Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, 21 Mayıs 2026 tarihinde Cumhuriyet Halk Partisi 38. Olağan Kurultayı'na yönelik açılan iptal davasında, kurultay seçimlerini ve alınan tüm kararları baştan itibaren geçersiz sayan "mutlak butlan" kararı verdi. Kararın ardından CHP Genel Merkezi’ne polis eşliğinde girilmesine ilişkin Türkiye çapında toplumsal muhalefetin tepkileri sürüyor.
Mutlak Butlan kararından sonraki ilk duruşma bugün Silivri’de görülmeye devam ediyor. Karara ilişkin değerlendirmelerini Cumhuriyet TV canlı yayınında anlatan Avukat Kazım Yiğit Akalın, kararın Silivri duruşmalarından bağımsız olmadığını, duruşmada “iddianame çöktüğü için” iktidarın yeni gündemlere yöneldiğini savundu.

“KILIÇDAROĞLU TEDBİRİ KALDIRIP DAVAYI KESİNLEŞTİREBİLİR”
Akalın sözlerine, “Buradaki yargılamayı izliyorsunuz, heyet başkanını görüyorsunuz, verecekleri kararlarla ilgili tahminlerde bulunabilirsiniz. İstinaf mahkemesi öyle değil kararı 3 istinaf hakimi dışında kimse bilemez. Çünkü duruşma yapmaz. Karardan birkaç gün önce çıkacağı günün söylenmesi, Kılıçdaroğlu’nun video çekmesi başlı başına yargının bağımsız olmadığını gösteriyor” diyerek başladı.
Tedbir kararını değerlendiren Akalın, “Cumhuriyet Halk Partisi’ne ben Kemal Kılıçdaroğlu’nu atadım ne demek? Davada CHP davalı taraf. Kemal Kılıçdaroğlu aslında yer değiştirdi. Davacıların tarafındayken tedbirle davalı oldu. Nitekim biliyorsunuz daha kayyum kararı tebliğ edilmeden önce Cumhuriyet Halk Partisi’nin o tarihteki avukatları aslında gerçek avukatları temyiz talebinde bulunmuştu. Kılıçdaroğlu ekibi gelince temyizde tedbire ilişkin kısmından feragat ettiler. Bu ne demek? Kılıçdaroğlu isterse yarın
zaten kesinleştirebilir kendi genel başkanlığını. Tedbiri kaldırıp davayı kesinleştirebilir. Tabi başka bir skandal çıkmasın diye yapmıyor veya başka bir hesap var” dedi.
“BU SADECE KOLTUK SEVDASIDIR”
Akalın, “Organize planlı bir kötülük bu. Karar çıkmadan önce biliniyordu. Karar çıktıktan sonra doğrudan yazı yazıldı avukatlar azledildi. Hızlı şekilde temyizden tedbir kısmından feragat edildi. Olmayacak şekilde emniyete adeta talimat verir biçimde talepte bulunuluyor, genel merkez boşaltılıyor. Diyorlar ya ‘devlet aklı’ falan, bunları geçin. Mümkün olduğu kadar karar kesinleşmesin seçime tedbirli gidilsin istiyorlar. Kurtlar Vadisi havaları katıp da sanki işte çok ulu bir devlet var da… İnsanların bazı belli bir kesimin tepki göstermesini engellemek amacıyla yapıyorlar. Çocuk kandırmayı bırakın kimse aklımızla alay etmesin. ‘Tedbir varken olağanüstü kurultay yapamam’ diyor, bari tutarlı olun öyleyse olağan kurultay da yapamazsınız. Siz geçici olarak devlet tarafından kayyum atandınız, Yargıtay karar verince kayyumluğunuz bitecek. Yargıtay 10 yıl sonra karar verirse ne olacak? Bir süre kısıtı yok. Kılıçdaroğlu 10 yıl o koltukta mı oturacak? Bu sadece bir koltuk sevdasıdır, timsah gözyaşlarını geçin” ifadelerini kullandı.
