Adliye önünde tepki: Gençleri cezaeviyle sınamayın

Adliye önünde tepki: Gençleri cezaeviyle sınamayın

20.02.2026 14:21:00
Güncellenme:
Ece İçmez
Takip Et:
Adliye önünde tepki: Gençleri cezaeviyle sınamayın

Ekrem İmamoğlu’na yönelik operasyonların ardından başlayan protestolar kapsamında yargılanan gençlerin davası İzmir Adliyesi’nde görüldü. Duruşma sonunda CHP İzmir Milletvekili Yüksel Taşkın, “Onların kalbini kırmaya hiç gerek yok. Bu süreçlerde onları yıpratmaya hiç gerek yok. Umarım bu ülkeyi yöneten herkes bu süreçlerden ders çıkarır ve temel haklarını kullanan insanları cezaeviyle sınamaktan vazgeçer” dedi.

CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu’na yönelik operasyonların ardından başlayan protestolar kapsamında yargılanan gençlerin davası İzmir Adliyesi’nde görüldü. Siyasi parti temsilcileri, avukatlar ve yurttaşlar adliye önünde bir araya gelerek hem devam eden yargı süreçlerine hem de tutuklu gençlerin durumuna ilişkin açıklamalarda bulundu. CHP İzmir Milletvekili Yüksel Taşkın, “Bu gençlerin cezaeviyle, tutuklanmayla hatta soruşturmayla bir ilişkileri olmamalı. Empati çok önemli” diyerek tepki gösterdi. Avukat Murat Aydın “Yine hukuksuzluklar ve adaletsizlikle karşı karşıyayız” derken, CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen ise “AYM kararlarını uygulamak suç değil, uygulamamak suçtur” ifadelerini kullandı.

AYDIN: BÖYLE BİR DAVANIN AÇILMIŞ OLMASI UTANÇTIR

Avukat Murat Aydın, son dönemde art arda görülen davalara ilişkin “Yine hukuksuzluklar ve adaletsizlikle karşı karşıyayız. Ama biz yine bundan adalet talebiyle mücadele etmeye devam ediyoruz” dedi. Bir dönem kamuoyunda tartışma yaratan davanın duruşmasının görüldüğünü ve nihayet sonuçlandığını belirten Aydın, “Elbette karar verilmiş olması sevindirici. Ama böyle bir davanın açılmış olması, insanların sanık sandalyesine oturtulmuş olması tek başına bir utançtır” ifadelerini kullandı. 19 Mart sonrası halkın tepkilerine ilişkin eylemler nedeniyle açılan davalara da değinen Aydın, siyasi iktidarın protestoları sönümlendirmek amacıyla gençler hakkında soruşturmalar başlattığını savundu. Aydın, “Bugün o davalardan birisi daha görülüyor. Dördü tutuklu pek çok genç yargılanıyor. Umuyoruz ve biliyoruz ki bu gençlerimizi de bugün tahliye kararıyla birlikte alacağız” diye konuştu. Aydın, adaletsizliklere karşı mücadele etmeye devam edeceklerini vurgulayarak, “Umutsuzlukla, adaletsizlikle, bu siyasi iktidarın kara düzeniyle mücadele etmeye devam ediyoruz” dedi.

TAŞKIN: KİMSEYE BU KÖTÜLÜĞÜ YAPMAYIN

Gençlerin cezaevi ve tutuklulukla anılmaması gerektiğini vurgulayan Taşkın, “Bu gençlerin cezaeviyle, tutuklanmayla hatta soruşturmayla bir ilişkileri olmamalı. Empati çok önemli. Çocuğunuzun elinde kelepçeyle önünüzden geçmesinin ne kadar büyük bir acı olduğunu herkesin ama herkesin anlaması lazım” diye konuştu. Siyasi mücadelelerin gençler üzerinden yürütülmemesi gerektiğini ifade eden Taşkın, “Siyasi mücadelelerimiz ya da hırslarımız yüzünden, rakiplerimizi düşmanlaştırarak kimseye bu kötülüğü yapmamamız gerekiyor” ifadelerini kullandı. Aynı gün iki farklı davayı takip ettiklerini belirten Taşkın, baro yönetimine ilişkin davada verilen karara da değindi. Taşkın, “Baromuzun geçmiş dönem yönetimi, anayasayı savunduğu için neredeyse suçlanıyordu. Bu davadan beraat etmeleri Türkiye adına, yargı adına bir kazanımdır. Bazen böyle güzel haberler de alıyoruz” dedi.

“SAVCI ADLİ KONTROL TALEP ETTİ”

Üniversite öğrencilerinin yargılandığı davada savcının mütalaasına da değinen Taşkın, “Çoğunluğu üniversite öğrencisi olan arkadaşlarımızın yargılandığı davada savcı, yurt dışında bulunan arkadaşlar için adli kontrol talep etti. Bu olumlu bir gelişme. Umarım bu arkadaşlarımız huzur içinde ailelerine kavuşur, geleceklerini inşa etmeye ve topluma katkı sunmaya devam ederler” şeklinde konuştu. Gençlerin yıpratılmaması gerektiğini vurgulayan Taşkın, “Onların kalbini kırmaya hiç gerek yok. Bu süreçlerde onları yıpratmaya hiç gerek yok. Umarım bu ülkeyi yöneten herkes bu süreçlerden ders çıkarır ve temel haklarını kullanan insanları cezaeviyle sınamaktan vazgeçer” dedi. Sözlerinin sonunda siyasetin dili ve yargı süreçlerine ilişkin eleştirilerde bulunan Taşkın, “Siyasetin hukuku bir vasıta kılarak topluma kötülük üretmesinden bu ülke kurtulmalı. Toplum bu süreçlerin çok ilerisinde” ifadelerini kullandı.

GÖKÇEN: “AYM KARARLARINI UYGULAMAK SUÇ DEĞİL, UYGULAMAMAK SUÇTUR

Gökçe Gökçen, Cumhurbaşkanına hakaret suçlamasıyla yargılanan gençlere ilişkin davada açıklamalarda bulundu. Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmasının suç olmadığını vurgulayan Gökçen, “Şunu tekrar hatırlatmak isteriz ki Anayasa Mahkemesi kararlarını uygulamak suç değil. Tam tersine Anayasa Mahkemesi kararlarını uygulamamak suçtur. Ve bunu her defasında hatırlatmaya devam edeceğiz” dedi. Beraat kararının sevindirici olduğunu ancak sürecin kendisinin hukuk adına utanç verici olduğunu belirten Gökçen, “Bugün aldığımız beraat kararı her ne kadar sevindirici olsa da böyle bir sürecin yaşanmış olması bile başlı başına hukuk adına, adalet adına, anayasal düzen adına utançtır. Hepimiz bundan utanç duyuyoruz” ifadelerini kullandı.

“POLİS GÖZETİMİ ALTINDA DURUŞMA GÖRÜLEMEZ”

Duruşmalar sırasında silahlı polislerin salonda bulunmasına tepki gösteren Gökçen, “Polis gözetimi altında, silahlı polis gözetimi altında duruşma görülemez. Böyle bir yargı düzeni olamaz” diye konuştu. İzmir Barosu davasında avukatların duruşmadan çıkarıldığını hatırlatan Gökçen, öğrencilerin yargılandığı dosyada ise hâkimin polislerin dışarı çıkarılması talebini reddettiğini söyledi. Gözaltı sürecinde gençlerin kötü muameleye uğradıklarını iddia ettiklerini aktaran Gökçen, “Gençler gözaltına alınırken şiddete uğradıklarını, işkenceye varan kötü muamele gördüklerini, ilaçlarına erişemediklerini ifade ediyor. Tam da kötü muamele yaptığını iddia ettikleri kişiler salondayken savunma yapmak zorunda bırakıldılar” dedi.

“GÖSTERİ HAKKI KRİMİNALİZE EDİLİYOR”

Yargılamanın içeriğine de değinen Gökçen, “Bugün 22 kişiye ‘Erdoğan’a diktatör dedin mi demedin mi’ soruları soruluyor. Yargılama tamamen bunun üzerine kurulmuş durumda” ifadelerini kullandı. 19 Mart’ta İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu başta olmak üzere birçok siyasetçi ve bürokrata yönelik operasyonların ardından gençlerin protesto hakkını kullandığını belirten Gökçen, barışçıl gösteri hakkının kriminalize edilmeye çalışıldığını söyledi. 

“KURTULUŞ YOK TEK BAŞINA, YA HEP BERABER YA HİÇBİRİMİZ”

Cumhurbaşkanına hakaret suçunun düzenlendiği dönemde Cumhurbaşkanlığının tarafsız ve sembolik bir makam olduğunu ifade eden Gökçen, “Bugün Cumhurbaşkanının ağzından muhalif yurttaşlara yönelik her türlü hakareti duyuyoruz. Böyle bir ortamda bu suç düzenlemesi amacından sapmıştır” dedi. Tutuklu gençlerin cezaevi koşullarına da değinen Gökçen, gençlerin dokuz ay boyunca tutuksuz yargılandıktan sonra tutuklandıklarını belirterek, “Gençler sınavlarına giremediklerini, ilaçlarına düzenli erişemediklerini söylüyor. 14 kişilik koğuşlarda 40’tan fazla kişi kalıyorlar. Bazı gençler, kendilerinden daha ağır suç isnadı bulunan kişilerin daha önce tahliye edildiğini ifade etti” diye konuştu. CHP olarak davaların takipçisi olacaklarını söyleyen Gökçen, “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz. Bu sözü inanarak söylüyoruz. Sokaklarda, meydanlarda, adliyelerde mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi.