Arkeolojinin sembol isimlerinden Prof. Dr. Halet Çambel’in Boğaziçi Üniversitesi’ne bağışladığı kişisel arşivine ait parçaların bir müzayedede satışa sunulduğu haberimizin üzerine üniversite yönetiminden açıklama geldi. İddiaları reddeden Boğaziçi Üniversitesi, "envanterindeki hiçbir arşivin satılmasının söz konusu olmadığı"nı belirtti.
Bunun üzerine, müzayede evinin resmi sitesinde yayınlanan satış bilgileri, belge ve fotoğrafların Halet Çambel'in arşivine ait olduğunu söyleyen Mimari Restorasyon Kültür Varlıklarını Koruma Derneği Başkanı Serhat Şahin yaptığı açıklamada:
"Boğaziçi Üniversitesi’nin kamuoyu açıklamasına karşı şunu söylemek isterim ki; zaten şimdiye kadar hiçbir resmi kurumumuzun öz eleştiri yaptığını görmediğimizden Boğaziçi Üniversitesi yetkililerinin de müzayedeki Halet hocamızın terekesine ait satışa ve Sayıştay Raporlarına istinaden ortaya koyduğumuz tespitlerimize karşı samimi bir açıklama beklemek hayal olurdu. Keşke Boğaziçi Üniversitesi kamuoyu duyurusunda 'Halet Çambel’in üniversitemize kayıt altına alarak bağışladığı ve bu kayıtla teslim aldığımız arşivin fiziksel durumunu iddia sahibine ve konunun uzmanlarına sonuna kadar açıyoruz' şeklinde yapsalardı daha samimi olurlardı" dedi ve sözlerine şöyle devam etti: "Bu bağlamda mesleki etik ilkeleriyle kimin bağdaşamadığını da bizler ve kamuoyu daha iyi anlamış olurduk."
Öte yandan Şahin, müzayede evinin yetkilisinin satışı doğruladığını ve resmi sitesinden satış duyurusunu kaldırdığını da vurguladı.

'ARŞİV NASIL ORTAYA DÖKÜLDÜ'
Gazetemize açıklama yapan Halet Çambel'in öğrencisi ve asistanı arkeolog ve akademisyen Dr. İlknur Türkoğlu ise: "Halet hocanın kişisel arşivinden mektupları gibi belgelerin Phebus mezat şirketince açık arttırmaya çıkarılmış olması ne yazık ki endişelerimizi doğruladı. Kişisel arşivini nasıl ve kim tarafından bu şekilde ortaya döküldüğünü bilmiyorum ama bu gelişme Kırmızı Yalı'nın ve tüm arşivin, Halet hocamın vasiyet ettiği gibi korunabileceği konusundaki korkularımız arttırıyor" dedi ve ekledi: "Kırmızı Yalı'nın durumu hakkında da Halet Çambel öğrencileri olarak 6 Mayıs günü saat 11.00 de yalı önünde bir basın açıklaması yapacağız. Umarım bu defa hocamızın vasiyetinin yerine getirilmesi için bir adım atılır."

TÜRKOĞLU: "MÜZAYEDEYE ÇIKAN BELGELER HALET HOCA'NIN ARŞİVİNDEN"
Dr. İlknur Türkoğlu.
(Arkeolog, akademisyen)
"Müzayede evinin sitesinde satışa çıkarılan ve yayınlanan belgeler ve fotoğraflar Halet Hoca'nın arşivindendir. 1991'den öldüğü 2014 yılına kadar Halet hocamın yanında asistan öğrencilik yaptım ve Kırmızı Yalı'da ve hocamın kazısında, arşivini düzenledim, kitaplarının, fotoğraflarının envanterini yaptım, kazısının çizimlerini yaptım. O yıllarda maddi zorluklarla okuyan bir üniversite öğrencisiydim ve Halet hoca eğitim hayatımda bana çok destek oldu. Dolayısı ile o benim ikinci annem, Kırmızı Yalı da ikinci yuvam gibi olmuştu. Halet hocanın yanında çalışan son asistan öğrenci bendim. 2024 yılında orada geçirdiğim yılları anlattığım Kırmızı Yalı isimli bir kitap yazdım ve yayımlandı.
Halet hocam ölümünden bir süre önce, o zaman için en doğru kararı vererek yalıyı ve arşivini Boğaziçi Üniversitesi'ne enstitü ve araştırma merkezi olmasını vasiyet etti ve bu şartla bağışladı. En doğru karar diyorum çünkü o binanın restorasyonu ve evdeki büyük arşivin olduğu gibi korunması büyük meblağ, maddi güç ve hassasiyet gerektiren bir işti.
Yalının restorasyonu öncesi evdeki tüm arşivin envanterlenerek Boğaziçi Üniversitesine taşındığını biliyoruz. Kırmızı Yalı sadece hocamın kişisel arşivi olarak değil, Osmanlı ve Türkiye Tarihi, arkeoloji tarihi, Cumhuriyet Dönemi sanatçılarının Halet hoca ve Nail Çakır ile bağlantıları gibi pek çok konuda da paha biçilmez değerdedir. Restorasyon bitti ve 6 yıldır yalı kaderine terk edildi. Özellikle Boğaziçi Üniversitesine kayyum arabasından sonraki kaotik süreç, yalının da akıbeti konusunda endişelerimizi arttırdı.
2025 kışı Şubat ayında yalıya yaptığım ziyarette içeride bir bekçi olduğunu, yapının tamamen korunmasız olduğunu ve içinin neredeyse tamamen boşaltılmış olduğuna şahit oldum. Bu benim için gerçekten acı ve endişe verici bir deneyimdi, çünkü Halet hocaya ve Nail beye büyük bir vefa borcum var."

ŞAHİN: "AÇIKLAMA KAMUOYUNU HİÇ TATMİN ETMEDİ"
Serhat Şahin
(Yüksek Mimar - Tarihi Çevre ve Restorasyon Uzmanı
Mimari Restorasyon Kültür Varlıklarını Koruma Derneği Başkanı)
"Boğaziçi Üniversitesi’nin kamuoyu açıklaması maalesef ortaya koyduğumuz tespitlerin açığa çıkması konusunda hem bizleri hem de tüm kamuoyunu hiç tatmin etmedi. Açıklamalarımda Sayıştay raporlarında açık bir şekilde sadece Halet Hanım’ın arşivi değil; Abdullah Kuran, Aziz Ogan, Feza Gürsey, İsmail Hakkı Baltacıoğlu, Robert Kolej, Amerikan Kız Koleji, Boğaziçi Üniversitesi Arşivi,Scott Ailesi Koleksiyonu’nun kayıtlarının olmadığı ifadelerine karşı Boğaziçi Üniversitesi’nin kamuoyu açıklamasında bu raporlardan hiç bahsedilmemesi de çok üzücü ve düşündürücüdür. Halet Hanım’ın 1376 adet taşınırın toplam 3000 adet tarihi eserin akıbeti bu bağlamda kocaman bir soru işaretidir.
Ayrıca bu '3000 Adet Tarihi Eserin Uygun Koruma Önlemleri Alınarak Kandilli Rasathanesi Depolarından Halet Çambel Yalısı’na Taşınması İşi' için 2022 yılında 519 Bin 200 TL harcanan paraya karşılık bu eşsiz evrakların hala boş duran yalıya taşındığı konusunda da ciddi endişelerimiz olduğunu belirtmemize rağmen üniversitenin kamuoyu açıklamasında hiç bahsedilmemesi de üniversitenin bu konuda samimiyetinin hiç olmadığını göstermektedir. Bunun yanında Halet Hanım’ın bağışladığı yalının restorasyonunun bitmesine rağmen beş yıldır hocamızın vasiyeti olan Halet Çambel ve Nail Çakırhan Arkeoloji, Geleneksel Mimarlık ve Tarih Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin neden hala açılamadığı konusunda da hiçbir açıklama gelmemesi üniversitenin hocamıza karşı bir ayıbıdır. 'Bu enstitünün sabit maliyetlerini karşılayamıyoruz' açıklamalarını kabul etmiyorum. Türkiye’nin bir numaralı üniversitesinin rektörlük makamı şikayet makamı değildir. O makamın temsilcisi çözüm üretir. Üretecek gücü de vardır o makamın.
Ayrıca bu ayıbın yanında bir başka ayıp da Halet Çambel Hoca’mızın arşivinden sorumlu ve hocanın hep yanında bu çalışmaları sürdüren Boğaziçi Üniversitesi’nden Prof. Dr. Aslı Özyar ve Prof. Dr. Ayşe Selçuk Esenbel’in de kamuoyunu aydınlatmakla ilgili hiçbir açıklama da bulunmamalarıdır. Hocamızın aziz hatırasına karşı yükümlü olduklarını da hatırlatmak isterim.
Son olarak; kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi adına üniversitemizden gerekli hassasiyetin gösterilmesini hala ve ısrarla beklemekteyiz. Gelmezse yasal yollardan bu sorulara cevap almak adına gerekli işlemleri de başlatırız elbette. Kamuoyuna saygılarımızla..."

BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTESİ'NİN AÇIKLAMASI
Boğaziçi Üniversitesi'nin yaptığı açıklamanın tamamı şöyle:
“Bugün çeşitli basın yayın organlarında çıkan, merhume “Halet Çambel’in Üniversitemize bağışladığı arşivin müzayedede satışa çıkarıldığı”na ilişkin haberler üzerine kamuoyunu bilgilendirme gereği doğmuştur.
Söz konusu haberde yer alan iddialar gerçeği yansıtmamaktadır. Boğaziçi Üniversitesi envanterinde bulunan, tarihi ve kültürel değeri haiz herhangi bir arşivin satılması, devredilmesi veya elden çıkarılması kesinlikle söz konusu değildir. Üniversitemiz, kendisine emanet edilen tüm akademik ve kültürel mirası titizlikle korumakta ve gelecek kuşaklara aktarılması için gerekli tüm sorumluluğu yerine getirmektedir.
Ayrıca, merhume Halet Çambel’e ait kültürel mirasın korunması ve zenginleştirilmesi amacıyla, mevcut koleksiyonumuzu tamamlayacak nitelikteki diğer eserlerin de temin edilerek Üniversitemiz bünyesindeki koleksiyona kazandırılması yönünde gerekli girişimler başlatılmıştır.
Doğruluğu Üniversitemize teyit ettirilmeden yayımlanan bu tür yanıltıcı haberlerin gazetecilik etik ilkeleriyle bağdaşmadığını önemle vurgular; kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi adına gerekli hassasiyetin gösterilmesini beklediğimizi ifade ederiz. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”

SAYIŞTAY RAPORLARI ORTAYA KOYDU
Boğaziçi Üniversitesi Sayıştay Denetim Raporu’ndaki ibareler…



