Çarşı ve pazarlar ateş pahası

KONUK YAZAR | Anıl Talat Eryontuk, Cumhuriyet'in Ege'si için yazdı...

12 Ekim 2021 Salı, 12:50
Çarşı ve pazarlar ateş pahası
Abone Ol google-news

Pandemi ile birlikte hayat pahalılığı dayanılmaz hal aldı. 

Özellikle ekonominin nabzının attığı pazaryeri ve çarşılarda bunu görmek hiç zor değil.

Vatandaş da esnaf da tek bir ağızdan “Gidişat berbat, hep beraber batıyoruz” diyor.

Duyan var mı peki?

Maalesef!

Artan enflasyon ne yazık ki yoksulluğu iyice derinleştirmekte.

Esnaf artan girdi ve maliyetlerden vatandaş ise düşük alım gücünden şikayetçi.

Hal böyle olunca içinde bulunduğumuz yoksulluk dar boğazında ekonomi üzerinden hamaset edebiyatı yapmak inanın halk nezdinde karşılık bulmuyor.

Ülkede her şeye her gün yeni bir zam geliyor.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre ise Ekonomik Güven Endeksi Eylül ayında bir önceki aya göre yüzde 1,6 oranında artarak yüzde 102,4 değerine yükseldi.

Gel de gülme öyle değil mi?

Bir de TÜRK-İŞ’in 2021 yılı Eylül Ayı Açlık ve Yoksulluk Raporu’na bakalım; 

Raporda 4 kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarının yani açlık sınırının 3 bin 49 lira olduğunu,

Gıda harcaması ile birlikte giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarının ise yani yoksulluk sınırının 9 bin 931 lira 59 kuruş olduğunu,

Bekâr bir çalışanın ‘yaşama maliyetini’ ise aylık 3 bin 709 lira  25 kuruş olarak açıkladı.  

Vatandaş olarak AKP’ye şöyle seslenmek geliyor içimizden:

“Ey AKP halkın aç, halk değil ay sonunu getirmeyi akşam evine götürecek ekmeği zor alıyor. Sen halen kendi keyfindesin!”

Bakınız!

Eğer kendi sebzesini meyvesini yetiştiren Ege pazarları pahalılıktan söz ediyorsa ülkem yangın yeri demektir.

Pazardan ne alırsan al kilosu 8 - 10 TL’den aşağı değil.

Yani pazar el mi yakıyor, can mı yakıyor, can mı sıkıyor ne derseniz deyin lakin buna bir çözüm bulun artık.

Görünen o ki genel ekonomik durumla ilgili kötümserlik devam etmekte.

Türkiye ciddi bir açmazla karşı karşıya.

Ciddi bir ekonomik kriz var.

Ekonomide konut ve yol inşaatı gibi döviz getirmeyen ve rant olgusu yüksek olan projeler maalesef ekonomiye ilaç olmuyor artık.

Uluslararası sermaye de gelişmekte olan ülkelerden kaçtı.

Yani para bulmak giderek zorlaşıyor. 

Cari açık ise giderek büyüyor.

Sanırım sağlıksız büyümenin bedelini ödüyoruz şu günlerde

Ekonomik sıkıntılar böyle sürmeye devam ederse, IMF’ye değil borç vermek, yeni bir stand-by anlaşması imzalayacağız bu böyle biline.

Sayın Cumhurbaşkanı’nın meşhur sözüyle noktalayalım yazımızı biz de o zaman:

Allah yar ve yardımcımız olsun! 

Yoksa işimiz çok zor