6 Şubat'ta yıkılan Hasan Alpargün Apartmanı davasına İstanbul'dan çağrı

6 Şubat'ta yıkılan Hasan Alpargün Apartmanı davasına İstanbul'dan çağrı

12.04.2026 14:26:00
Güncellenme:
ANKA
Takip Et:
6 Şubat'ta yıkılan Hasan Alpargün Apartmanı davasına İstanbul'dan çağrı

Adalet Peşinde Aileleri, 6 Şubat depremlerinde Adana’da yıkılan Hasan Alpargün Apartmanı’nın 20 Nisan’da istinafta duruşmalı olarak görülecek davası öncesinde Kadıköy’de eylem yaptı. Açıklamada, “20 Nisan’da Adana’dayız. Depremde kaybettiklerimiz için olası kasta sahip çıkacağız” denildi.

6 Şubat depremlerinde Adana’da yıkılan Hasan Alpargün Apartmanı’nın 20 Nisan’da istinafta duruşmalı olarak davası görülecek.

Adalet Peşinde Aileleri de Kadıköy’deki Süreyya Operası’nda önünde bir araya gelerek açıklama yaptı.

“Depremde yitirdiklerimiz için ‘olası kast’a sahip çıkıyoruz” yazılı pankart açılan eylemde, “Afet değil, bu bir katliam” ve “Adalet olası kastla gelecek” sloganları atıldı.

Eyleme Türkiye İşçi Partisi (TİP) Sözcüsü Sera Kadıgil ile İstanbul Milletvekili Ahmet Şık da destek verdi.

Platform adına hazırlanan ortak açıklamayı Duygu Baytekin okudu.

Yargılamaların çoğunluğunun bilinçli taksirle, 10-15 yıl verilecek olan cezalarla sürdürüldüğüne dikkat çeken Baytekin, şunları söyledi:

“Bizler yitirdiğimiz 53 bin insan için bu cezaları kabul etmiyoruz. Tek bir dava var ki yerel mahkemede iki defa olası kastla yani müebbetle yargılaması yapıldı, Adana Hasan Alpargün Apartmanı. 6 Şubat depremlerinde bu binanın kum yığınına dönmesi sonucu 96 canımız hayattan koparıldı. 96 canımızın geleceği, hayalleri, yaşam hakları çalındı. Kimdi 96 canımızı hayattan koparan, geleceklerini çalan? Başta müteahhit, proje müellifi, fenni mesul Hasan Alpargün olmak üzere denetimi eksik yapan kamu görevlileriydi.

6 Şubat’ta biz canlarımızı ararken sanık Alpargün, deprem günü Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne kaçtı. Adana’ya getirildiğinde sanık Alpargün, gazetecilere yıkıma ilişkin ‘Mukadderat demişti. Buradan bir kez daha hatırlıyoruz. Mukadderat değil, olası kast. Alpargün, 13 Şubat 2023’te tutuklandı. 27 Eylül 2024’te Adana 12. Ağır Ceza Mahkemesi, sanık Alpargün’e enkazda hayatını kaybeden kadın ve çocuklar için 62 kez müebbet, 34 erkek için ise 865 yıl hapis cezası verdi."

“SAVCININ İTİRAZINI KABUL ETMİYORUZ”

"Yerel mahkeme, sanık Alpargün’ün ‘Muhtemel neticeyi göze alıp kabullendiği’ sonucuna vardı ve ‘Olursa olsun’ anlayışıyla hareket ettiğine kanaat getirdiği için olası kasttan hüküm kurdu. 21 Şubat 2025’te Adana Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesi, sanığa verilen cezanın ‘Sanık, insanların ölmesini arzulamamıştır’ diyerek hukuka uymayan bir şekilde kararı bozdu. 30 Ekim 2025’te yerel mahkeme, bir kez daha Alpargün’e olası kast suçundan ceza verdi.

Adana Cumhuriyet Başsavcılığı’na bağlı bir cumhuriyet savcısı, 6 Şubat depremlerinin 250-300 yılda bir gerçekleşen afetsel nitelikte deprem olduğunu savunarak yerel mahkemenin onlarca sayfalık kararına bir paragrafla itiraz etti. 20 Nisan’da Adana Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesi’nde Alpargün Apartmanı dosyası duruşmalı olarak görülecektir. Adalet Peşinde Aileleri Platformu olarak dosya içerisindeki gerçeklerle sanığın ikrarını yok sayarak, sanığın yüksek mühendis olduğu gerçeğini dışlayarak baştan savma şekilde hazırlanmış savcının itirazını kabul etmiyoruz."

“SAVCI, SUÇU DEPREME ATMIŞTIR”

"Bu savcı, suçu 250-300 yılda bir gerçekleşen nitelikte bir afet olan depreme atmıştır. Oysa 6 Şubat’ın suç ortaklarından AFAD, bu sene yaptığı açıklamasında ‘Türkiye’nin 485 diri fay hattı ile dünyanın en aktif deprem kuşaklarından biri olan Alp-Himalaya kuşağı üzerinde yer aldığını belirtmektedir. Ülkemizde ortalama her üç yılda bir 6 büyüklüğünde, her beş yılda bir 6 büyüklüğünün üzerinde, her on yılda bir ise 7’den büyük deprem yaşanmaktadır’ diyordu.

6 Şubat depremlerine ilişkin yargılamalarda olası kasttan verilen ilk ve bugüne kadarki tek mahkûmiyet kararına sahip çıkmak için buradayız. 20 Nisan’da Adana’dayız. Depremde kaybettiklerimiz için olası kasta sahip çıkacağız. Adana Hasan Alpargün davasında çıkan olası kast kararının onaylanması hayati önemde çünkü diğer davalarda sorumlular hâlâ bilinçli taksirle yargılanıyor, gerçek suçlular gizleniyor. Biz yitirdiğimiz sevdiklerimiz için olası kastın uygulanmasını istiyoruz.”

“BU İNSANLAR SESİNİ DUYURMAK İÇİN BURADALAR”

Sera Kadıgil de dava süreçlerine dikkat çekerek şöyle konuştu:

“Türkiye’de uzun zamandır hakimler yok. Türkiye’de uzun zamandır savcılar yok. Bir tane çıktı Adana’da. Dedi ki ‘Bu depremlerde öldürülen insanlarda bu müteahhitlerin suçu var’. Dedi ki ‘Bunlar taksir maksir değil, yani yanlışlıkla olmadı’. Dedi ki ‘Bilerek yaptı, müebbet hapis alması gerekir. Onlarca insanı öldürdü’. Adana'da bir hakim dedi bunu. Bir tek o dedi. Bütün Türkiye’deki deprem davalarını düşünün. Bir tek Adana’da bir hakim çıktı, dedi ki ‘Burada olası kast var’. Ailelerin istediğini söyledi.

Sonra ne oldu, biliyor musunuz? O dava da şu an istinafa gitti ve duruşma açmaya karar verdiler. Yani şu anda Türkiye’deki o aşırı tarafsız ve bağımsız yargı; evlatlarını, kardeşlerini, karılarını, kocalarını, sevdiklerini toprağın altına veren insanlara diyor ki ‘Ya o kadar da suçları yoktur. O kadar da üstlerine gitmeyelim’. Bugün bu insanlar bu sesi duyurmak için buradalar. Çünkü 20’sinde görülecek mahkemede o yüksek hakimler de müteahhitlerin bir suçu olmadığını söylerse 50 bin insanın kanı, canı yerde kalacak.

“BÖYLE GİDERSE İSTANBUL’DA 5 KATI ÖLECEĞİZ”

"100 binlerce insanın gözü yaşlı kalacak. Bu insanlar niye burada, Türkiye’de neden Adalet Peşinde Aileler Derneği diye bir dernek var? Bu insanların haklarını savunacak hiç kimse yok mu bu ülkede? Yok. O yüzden buradalar. O yüzden kapı kapı geziyorlar. O yüzden bugün Kadıköy’deler. O yüzden yarın o sözde Adalet Bakanlığı’nın önüne gidecekler. Bir dert anlatmaya çalışıyorlar, ‘Bizim sevdiklerimiz ölmedi, bizim sevdiklerimiz öldürüldü’ diyorlar. Bu sesi duymanızı istiyorlar.

Çünkü iki sene önce Hatay’da öldük, Malatya’da öldük, Adıyaman’da öldük, Maraş’ta öldük. Emin olun böyle giderse iki sene sonra İstanbul’da bunun 5 katı öleceğiz. Bunun da herkesin bir an önce farkına varması gerekiyor. Buradan bir kere daha tüm aileler adına, tüm yurttaşlarımız adına sesleniyoruz. Adana’da o hakimler varsa yüksek mahkemelerde de olacak. O istinaf mahkemesi, 20 Nisan’da bu katliamın ya bir katliam olduğuna karar verecek ya da hiçbirimizin canının beş kuruş hükmü olmadığına karar verecek. Bugün bunun için buradayız.”

Kadıgil’in konuşmasının ardından yakınlarını kaybedenler de duygularını anlattı.