3 yıldır iddianamesi hazırlanmayan Rana Apartmanı dosyası... Belediye görevlileri 'asli kusurlu'

3 yıldır iddianamesi hazırlanmayan Rana Apartmanı dosyası... Belediye görevlileri 'asli kusurlu'

25.03.2026 13:39:00
Güncellenme:
ANKA
Takip Et:
3 yıldır iddianamesi hazırlanmayan Rana Apartmanı dosyası... Belediye görevlileri 'asli kusurlu'

Hatay'da 6 Şubat depremlerinde 35 kişinin yaşamını yitirdiği Rana Apartmanı'na ilişkin soruşturma sürüyor. Soruşturma dosyasına giren ikinci bilirkişi raporunda statik proje müellifi, fenni mesul ve belediye görevlilerinin "asli kusurlu" olduğu tespit edildi. Statik proje müellifi Hasan Ali Acar ise ifadesinde, binayı hatırlamadığını ve statik projesini kendisinin çizmediğini ileri sürdü. Enkazda anne ve babasını kaybeden avukat Eren Can, yaptığı açıklamada, bir an önce iddianamenin hazırlanmasını ve kamu görevlileri hakkında soruşturma izninin çıkmasını talep etti.

6 Şubat 2023'te meydana gelen depremlerin üzerinden 3 yıldan fazla süre geçmesine rağmen iddianamesi hazırlanmayan binalardan biri de, en az 35 kişinin hayatını kaybettiği belirtilen Hatay'ın Antakya ilçesine bağlı Kışla Saray Mahallesi'nde bulunan Rana Apartmanı.

Hatay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Rana Apartmanı için başlattığı soruşturma kapsamında, Karadeniz Teknik Üniversitesi'nden 7 akademisyenin hazırladığı bilirkişi raporunda, "Tarafımıza gönderilen belge ve bilgiler üzerinden yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde, deprem nedeniyle yıkılan binanın mevcut durumuna göre sorumlu olabilecek kişi ve/veya birimler, bilirkişi heyetimiz tarafından ilişkilendirilememiştir" denildi. 

"STATİK PROJE MÜELLİFİ, FENNİ MESUL VE BELEDİYE GÖREVLİLERİ 'ASLİ KUSURLU'DUR"

Başsavcılık, yeniden rapor hazırlanması için aralarında inşaat mühendisi, yüksek jeoloji mühendisi ve yüksek mimarın da bulunduğu 3 kişiyi bilirkişi olarak görevlendirdi.

Soruşturma dosyasına giren ikinci bilirkişi raporunda, binanın statik müellifi Hasan Ali Acar, fenni mesul Atilla Ezer ve belediye yapı kontrol biriminin asli kusurlu olduğu; yapı sahibinin ise kusuru olmadığı tespiti yapıldı.

Bilirkişi raporunda, binanın Statik Kolon Aplikasyon Projesi kapsamında tadilat bölümünde tasarlanan kolonların dar kenarlarının 20 cm olarak planlandığı, bu durumun ise 1968 ve 1975 tarihli Türk Deprem Yönetmeliği hükümlerine uymadığı vurgulandı. Raporda, yapının statik projesinde yer alan etriye aralığı ve sıklaştırma düzeninin olay yeri inceleme verileriyle uyumsuz olduğu ve uygulama sırasında donatı detaylandırmasının hatalı ve yetersiz yapıldığı belirlendi.

"Ruhsat dosyasında yer alan raporda eksiklikler belirtilmiş olmasına rağmen, gerekli idari işlemler tesis edilmemiştir"

Raporun devamında, "Yapının taşıyıcı elemanlarının sarılma bölgelerinde uygun düzende etriye uygulaması yapılmadığı, betonda agrega boyutu düzensiz olduğu, çiroz kullanılmadığı, etriye kanca açılarının 90 derece uygulandığı üzere yapının gerekli mukavemeti sağlayamayarak çöktüğü değerlendirilmektedir" denildi.

Bilirkişi raporunda, ilgili belediye bünyesinde ruhsatlı olan yapıya ek tadilat projesi hazırlandığı, bu projelerdeki kolonların dar kenar yönünden yönetmeliğe aykırı şekilde boyutlandırıldığı tespit edildi. Raporda, projenin bu şekilde onandığı ve ruhsat dosyasına 7 Ocak 1980 tarihinde giren raporda eksiklikler belirtilmesine rağmen, gerekli idari işlemlerin yapılmadığı ve çalışmanın durdurulmadığı ifade edilerek, belediyenin asli kusurlu olduğu kaydedildi.

Başsavcılık, binanın statik müellifi Hasan Ali Acar ile fenni mesul Atilla Ezer'in ifadesinin alınmasına karar verirken, emniyet kaynakları Ezer'in 2011'de hayatını kaybettiğini, Acar'ın ise hayatta olduğunu bildirdi.

"SORUŞTURMAYA KONU BİNANIN STATİK PROJESİNİ BEN ÇİZMEDİM"

Şüpheli emekli inşaat mühendisi Hasan Ali Acar, soruşturma konusu olan Rana Apartmanı ile ilgili iddiaları reddetti.

Acar, ifadesinde, "Rana Apartmanı'nı hatırlamıyorum. Soruşturma dosyasında adı geçen şahısları tanımıyorum ve hiç Hatay'da ikamet etmedim. Soruşturmaya konu binanın statik projesini ben çizmedim. Evraklarda ismimin görünmesi ne şekildedir bilmiyorum. Soruşturma dosyasında imzamın atılı bulunduğu kısmı göremedim; evraklar UYAP'a taranırsa inceleme yapıp ayrıntılı beyan sunacağız. Bilirkişi raporunda aleyhime olan hususları kabul etmiyorum. Bilirkişi incelemesi 1975 yönetmeliği kapsamında eksik incelenmiştir. Bu konuya ilişkin de detaylı savunmalarımızı avukatım vasıtasıyla yapacağız. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum" dedi.

Başsavcılığın önümüzdeki süreçte soruşturmayı tamamlayarak iddianameyi hazırlaması bekleniyor.

"ELİMİZDE SADECE BİR ADALET DUYGUSU ARAYIŞI VAR"

Rana Apartmanı'nda anne ve babasını kaybeden avukat Eren Can, depremden 3 yıl 1 ay sonra, soruşturma aşamasında ikinci bilirkişi raporunun yeni girdiğini ve şüpheli tespiti ile ifadesinin alındığını belirterek, "Aslında bu durum bile deprem davalarındaki adaletsizliğin bir örneği olarak gösterilebilir. 3 yıl 1 ay sonra hâlâ iddianamesi düzenlenmemiş. Sadece kendi dosyam değil; hâlâ iddianamesi hazırlanmamış başka dosyalar da var" dedi.

Kamu görevlilerinin soruşturma sürecinin geç ilerlediğini vurgulayan avukat Can, "Rana Apartmanı bilirkişi raporunda Antakya Belediyesi'nin sorumluluğu tespit ediliyor. Ancak şimdi soruşturma izni talep edilecek. 3 yıl 1 ay sonra hâlâ soruşturma izni talep edilecek gibi hukuk garabetleriyle boğuşarak adalete erişmeye çalışıyoruz. Hem hukukçu hem de ailesini kaybeden biri olarak neden adalet arıyoruz? Çünkü aslında bizim acımızı azaltacak hiçbir şey yok. Elimizde sadece bir adalet duygusu arayışı var. Buna erişirsek belki biraz acımız azalır diye düşünüyoruz. Bunun için mücadele ediyoruz. Bunun için bir aradayız" diye konuştu.

İlgili Konular: #deprem #6 Şubat