Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM), 23 Nisan özel oturumu başladı. Oturumu, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş açtı.
86. oturum olan 23 Nisan özel oturumunun açılmasının ardından vekiller İstiklal Marşı'nı okudu.
KURTULMUŞ'TAN "ANAYASA" MESAJI
İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından konuşan Kurtulmuş, "yeni anayasa" mesajı verdi.
Kurtulmuş, "Anayasa ve içtüzük çerçevesinde yeni bir reform perspektifine ihtiyacımız olduğu açıktır. Kastettiğim reform arayışı bir metin değişikliğinin ötesinde, siyaset tarzı meselesidir. Amaç, milletin sesinin daha çok duyulduğu, farklı kanaatlerin daha sağlıklı konuşulduğu ve uzlaşının daha sistemli üretildiği bir Meclis düzenini yaratmaktır. Siyaset kurumu karşıtlıkların kördüğüm haline dönüştürüldüğü bir yer haline getirilemez. Meclisler işlevsizleştiğinde toplumlar sokaktaki gerilimle idari katılık arasında sıkışıp kalır" açıklamasında bulundu.
OKUL SALDIRILARINI HATIRLATTI
TBMM'nin açılışının 106 yıldönümünde Kurtulmuş, oturumun açılış konuşmasında Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'daki okul saldırılarını hatırlattı, araştırma komisyonu kurulması nedeniyle partilere teşekkür etti.
"YENİ BİR REFORM PERSPEKTİFİNE İHTİYACIMIZ OLDUĞU AÇIK"
Kurtulmuş, açılış konuşmasında özetle şu ifadeleri kullandı:
"Cumhuriyet ile demokrasi arasındaki ilişkiyi 23 Nisan vesilesiyle bir kere daha hatırlamak durundayız. Cumhuriyet, halk adına idare iddiasıdır. Demokrasi ise halkın idaresinin yönetime en etkili biçimde taşınması çabasıdır.
Anayasa ve içtüzük çerçevesinde yeni bir reform perspektifine ihtiyacımız olduğu açıktır. Temsili genişleten, denetimi derinleştiren, yasama kalitesini yükselten, komisyonları daha etkili hala getiren, milletvekilliğini daha tesirli kılan ve vatandaşla temas kanallarını çoğaltan bir yaklaşım, siyasi sistemimizin önündeki şüphesiz en makul istikamettir. Kastettiğim reform arayışı bir metin değişikliğinin ötesinde, siyaset tarzı meselesidir. Amaç, milletin sesinin daha çok duyulduğu, farklı kanaatlerin daha sağlıklı konuşulduğu ve uzlaşının daha sistemli üretildiği bir Meclis düzenini yaratmaktır.
Siyaset kurumu karşıtlıkların kördüğüm haline dönüştürüldüğü bir yer haline getirilemez. Meclisler işlevsizleştiğinde toplumlar sokaktaki gerilimle idari katılık arasında sıkışıp kalır. Oysa milli irade siyasi farklılıkların meşru zeminde konuşulmasını sağlayan en meşru zemindir."
