Türkiye'de iyi olan tek şey Galatasaray

ANALİZ - Kolay maç yok, hele UEFA Avrupa Ligi'nde oynuyorsanız, hele hele grubunuz Şampiyonlar Ligi ayarındaysa. İşte bu ortamda müthiş mücadele etti Galatasaray.

25 Kasım 2021 Perşembe, 23:59
Türkiye'de iyi olan tek şey Galatasaray
Abone Ol google-news

Belki çok klasik bir yorum: "Kolay maç yok"

Gerçekten öyle. Hele UEFA Avrupa Ligi'nde oynuyorsanız, hele hele grubunuz Şampiyonlar Ligi ayarındaysa.

Galatasaray böyle bir cehennemde yürüyor.

Rakiplere bir bakın.

Fransa'nın yaramaz çocuğu Marsilya, İtalya'nın hırçını SS Lazio, Moskova'nın buz adamları Lokomotiv.

Ve buraya kadar 8 puanla gelmiş Cim-Bom.

Ligde eleştirilirken üstelik!

İşte Marsilya maçı öncesi görüntü buydu.

Ne yalan söyleyelim, Galatasaray camia olarak seviyor Avrupa'yı.

Futbolcusu da, teknik direktörü Fatih Terim de, tribündeki Ahmet de, Mehmet de, Ayşe de Zeynep de farklı görüyor Edirne ötesini.

Öyle olmasa, bu takım sahaya gladyatör gibi çıkan Marsilya önünde bu kadar etkili oynayamaz.

Hele hele ülke bunalıma girmişken, ekonomi çökmüşken, insanlar açlık sınırına inmişken, sokaklar karışmışken galiba iyi olan tek şey Galatasaray...

İyi ki varsın be Galatasaray!

Gerçekten iki yürekli takımın çarpışması gibiydi ilk 30 dakika.

Marsilya akın akın geldi. Top göstermeme amacındaydılar.

Ama Galatasaray bu oyunu bozdu. Önce Muslera ile.

Resmen duvar ördü Fransız takımına karşı.

Daha sonra bu direniş takıma sirayet etti. Savunma topu Kerem ve Feghouli ile buluşturdu, ayağa pas yaptı, Marsilya'nın presini kırdı.

Burada Nelsson-Marcao tandeminin top çıkarışları önemliydi.

Birazcık Taylan aksar gibi oldu. O da ligden kalma geriye oynama merakı yüzünden.

Marsilya pozisyon buldu, atamadı, Diagne'nin kafası direğe gitti. Hemen ardından Cicaldau müthiş bir gol attı.

Rumen oyuncu gerçekten inanılmaz ayağına hakimdi sakatlanıp çıkana kadar.

1-0 sonra Marsilya toparlandı, pozisyon buldu. 

Yine Muslera.

Ardından yine Cicaldau. Gerçi gol Caleta-Car'a yazıldı ama kusura bakmasın kimse bu gol Cica'nındır.

Ve 2-0 sonrası Feghouli arkadan gelen Diagne'ye çıkarabilse maç orada bitebilirdi. Feghouli takım içinde vardı, ama final paslarını atamadı.

2. yarıda Galatasaray yine yüreğini koyuyordu. Karşılıklı kapışma izledik ilk yarıdaki gibi. Yine Muslera ön plandaydı Galatasaray'da.

Cicaldau sakatlanınca orta saha biraz düşer gibi olduysa da Morutan toparlamayı başardı.

Galatasaray yorulmuyordu.

Marsilya'nın risk aldığı dakikalarda topu kapan Kerem soldan müthiş indi, çok güzel bir yere kesti. Biraz önce saç baş yolduran Feghouli farkı açtı: 3-0.

Gel gelelim, aynı Kerem, müthiş işlere imza atan Kerem gereksiz bir penaltı yaptırdı. Günün müthiş ismi Muslera ilk vuruşu çıkarsa da 2. gole engel olamayınca maç 3-1'e geldi.

Kerem'in sakatlığı, oyuncu değişikleri derken kenardan gelen Babel'in ilk şutunda attığı 4. gol gecenin güzel anlarındandı.

Buz gibi girip golü atmak kolay değil. Üstelik tartışılırken.

Bir alkış da Babel'e.

Artık maç kopmuştu ki bu kez Marsilya'nın 2. sayısını izledik. Tandemin iyisi Nelsson sektirdi, ilk golün sahibi Milik yeniden farkı 2'ye indirdi.

Ancak Galatasaray gecenin skor olarak değil, futbol olarak da galibiydi.

Çünkü Avrupa'yı seviyorlardı, Avrupa'yı biliyorlardı, kralı da gelse yüreklice oynuyorlardı.

Bu geceki gibi!

Üstelik bu zafer olaylı Fenerbahçe yenilgisi sonrası gelmişti ki bu geri dönüş çok ama çok önemli.