Bülent Arınç'tan dikkat çeken 'okul saldırıları' tepkisi: 'Bu ne biçim bir yozlaşma?'

Bülent Arınç'tan dikkat çeken 'okul saldırıları' tepkisi: 'Bu ne biçim bir yozlaşma?'

21.04.2026 10:10:00
Güncellenme:
ANKA
Takip Et:
Bülent Arınç'tan dikkat çeken 'okul saldırıları' tepkisi: 'Bu ne biçim bir yozlaşma?'

Eski TBMM Başkanı Bülent Arınç, Kahramanmaraş'taki okul saldırısına değinirken, "Babası Emniyet mensubu, adamda beş tane tabanca, iki tane tüfek var. Oğlunu atış poligonuna gönderiyor. Bu ne biçim bir yozlaşmadır? Bence katile verilecek ceza kadar ona da ceza verilmesi lazım" dedi.

Eski TBMM Başkanı Bülent Arınç, Bingöl Üniversitesi’nde katıldığı "Bir Mezunun Yol Haritası" programındaki konuşmasında, "ahlakın siyasetten de ekonomiden de ayrı tutulamayacağını" ifade etti.

Kahramanmaraş'taki okul saldırısına değinen Arınç, "Babası Emniyet mensubu, adamda beş tane tabanca, iki tane tüfek var. Oğlunu atış poligonuna gönderiyor. Bu ne biçim bir yozlaşmadır? Bence katile verilecek ceza kadar ona da ceza verilmesi lazım. Ama bunlar önlenebilecek mi? Hem acil, hem orta vade, hem uzun vadede eğitim konusunu tekrar ele almamız lazım. Bu bir beka meselesidir" dedi.

Arınç, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Siyasetin içinden ahlakı çıkaramazsınız. Ekonominin içerisinden ahlakı çıkaramazsınız. Bugün ahlak yoksunluğu yaşıyoruz. Olmayan tek şey maalesef bu. Yani 'siyasette ahlak olmalı mı, olmamalı mı?' anketinde 'olmasa da olur' çıkıyor. Bu bir felakettir. Şu liselerde, ortaokullarda yaşanan facialara bakar mısınız? Ne güzel evlatlarımızı kaybettik. Allah onları cennetine koysun, öğretmenlerimizi de.

Ama aynı cani, aynı okuldan çıkıyor; aynı sınıftan çıkıyor. Bu nasıl bir iş ya Rabb’im? Babası emniyet mensubu, adamda beş tane tabanca, iki tane tüfek var. Oğlunu atış poligonuna gönderiyor. Bu ne biçim bir yozlaşmadır? Bence katile verilecek ceza kadar ona da ceza verilmesi lazım. Ama bunlar önlenebilecek mi? Hem acil hem orta vade hem uzun vadede eğitim konusunu tekrar ele almamız lazım. Bu bir beka meselesidir."

"SIRADAN SİYASETÇİ OLMANIN ZAMANI DEĞİL"

"Meşhur sosyologlardan Arendt zannediyorum, 'Kötülüğün Sıradanlaşması' diye bir kitap yazdı. Bugün bütün dünyanın felaketi budur. Devlet adamlarına bakın; başta Trump. Adamın iyi bir yanı yok. Zehir gibi bir adam. Onun gibi çok benzerleri de var. Yolsuzluklar sıradanlaştı. Adaletsizlikler sıradanlaştı. Bütün dünyada böyle. Devlet adamlığında bir lider yok. Fransa’da yok, İtalya’da yok, İngiltere’de yok. Hepsi kendi içinde sıkıntılı. Biz Türkiyemizde, kendi ülkemizde işin en iyisi olacağız. Bu işi en iyi kim yapabilir? İşte içinizden biri böyle olur. Sıradan siyasetçi olmanın zamanı değil.

Türkiye’de işsizlik problemi var deniyor, ki var şüphesiz. 'İki üniversiteyi bitirdim, iki diplomam var' deniyor. Şu anda bizim 200 civarında üniversitemiz var. İkincisi de hukuk fakültelerini de her yeri açmanın gereği yok. Çünkü her yerde olunca kalite azalıyor. Öğretim üyesi yok, profesör yok. Hukuk fakültesi sayısı çok fazla. İletişim fakültesi sayısı çok fazla. Şimdi diş hekimliği fakültelerinin sayısı çok fazla oldu. Psikoloji bölümlerinin sayısı çok fazla oldu. Biz aynı kapasitede bunları karşılayamıyoruz."