Evren Şirolu, Ekrem İmamoğlu'nun özel kalem müdürü Kadriye Kasapoğlu, iş insanı Ali Üner, İETT özel halk otobüsü işletmecisi Ebubekir Akın ve İSPER büro personeli Davut Bildik. 

Salı gününden bu yana, savunması henüz alınmayan 90 tutuklu ismin avukatları tahliyeye yönelik beyanda bulunuyor. 34 tutuklu ismin avukatının da beyanda bulunmasından sonra Mahkeme Başkanı akşam saatlerinde kararını açıklayacak.

Önceki duruşmalarda; Ümit Polat “parayı görmedim ama duydum” dedi. Murat Or ise savcılık ifadesinde “maddi hata” olduğunu öne sürerek ifadelerinde değişikliğe gitti, “Para olduğu düşünülebilir demiştim, ‘düşünüyorum’ olarak yazılmış” dedi. 

İFADELERİNİ GERİ ÇEKTİLER

Etkin pişmanlıkçı Murat Kapki’nin, duruşmadan bir hafta önce mahkemeye sunduğu dilekçede “baskı altınta ifade verdim, ifadelerimden vazgeçiyorum” ortaya çıktı.

Son olarak, bir diğer etkin pişmanlıkçı Vedat Şahin’in avukatı, daha önce toplam 4 kez ifade verdiklerini ancak “en samimisini” 22 Mayıs’ta verdiklerini söyleyerek, diğer ifadelerini geri çektiklerini açıkladı.

5 KİŞİ DE ETKİN PİŞMANLIK İFADESİNİ AYNI AVUKATLA VERMİŞ

Vedat Şahin’in avukatı Muhittin Arık, dünkü tahliye talebinde, soruşturma aşamasında müvekkilinin bazı avukatlar tarafından “iradesinin fesada uğratılarak” etkin pişmanlık ifadesi verdiğini ve bu ifadeleri geri çektiklerini açıklamıştı. 

Vedat Şahin’in etkin pişmanlık sürecindeki avukatının İsmail Mirsad Albayrak olduğu ortaya çıktı.

Avukat Albayrak dosyada hali hazırda 5 kişinin avukatlığını yapmaya devam ederken bu kişilerin de tamamının soruşturma sürecinde etkin pişmanlık adı altında ifade verdiği öğrenildi.

Bazı avukatlar; sanıkları etkin pişmanlık ifadesi vermeleri için yönlendirdikleri, daha önce hazırlanmış ifadeleri imzalamalarını istedikleri iddialarıyla gündeme gelmişti.

İlgili Haberler