Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde, hasta ve sağlık çalışanlarının da içinde bulunduğu İskenderun Devlet Hastanesi A Blok'unun yıkılması sonucu 125 kişi hayatını kaybetti.
İskenderun Cumhuriyet Başsavcılığı'nın başlattığı soruşturma, depremin üzerinden 3 yıl 3 ay geçmesine rağmen tamamlanamadı.
GAZİ ÜNİVERSİTESİ'NDEN NİHAİ BİLİRKİŞİ RAPORU İSTENDİ
İskenderun Cumhuriyet Başsavcılığı Deprem Suçları Soruşturma Bürosu, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Talimat Bürosu'na gönderdiği yazıda, söz konusu dosyaya ilişkin olarak Gazi Üniversitesi'ndeki 4 akademisyenden nihai bilirkişi raporu hazırlanmasını talep etti.
Depremin üzerinden 3 yıldan fazla süre geçmesine rağmen iddianamenin hazırlanmadığını belirten müşteki avukatlarından Şahap Arpacı, "125 yurttaşı kaybettik; hastalar, refakatçileri ve sağlık görevlileri, depreme dayanıksız binanın altında can verdi. On binlerce sayfaya ulaşan 5447 sayılı soruşturma dosyasında sayısız kez kamu kurumları ve mahkemelere cevaplar verildi, sorular soruldu, talepler iletildi, soruşturma izinleri istendi, müşteki acılı ailelerin dilekçeleri kayıt altına alındı, ifadeler alındı, raporlar hazırlandı. Ancak hâlâ sorumlu yahut sorumlulara ulaşılamadı, ulaşılamıyor" diye konuştu.
"BU RAPORDA SAĞLIK BAKANI, İL VE İLÇE SAĞLIK MÜDÜRÜ VE BELEDİYE GÖREVLİLERİNİN ADI GEÇMEYECEK"
Avukat Arpacı, hazırlanacak bilirkişi raporuna ilişkin şöyle değerlendirmede bulundu:
"Nihai raporda kuşkusuz teknik bir değerlendirme yapılacak ve 1968 yılında inşa edilen hastanenin neden 6 Şubat 2023 sabahı yerle yeksan olduğu hususu uzman görüşleriyle anlaşılmaya çalışılacak. Oysa 2012 yılından bu yana depreme dayanıklı bir yapı olmadığı devlet idaresince bilindiği, hastane resmi web sitesinden dünya aleme duyurulduğu halde, 11 yıl boyunca hasta almaya, hizmet üretmeye neden devam edildiği sorusunun cevabı bu raporda yazmayacak. Bu raporda Sağlık Bakanı, vali, kaymakam, İl Sağlık Müdürü, İlçe Sağlık Müdürü ve belediye görevlilerinin adı geçmeyecek. Bu raporda soruşturma izni vermeyen mülki amirlerin ve onların amiri olan bakanların, sürüncemede bırakılmış İskenderun Devlet Hastanesi deprem soruşturmasındaki tayin edici pozisyonları tartışılmayacak. 'Cezasızlık' ve 'sorumsuzluk' kalkanına sığınmış devlet idaresinin, İskenderun Devlet Hastanesi yıkıntıları arasında adalet arayan acılı yurttaşlara söyleyecek bir sözü kalmış ise, o sözün gereğinin çok gecikmiş olduğu muhakkaktır. Bu soruşturma dosyasında, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı tek bir delilimiz var: İdari ve siyasi sorumlular yüzünden 125 yurttaş, bir kamu binası içinde can verdi. Soruşturma savcısı ile Başsavcılığın meseleyi bu şekilde görmeleri, ivedilikle dosyayı İskenderun Ağır Ceza Mahkemelerine göndermeleri elzemdir. Sabırla bekliyoruz."
