G.Saray’ın kaptanı Kaan Ayhan, 4 yıllık dominasyonu Cumhuriyet’e anlattı: ‘En zor şampiyonluk’

G.Saray’ın kaptanı Kaan Ayhan, 4 yıllık dominasyonu Cumhuriyet’e anlattı: ‘En zor şampiyonluk’

17.05.2026 07:06:00
Güncellenme:
G.Saray’ın kaptanı Kaan Ayhan, 4 yıllık dominasyonu Cumhuriyet’e anlattı: ‘En zor şampiyonluk’

Galatasaray’da üst üste 4 şampiyonluk yaşayan kaptan Kaan Ayhan, kulübe geliş sürecinden şampiyonluklara, Okan Buruk’un yönetiminden Şampiyonlar Ligi performansına kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulundu.

Sakin duruşu ve sinirleri alınmış gibi tavırlarıyla Kemerburgaz’da herkesin Kaan “Cool” Ayhan diye hitap ettiği bir isim... Yıllarca adı Galatasaray’la da Fenerbahçe’yle de Beşiktaş’la da Trabzonspor’la da anıldı. Her yaz ve her ocak transfer dönemi manşetleri “Kaan imzayı attı” haberleri süsledi... Ama o kariyerindeki en önemli imzayı Galatasaray’a attı ve üst üste 4 şampiyonluk yaşayıp kaptanlığa kadar yükseldi... Bir de her sezon attığı kritik ve bir o kadar anlam taşıyan gollerine “Cool” sevincini de ekleyince Kaan Ayhan daha da merak edilen bir futbolcu oluyor. 4’te 4 yapan Sarı-Kırmızılıların kaptanı Kaan, şampiyonluk sonrası polemikten uzak sorularımızı şöyle yanıtladı:

‘ÇOK KOŞTUM ONDAN SEVİNEMEDİM’

- Her sezon ilginç bir golünüz var. Bu kez şampiyonluk golünü attınız, yine bundan çok sevinciniz, pardon sevinmeyişiniz konuşuldu...

Anlamı olan bir gol attım. Daha farklı görevlerde oyuna girdiğim bir maçta golü atmak benim için de güzel oldu. Gol sevinci için çok büyük bir plan yapmamıştım. Daha çok forvet oyuncuları yapıyor bunu. Ama o an aklıma birden geçen seneki gol sevincim geldi. İnsanların da hoşuna gittiğini hatırladım. Öyle bir şeye karar verdim. Hatta şakasına, gol öncesi koşudan sonra yorgunluktan sevinemedim diyorum. Geçen seneki duyguyu vererek çok düşünerek yapmadığım bir gol sevinciydi.

‘BU GÖREVLERE UYAN BİR TİPİM’

- Tecrübelisiniz, yedek kalmayı sorun etmiyorsunuz, forma verilince her mevkide en iyisini yapıyorsunuz, sakatken bile oynuyorsunuz, kaptanlık sizde... Bu kadar şeyi üzerinizde taşımak nasıl bir his?

Çok güzel bir soru. Bunun cevabını ayak üstü yüzde yüz net vermem zor. Kariyerime baktığımda doğal olarak da bu pozisyonlara giren bir tiptim. Altyapılarda hep kaptanlık pazubendi, hep bir sorumluluk bana veriliyordu. Aslında genç yaşlarda buna ayak uydurdum. Gittiğim her kulüpte de aynı görevleri bana verdiler. Tip ve karakter olarak uygun olduğum bir pozisyon. Tabii ki Galatasaray’da 2-3 sene içinde buralara gelmek benim için ayrı bir sevinç ve gurur oldu. Çok mutluyum.

‘BENİ UÇAĞA ATIP GETİRDİLER’ 

- Galatasaray’a geldiğinizde takımla kimyanızın bu kadar örtüşeceğini, üst üste şampiyonluklar geleceğini düşündünüz mü?

Hiç... Zaten buraya gelişim biraz apar topar oldu. Hatta bazı farklı kulüplerle de görüşülmüştü. O zamanlar Erden Timur’la birlikte onun sürecindeki yönetim vardı. Başkan Dursun Özbek’le birlikte böyle 2-3 günlük bir operasyonda beni uçağa atıp hemen getirmişlerdi. O yüzden çok düşünmek için zaman yoktu. Çok iyi hatırlıyorum. Tabii ki şampiyon olmayı hedefleyen bir takıma geleceğimi biliyordum. Zaten camia olarak da her sene şampiyonluk için oynadığımız bir yerdeyiz. Bunun için uğraşıyoruz. 4 sene üst üste olması sürpriz değildi ama çok ekstra bir başarı oldu. 5’i yapabilmek için önce 4 adımını atmamız gerekiyordu. Bundan sonra hedef üst üste 5. şampiyonluk. Umarım onu da başarırız.

‘GİTME KONUSUNU DÜŞÜNMEDİM’

- Sözleşmeniz sürüyor ama Avrupa basınında ayrılacağınıza dair iddialar var. Doğru mu?

Kendi adıma sezonun ortasındayım. Önümüzde bir Dünya Kupası süreci var. Böyle bir soruya cevap vermek zor olur. Tabii ki futbolun içinde olan şeyler transfer konuları. Ama ben daha çok düşünemedim bu konuyu. Benimle de kimse konuşmadı. Tersi olsaydı herhâlde şimdiye kadar resmi bir taraftan konuşma veya görüşme olurdu. Buraya gelmeden önce de ortalıkta hiçbir şey yokken “Kaan Ayhan Galatasaray’a imza attı” diye haberler çıkıyordu. Epeydir Kaan Ayhan haberleri çıkmıyor, bunlar da normal... Maalesef bu ülkede herkes futbolcuları iyi niyetle karşılamıyor. Bunu iyi ölçebilmek lazım. Şu anda tüm konsantrasyonum Dünya Kupası’nda.

‘GALATASARAY’IN ENERJİSİ BİZİ BAŞARIYA TAŞIYOR’

- Galatasaray’ın havasında suyunda ortamında ne var da her gelen inanılmaz

Camianın verdiği bir sorumluluk aslında. Galatasaray’ın ne kadar büyük bir camia olduğunu, takımın ne kadar isimlerle dolu olduğunu bilseniz bile o yükü, o sorumluluğu, o önemi; takımın içine girdikten sonra, bu camianın bir parçası olduktan sonra net anladım. Sorumlulukla birlikte oyuncuların bence yüzde 120’sini vermekten başka bir seçeneği kalmıyor. Bazen inişler çıkışlar olabiliyor. Bence bu yük, Galatasaray’ın bu büyük enerjisi oyuncuları bu başarıya taşıyor.

‘ŞAMPİYONLAR LİGİ’NİN TADINI ALDIK’

- Bu sezon Şampiyonlar Ligi’nde tarihi maçlar oynadınız, gelecek sene için hedefler daha da büyüdü mü?

Hepimiz Liverpool maçından sonra çok başarılı bir sezon olduğunu dile getirdik. Futbol kamuoyu da böyle düşünüyor. Ama bence yeni formatla birlikte buralara yükselmek, böyle başarıya imza atmamız, hatta bir ayakla neredeyse çeyrek finali kaçırmamız... Bunu daha sonra daha net ve iyi anlayacağız. Önümüzdeki sezon bu Şampiyonlar Ligi performansımızın üstüne koyarak daha da ileriye gideceğimizi düşünüyorum. Bu tadı futbolcular olarak aldık. Tabii ana hedef her zaman ligde şampiyon olmak. Bu ödevlerden bir tanesi. Ama Şampiyonlar Ligi artık belli bir seviyeden sonra ekstra oluyor. Bunu biz de gördük. Herkes lig aşamasından çıkmayı planlıyordu. Ama Liverpool gibi bir rakibi bu kadar zorladık, hatta onların stadına gidip taraftarıyla birlikte baskıyı hisseden bir Liverpool gördük. Bu bizim için iyi bir tecrübe oldu. İmza atmak istediğimiz yolda bunu da görmemiz gerekiyordu. Umarım üstüne koyarak önümüzdeki senelerde daha da başarılı oluruz.

‘KIRILMA ANIMIZ YOKTU, RAKİPLERİN VARDI. ZİRVEDE BAŞLADIK, ZİRVEDE BİTİRDİK’

- Ligde kritik mağlubiyetler aldınız, şampiyonluk yolunda kırılma anları, maçları var mıydı?

Kırılma anı çok net yoktu. Bizim açımızdan tabii ki. Rakiplerin önemli mağlubiyetleri ve puan kaybettiği maçları oldu. Bence daha çok o yönden kırılma anları oldu. Zaten 3. haftadan beri lider olarak ilerliyorduk. Bence en zor şampiyonluk bu sene oldu. Ama ligin gidişatına ve bizim olduğumuz konuma baktığımızda neredeyse zirvede başlayıp bitirdiğimiz bir sezon oldu. Bu yüzden kırılma anı için klasik şekilde bir maç diyemeyeceğim. Geçen şunu da fark ettim; farklı liglerde, Şampiyonlar Ligi’nde başarılı olan takımlar kendi liglerinde ister istemez bir düşüşe geçiyor. Biz bu düşüşü en pozitif şekilde atlattık. Ligde ödevimizi yerine getirdik, şampiyon olduk

‘OKAN HOCA KÖTÜ SÜREÇLERİ İYİ YÖNETİYOR’

- Okan Buruk nasıl bir teknik direktör, yaklaşımı nasıl, bu başarısına ne dersiniz?

4 sene üst üste şampiyon olmak inanılmaz bir başarı. Bunu hem futbolcu hem teknik direktör olarak başarmak hiç olmayan bir şey. Dünyada sadece Okan Buruk yapmış bunu. Biz hep diyoruz; sadece şampiyon olduğumuz zaman değil veya şampiyonluk kutlamalarında değil. Okan Hoca’nın özellikle iyi gidilmeyen süreçte yönetimi, yardımı, takıma verdiği enerjiyle birlikte takım da buna uyum sağladı. Futbolda artık teknik direktörler daha ön plana çıkmaya başladı. Benim gözümde skoru belirleyen her zaman sahada olan 11 futbolcudur. Zaten takımın kalitesi ortada. Önemli olan bu takımı yönetebilmek. Özellikle kötü süreçleri yönetebilmek. Okan Hoca bu konuda çok başarılı.

‘İYİ Kİ G.SARAY’A GELMİŞİM’

- Geriye dönüp bakınca “İyi ki Galatasaray’a gelmişim” diyor musunuz?

Kesinlikle... İyi ki Galatasaray’a gelmişim. Tabii ki... Kariyerimde bir iki transferde sonradan keşke başka bir karar mı verseydik veya başka bir yer mi olsaydı diye sorular oluyor tabii. Ama Galatasaray’da öyle bir tereddüdüm hiç olmadı. Baştan sona kadar bir saniye bile hiç öyle bir düşüncem oluşmadı.