Atatürk'ün çizdiği yoldan, Cumhuriyet'e layık

KONUK YAZAR | Suavi Yardımoğlu, Cumhuriyet'in Ege'si için yazdı...

28 Ekim 2021 Perşembe, 11:13
Atatürk'ün çizdiği yoldan, Cumhuriyet'e layık
Abone Ol google-news

Her karış toprağı şehit kanlarıyla sulanan, bu güzel memlekette, Ulu Önderimiz Atatürk'ün öncülüğünde bize sunulan en değerli miras, Cumhuriyet'in bir yıldönümünü daha coşku, sevgi ve bağlılıkla kutluyoruz. 

Gazi Paşa'nın; "Türk Milleti! Ebediyete akıp giden her on senede, bu büyük millet bayramını daha büyük şereflerle, saadetlerle huzur ve refah içinde kutlamanı gönülden dilerim. Ne mutlu Türküm diyene!" dilekleriyle nutukta ifadesini ne denli yerine getirebildik, tartışılır.

Zorluklar içinde olsak da, bazı örümcek kafalılar bu yüce değeri sıradanlaştırmaya, ya da doğrudan hedef almaya kalksa da, bizim sevgimiz ve bağlılığımız ve Cumhuriyet'i sonsuza dek taşıma inacımız tam, en azından.

Ulu önderimizin çok değer verdiği sporda ise önemli sınavlar bizleri bekliyor. Kuşkusuz bunlardan en önemlisi, dış dünyada hem ülkemiz açısından, hem de kulüp ve bireysel olarak sporcu bazında en yüksek saygınlık göstergesi olimpiyatlar.

Pandeminin zorlukları içinde hazırlanılan Tokyo'da kimilerine göre başarılı olduk, bazı görüşlere göre de daha da başarılı olabilirdik.

İlk kez güreş ve halterin gölgesine sığınmadan bu güne dek gözlerden ırak özveriyle çalışan, doğru yöntem, sistem, doğru yönetici ve harcanan emekle, farklı branşlarda madalya kovaladık, kürsünün en tepesine çıktık. Kimileri de madalyaları kıl payı kaçırdı. Kadın sporcularımız dış dünyada çağdaş Türk kadınının, "Atatürk'ün Kızları"nın gerçek imajını belleklere kazıdı. Ata'ya, Türkiye Cumhuriyeti'ne layık sporcular olduklarını kanıtladılar.

Şimdi önümüzde 2024 Paris var. Pandemi nedeniyle hazırlık süresi bir yıl daha kısaldı. Dalya demiş, 100 yaşında bir Cumhuriyet'in onurlu ve gururlu bireyleri olarak çıkacağız arenaya.

Önümüzdeki yol, "Ben sporcunun, zeki,çevik ve ahlaklısını severim" diyerek sayfaların almayacağı spor felsefesini bir cümleye sığdırıveren Atatürk'ün çizdiği yol...

Daha 1915 yılında "Osmanlı Genç Dernekleri Genel Müfettişliği"ne atandığında hükümet için hazırladığı raporda okullardaki cimnastik derslerinin artırılmasını teklif eden Mustafa Kemal'in yolu...

Savaşın hemen ardından milli spor politikasını oluşturup, azınlıklara karşı, Türk gençlerinin binbir özveriyle oluşturduğu kulüplere devlet desteği sağlayan Mustafa Kemal'in yolu...

Beden Eğitimi derslerini okullarda zorunlu kılan ilk devlet adamı olan,  "Gazi Terbiye Enstitüsü"nü kurduran, eğitim için sonradan efsane olacak spor adamlarımızı Avrupa'ya gönderen, Avrupa'dan öğretmen getiren Mustafa Kemal'in yolu...

Lozan anlaşmasına spor maddesini eklettirip, 1920 Olimpiyatları'na Osmanlı yenildiği için savaş suçlusu sayılarak alınmayan, daha önce Ermeni, Rum, İngiliz ve Musevilerle temsil edilen Türkiye'yi, 1924 Olimpiyatları'na; 11 atlet, 3 bisiklet, 2 halter, 1 eskrim, 5 güreş ve 18 futbolcu ile sokarak, ay-yıldızı tüm dünyaya spor yoluyla tanıtan Mustafa Kemal'in yolu...

"Arkadaşlar! En güzel coğrafi vaziyette ve üç tarafı denizle çevrili olan Türkiye; endüstrisi, ticareti ve sporu ile en ileri denizci millet yetiştirmek kabiliyetindedir. Bu kabiliyetten istifadeyi bilmeliyiz; denizciliği, Türk'ün büyük ülküsü olarak düşünmeli ve onu az zamanda başarmalıyız..." diyen Mustafa Kemal'in yolu...

Ölüm döşeğindeyken TBMM'nin 01 Kasım 1938'deki açılışında okunmak üzere Başbakan Celal Bayar'a ilettiği notta,"Her çeşit spor faaliyetlerini, Türk gençliğinin milli terbiyesinin ana unsurlarından saymak lazımdır. Bu işte, hükümetin şimdiye kadar olduğundan daha çok ciddi ve dikkatli davranması, Türk gençliğinin spor bakımından da milli heyecan içinde, itina ile yetiştirilmesi önemli tutulmalıdır... " diyen Mustafa Kemal'in yolu...

Cumhuriyet'e layık, Ata'sına layık Türk gençliğinin yolu...