CHP'li Toprak 'Gri liste'den sonraki adımı açıkladı: Kara liste

CHP Genel Başkan Koordinatör Başdanışmanı Erdoğan Toprak, “Kaynağı belirsiz servetlerin legalleştirilmesine, terörün finansmanına karşı mücadelede gerekli adımları atmayan, şeffaf ve yasal düzenlemeleri hayata geçirmeyen bu iktidar yüzünden Türkiye’yi Gri Liste’ye aldı. Bir sonraki aşama Kara Liste” açıklaması yaptı.

24 Ekim 2021 Pazar, 11:18
CHP'li Toprak 'Gri liste'den sonraki adımı açıkladı: Kara liste
Abone Ol google-news

CHP Genel Başkan Koordinatör Başdanışmanı Erdoğan Toprak ve İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak, yaptığı yazılı açıklamada, Türkiye’nin Uluslararası Mali Eylem Görev Gücü (FATF) tarafından “gri listeye” alınmasını ve Merkez Bankası’nın faiz indirimi kararını değerlendirdi. “Kendisini ekonomist ilan eden bir şahsın, kerameti kendinden menkul bir iktisat teorisini ispatlama inadı ve hırsı uğruna, ülkenin geleceği yok ediliyor” açıklamasını yapan, Toprak’ın değerlendirmeleri şöyle:  

“BİR SONRAKİ AŞAMA KARA LİSTE"

"ABD Temyiz Mahkemesi Halkbank’ın itirazını reddedip İran yaptırımlarını delmekten yargılanmasına karar vererek, ABD hazinesine milyarlarca dolarlık yaptırım ve para cezası uygulamasının yolunu açtı. Türkiye’nin de kurucusu olduğu Uluslararası Mali Eylem Görev Gücü (FATF), yıllardır uyarmasına rağmen kara para aklamaya, kaynağı belirsiz servetlerin legalleştirilmesine, terörün finansmanına karşı mücadelede gerekli adımları atmayan, şeffaf ve yasal düzenlemeleri hayata geçirmeyen bu iktidar yüzünden Türkiye’yi Gri Liste’ye aldı. Bir sonraki aşama Kara Liste. İktidar tüm uyarılarımıza karşı, bu yıl 7’ncisini yürürlüğe koyduğu, süresi 6 ay daha uzatılan Varlık Barışı-Servet Affı yasalarıyla yıllardır kara paracılara, kayıt dışı servetlere göz yumup ülkeyi kara para cennetine çevirdi. Yargının eli kolu bağlanıp yolsuzluk ve rüşvetin üzeri örtüldü. 

GEÇEN YIL GELECEK GRİ LİSTE BU YIL GELDİ

 İktidar, ülkenin mali itibarına, yatırım ve sermaye güvenliğine ağır hasar veren bu uygulamalarıyla, kara para ve narko devletlerin yer aldığı Gri Liste’ye Türkiye’nin alınmasının kapısını kendisi açtı. Geçen yıl sonunda FATF’ın uyarılarına uyum için apar topar getirdikleri yasayla göz boyamaya çalışırken, aksine derneklere, STK’lara yargı kararı olmaksızın el koyma, kayyum atama düzenlemelerini geçirdiler. Kimse bu aldatmacayı yutmadı ve geçen yıl gelecek Gri Liste bu yıl geldi. 

CUMHURBAŞKANI TEK SORUMLU

 İktidar yine her şeyi dış güçlerin oyunu olarak sunma yalanına sarılıyor. Merkez Bankası’nın faiz indirimi kararının Saray’ın emriyle alındığını Mısır’daki sağır sultan bile biliyor. Merkez Bankası Başkanını, Saray’a çağırıp talimatı veren, gece yarısı kararnamesiyle Başkan Yardımcılarını ve Para Politikası Kurulu (PPK) üyelerini görevden alıp yaptığı atamalarla PPK’yı emre amade şekilde dizayn eden Cumhurbaşkanı; ekonomi, döviz, faiz kaosunun tek sorumlusudur. Asli görevi fiyat istikrarını sağlamak, TL’nin değerini, itibarını korumak olan Merkez Bankası, Cumhurbaşkanı sayesinde enflasyon ve fiyat istikrarsızlığının, TL’nin değer ve itibar kaybının baş aktörü konumundadır.

İKTİDARIN GÖLGESİNDEKİ TOBB BİLE...

 Tüm anket ve kamuoyu araştırmalarında siyasi ve toplumsal desteğini hızla kaybeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, manipülasyondan bıktığını, artık anketlere inanmadığını söylüyor. Tavsiyem, emrindeki TÜİK’in her ay yaptığı Tüketici Güven Endeksi (TÜGE) Anketi’nin Ekim ayı sonuçlarına bakması. Hane halklarının iktidara, ekonomi yönetimine güveni, 2008-2009 finansal krizi ve 2009 Şubat’ından bu yana 152 ay ve 12,5 yılın en düşük değerinde, 76,8 puanla dipte! Ankette mevcut ekonomik durum ve gelecek 12 ayda hanenin maddi durum beklentisi en sert düşüşü gösterirken, TÜİK’e göre halk, haneler, aileler iktidarın ne bugün ne gelecek 12 ayda sorunları çözemeyeceğini, ülke ekonomisini ayağa kaldıramayacağını, her şeyin daha kötüye gideceğini öngörüyor, düşünüyor. İktidar gölgesindeki TOBB bile ekonomideki kaos ve belirsizlikten tedirgin olduğunu açıklamak zorunda kaldı. İktidarın ülke ve millet için yapacağı en hayırlı iş; artık ülkeyi yönetemediğini, sorunları çözmeyi beceremediğini, akıl ve bilime inanmadığını itiraf edip, iktidarını sandıkta halk iradesiyle tecelli edecek, halkın umudu olacak yeni bir iktidara demokratik şekilde devretmektir.”