Boğaziçi Üniversitesi akademisyenlerinden 'karanlık finansman' haberine tepki: 'Hak aramak suç değildir'

Boğaziçi Üniversitesi akademisyenlerinden 'karanlık finansman' haberine tepki: 'Hak aramak suç değildir'

20.02.2026 13:16:00
Güncellenme:
Haber Merkezi
Takip Et:
Boğaziçi Üniversitesi akademisyenlerinden 'karanlık finansman' haberine tepki: 'Hak aramak suç değildir'

Boğaziçi Üniversitesi akademisyenleri, iktidara yakınlığıyla bilinen bir basın organında yer alan ''Boğaziçi Üniversitesi’nde 2021 yılından bu yana akademisyenler tarafından adalet arayışı için açılan davaların arkasında 'karanlık bir finansmanın' bulunduğu'' iddiasına ilişkin açıklama yaparak tepki gösterdi.

Boğaziçi Üniversitesi’nden bir grup akademisyen, iktidara yakın Yenişafak'ın ''Boğaziçi Üniversitesi’nde 2021 yılından bu yana akademisyenler tarafından adalet arayışı için açılan davaların arkasında “karanlık bir finansmanın” bulunduğu'' iddiasına ilişkin açıklama yaparak; “Hak aramak suç değildir” ifadelerini kullandı. 

Akademisyenlerin açıklamasında şunlar kaydedildi: 

''Bir basın organının 16 Şubat 2026 tarihinde yayınlanan köşe yazısında, Boğaziçi Üniversitesi’nde 2021 yılından beri adalet arayışı için açılan hukuk davaları gündeme getirilmiştir. İlgili haberde açılmış bulunan davaların sayısı gerçeği yansıtmayan bir şekilde abartılarak ve bunun yanında davaların masraflarının “karanlık bir finansman” tarafından sağlanmış olabileceği ithamı ileri sürülerek biz akademisyenler hedef gösterilmiş bulunuyoruz.

En temel anayasal haklarımızı kullanarak yürütmekte olduğumuz hukuk arayışımızın kriminalize edilmesi kabul edilemez. Türkiye Cumhuriyeti hukuk sistemine başvurmak, her yurttaşın en tabii hakkıdır. Bu hak kullanımıyla üçüncü şahısların mağdur edildiği, üniversitedeki çalışmaların aksadığı yönündeki temelsiz iddialar ve hak arayışına giren akademisyenleri “organize ve kriminal” bir yapının üyeleri olarak tanımlayan ithamlar en başta ülkemizin adalet sistemine ve hukukun evrensel ilkelerine saldırı niteliğindedir.  

Yargı yoluna başvurmak ve hukuki denetim talep etmek, yapılan adli başvuruların kabulü ya da reddinden bağımsız olarak anayasal haklardır. Akademik teamüllere tamamen aykırı bir şekilde ve çoğu zaman da hukuk kuralları göz ardı edilerek verilen ilanlarla, ilgili bölümlerin iradesi yok sayılarak kadrolaşma amacıyla gerçekleştirilen öğretim üyesi alımlarına karşı ilgili bölümlerimizden birçok öğretim üyesi dava açmışlardır ve açmaya da devam edeceklerdir. Nitekim, açmış olduğumuz davaların kayda değer bir miktarı kazanılmıştır. Kazanılan davaların masraflarını davaların muhatabı olan üniversite yönetimi, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının—yani bizlerin—vergileri üzerinden ödemektedir. Sorgulanması gereken, davalara konu olan kararları ya bilerek ya da yeterince düşünmeden alan mevcut Rektörlük makamıdır. 

''HABERDE BELİRTİLEN YÜKSEK MEBLAĞLAR DÜZEYİNDE OLMASI SÖZ KONUSU DEĞİLDİR''

Ayrıca, söz konusu ithamların yargı bağımsızlığını hedef alması söz konusudur. Her hukuki sürecin meşruiyetine “karanlık finansman” iddiasıyla gölge düşürme çabasının oluşturabileceği hasarların boyutunu kamuoyunun takdirine bırakıyoruz. Eklemek isteriz ki, her bir davayı ilgili öğretim üyesi avukatlarla kendisi istişare etmektedir ve masraflarının sorumluluğunu da tamamen kendi üzerine almaktadır. Kanunun izin verdiği en alt sınırdan ücret ödenen bu davaların masrafları mütevazi düzeyde olup yapılan maksatlı haberde belirtilen yüksek meblağlar düzeyinde olması söz konusu değildir.

''ADALET ADINA HUKUKA TAŞIDIK VE TAŞIMAYA DEVAM EDECEĞİZ''

Unutmayalım ki, Boğaziçi Üniversitesi’nin liyakat temelli yapısına verilen darbeler aslında gençlerimizin iyi ve kaliteli eğitim alma hakkını hedef almaktadır. Bizler, anayasal haklarımız çerçevesinde, Boğaziçi Üniversitesi’nde yanlış ve usulsüzce yürütüldüğünü düşündüğümüz işlemleri adalet adına hukuka taşıdık ve taşımaya devam edeceğiz.''