Avrupa Birliği’nin temellerinin atıldığı Schuman Deklarasyonu’nun yıldönümlerinde kutlanan Avrupa Günü, dün Ankara’da gerçekleşti.
Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu atanmış büyükelçisi Aivo Orav’ın ev sahipliği yaptığı Avrupa Günü resepsiyonuna dışişleri bakan yardımcıları Mehmet Kemal Bozay ile Hacı Ali Özel, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ve eski Avrupa Birliği Bakanı Egemen Bağış da katıldı.

"TEKRAR BURADA OLMAKTAN ÇOK MUTLUYUM"
2008 ile 2012 yılları arasında Estonya’nın Ankara Büyükelçisi olan Orav, “Tekrar Türkiye'ye dönmekten ve bir diplomat olarak burada çalışmaktan çok mutluyum. Türkiye'de basın mensuplarıyla bir araya gelmeyi ve önemli konular üzerinde görüş alışverişinde bulunmayı dört gözle bekliyorum” dedi.
Orav, “AB, çatışmalarla dolu bir geçmişi işbirliğine dayalı bir geleceğe dönüştürmek için hayata geçirilmiş bir batı projesidir. Avrupa Günü'nü, NATO'nun kilit bir müttefiki ve AB sürecinde önemli bir aday ülke olan Türkiye ile kutlamaktan onur duyuyoruz. Günümüzün belirsizliklerle dolu dünyasında Türkiye, Avrupa için hayati bir ortaktır. Birlikte bizi tanımlayan değerleri koruyor, barış ve refahı ileriye taşıyoruz. Ortaklıklar kurmak, değerlerimizin arkasında durmak demektir. Zorluklara birlikte göğüs germek demektir, Avrupa Günü'nde vizyonumuzu yeniden teyit ediyoruz: Bir bütün olan, özgür ve barış içindeki bir dünyayı olduğu gibi görmek zorundayız” açıklamasını yaptı.
ATATÜRK’TEN ALINTI YAPTI
Bölgesel savaşlara değinen büyükelçi, “Rusya'nın Ukrayna'ya karşı yürüttüğü savaş acımasız ve hukuka aykırıdır, Siviller her gün acı çekiyor. Eğer saldırganlık orada kazanırsa, bu hepimizi tehdit eder. Ortadoğu, çatışmalar ve ekonomik krizlerle alevler içinde. Ancak Türkiye, bir istikrar adası ve diplomasi için bir köprü olmaya devam ediyor. Gerilimi azaltmak ve arabuluculuk yapmak için çaba sarf ediyorsunuz. Bu yıl Ankara’da NATO müttefiklerini ve Antalya'da İklim Zirvesi kapsamında tüm dünyayı ağırlamanız, rolünüzü her zamankinden daha hayati kılıyor” ifadelerini kullandı.
Orav, sözlerini, “Avrupa'nın geleceği ortaktır. AB'nin genişlemesi, barışa yapılan bir yatırımdır. Aday ülke ve NATO müttefiki olarak Türkiye, bu vizyonun merkezindedir. Mustafa Kemal Atatürk şu sözleriyle bunu en güzel şekilde ifade etmiştir: İnsanlık tek bir vücuttur. Her millet, onun bir parçasıdır” şeklinde tamamladı.

"MESELE BRÜKSEL’İN KENDİNİ NEREDE GÖRDÜĞÜDÜR"
Dışişleri Bakan Yardımcısı ve Avrupa Birliği Başkanı Mehmet Kemal Bozay ise, “Avrupa'nın zenginliği, çeşitliliğinde yatmaktadır. Avrupa en güçlü halini her zaman, çeşitliliğini kucakladığında ve kültürler arasında köprüler kurduğunda almıştır. Türkiye, olağanüstü tarihi ve dinamik toplumuyla, özgün Avrupa kimliğinin vazgeçilmez bir parçasıdır. Belirsizliğin ve bölünmüşlüğün damgasını vurduğu bir dünyada Avrupa Günü, bize Avrupa' nın gerçek anlamda ne olduğunu ve ne olmayı hedeflediğini hatırlatan bir pusula görevi görmelidir.
Bu istikrarsız ortamda Türkiye, NATO'daki aktif rolü, Avrupalı kimliği, Avrupa kurumlarıyla entegrasyonu ve AB üyeliğine olan bağlılığı göz önünde tutulduğunda güvenilir bir dayanak noktası olarak öne çıkmaktadır. Cumhurbaşkanımızın son zamanlarda vurguladığı gibi, bugün mesele Ankara'nın nerede durduğu değildir; mesele, Brüksel’in geleceğin dünyasında nerede olmak istediğidir, kendini nerede gördüğüdür. Ortak bir gelecek için kaydedilecek ilerleme, tüm işbirliği alanlarında Türkiye-AB ilişkilerinin tam potansiyelinin ortaya çıkarılmasına bağlı olacaktır” sözlerini sarf etti.
Resepsiyondan önce ise "Maddeyi Dönüştürmek" ve "İz" isimli dijital fotoğraf sergilerin açılışı yapıldı.
