Sakatlıktan top oynayamayan Saviç.
Ukrayna Rusya savaşından kaçan Zubkov, Sikan ve Batagov.
Fransa ikinci liginden Folcarelli ve Oulai.
Kariyerinde toplam 5 gol atan Augusto.
Premier Lig ekiplerinden Southampton'da yedek oturan Onuachu.
Portekiz Liginde düşme hattında yer alan Estoril Praia'dan gelen Pina.
Beşiktaş'ın istemediği Muci.
Gaziantep'ten Mustafa Eskihellaç.
Taraftar tepkisinden hocaların sahaya çıkarmaya çekindiği Ozan Tufan.
Özgüvenini kaybetmiş Arif Boşluk.
Artık bir şey veremeyen Okay ve Nwakaeme.
Yanlış transfer Olaigbe.
Avusturya Bundesliga ekiplerinden Wolfsberger AC'den gelen Nwaiwu.
Konyaspor'dan yedeğe transfer edilen Umut Nayır.
Altyapıdan A takıma yükselen ama bahis cezası alan Salih.
En iyi transferiniz (!) Onana, Manchester Unıted'da yedek.
Sorunlarla dolu bir oyuncu topluluğu.
Geçen yıldan miras kalan o kötü kadrodan en iyi oyuncunuz Uğurcan Çakır'da rakibinize gitmiş.
Uyuma, zamana, eksik mevkilerinizi tamamlamaya ihtiyaç var.
Ancak ne zamanınız var, ne de eksikleri tamamlayacak durumunuz!
Yönetimi, teknik direktörü, hocası, taraftarı Trabzonspor'un büyüklüğünün gölgesinde var olma mücadelesinde.
Ve "iyi top oynamıyoruz" diye sürekli eleştiren taraftarınız.
Dolmayan bir stadınız.
Galibiyetlerden tatmin olmayan bir kitleniz.
Teknik direktörünüz bile çalıştığı kulüplerde önemli bir başarısı olmayan, olgunlaşma yolunda olan bir isim.
Bu oyunculardan, böyle bir ortamda iyi bir takım yaratılacak...
Hem iyi top oynayacak, hem de iyi sonuç alacak.
Rakiplerinizde; bir futbolcunun bedeli sizin tüm takımınıza eşit Galatasaray ve Fenerbahçe.
Sorarım size; bugün gelinen noktanın adı mucize değil de nedir?
Galatasaray'ı yener şampiyonluk yarışına ortak olursa, vallahi buna ne denir bilemiyorum.
"Paraya karşı emeğin savaşı" denmesi bile yetersiz kalır.
