38.CHP Olağan Kurultayı’na ilişkin mutlak butlan kararı ile CHP Genel Başkanlığına atanan Kemal Kılıçdaroğlu, bayramın birinci günü gazetecilerle bir araya geldi. Kılıçdaroğlu, “partide yeni bir kurultayın yapılacağı zamana'' ilişkin soruya ''Elimde olsa bu sabah kurultaya giderim'' yanıtını verdi. Cumhuriyet Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi ve hukukçu avukat Başar Yaltı ise Kılıçdaroğlu’nun bu yanıtının bir zorunluluk değil, tercih olduğunu belirtti. Yaltı, Kılıçdaroğlu’nun istemesi durumunda parti meclisi üyeleriyle kurultay kararı alabileceğine dikkat çekti.

“YARGITAY KARARI BEKLENMELİYDİ”
Bu gibi davalarda tedbir kararının mahkeme kararının infazı anlamına geleceği için olağanüstü durumlar olmadıkça tercih edilmemesi gerektiğini söyleyen avukat Yaltı, “BAM 36. Hukuk Dairesinin kararı zaten yanlış, bariz taktir hatası içeriyor. Üstelik mutlak butlan kararı kesinleşmeden verilen, yanlış kararın infazı niteliğindeki tedbir kararı hatanın üzerine tuz biber ekiyor” ifadelerini kullandı. “Çünkü yaklaşık 3 yıldır yürüyen bir süreç var, gecikmesinde sakınca yaratacak bir durum bu süre içinde ortaya çıkmamışsa artık tedbir kararı verilmesinin hukuksal koşulları oluşmamış demektir” uyarısında bulunan avukat Yaltı, “Bu tür kararlar kesinleşmeden uygulanamayacak kararlar olduğundan, Yargıtay’ın olası onama kararı beklenmeliydi. Üstelik Yargıtay’ın böyle bir onama kararı vereceğinin de hiçbir garantisi yok. Tedbir kararı tamamen siyasi bir karardır, böyle bir kararı hukuk fakültesinden yeni mezun bir hakim bile vermez” dedi.
“KILIÇDAROĞLU SÜRESİNİ UZATMAYA ÇALIŞIYOR”
Tedbir kararı ile Özgür Özel’in genel başkanlığından öncesine dönüldüğünü anımsatan avukat Yaltı, “Kılıçdaroğlu parti meclisini toplayıp kurultay kararı alabilir. Önünde hiçbir engel yok. Ancak bunun yerine topu yargıya atarak kendi süresini uzatmaya çalışıyor” tespitinde bulundu. Bu süreçte Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) da sorumluluk almaktan kaçındığını belirten avukat Yaltı, “Kanunlar açık. Siyasetçilere seçildiklerine ilişkin mazbatayı Yüksek Seçim Kurulu verir” anımsatmasında bulundu. İtiraz sonrasında YSK’nin, Özgür Özel’in mazbatasını iptal etmediğinin altını çizen avukat Yaltı, “Haliyle mazbata halen Özel’de. Hatta YSK, kendisine gönderilen mahkeme kararını iade etti. ‘Biz sizin mahkemenizin infaz yeri değiliz’ dedi. Ancak YSK Başkanı, iktidar temsilcileriyle ters düşmemek için bunu açık açık ortaya koyamadığından bir karmaşa oluştu” dedi.
“Yargıtay öncelik vermeli”
Bu karmaşanın oluşmasının hem siyasi iktidarın hem de siyasi iktidarla ters düşmek istemeyen YSK başkanı ve üyelerinin işine geldiğini belirten avukat Yaltı, “Bu aşamada son sözü Yargıtay söyleyecek artık. Yargıtay esasa girmeden usulen verilen tedbir kararını öncelikle incelemelidir. Ayrıca Yargıtay ilgili dairesi Türkiye’de daha fazla kargaşa yaşanmaması için dosyayı öne alarak incelemelidir. Esastan da bir karar verecektir nasıl olsa ama bir an önce tedbir konusunda karar vermelidir” ifadelerini kullandı.
“Kargaşaya PM son verebilir”
Yargıtay’ın bu hukuksuz kararı kaldırması gerektiğini söyleyen avukat Yaltı, sözlerine şöyle devam etti: “Ülkemizde hukukun kırıntısı varsa Yargıtay bu kararı bozmalıdır. Ama siyasi ortam BAM 36. Hukuk Dairesinin kararını satın almış gözüküyor. Kılıçdaroğlu da tedbir kararı her an bozulabilecek, kaldırılabilecek bir karar olduğunun farkında olduğu için Kurultay sürecini uzatmak istiyor. Yoksa CHP Tüzüğüne göre MYK’nın alacağı Kurultay kararını Parti Meclisi onaylarsa parti kurultaya giderek bu kargaşaya son verebilir. Türkiye’nin de buna ihtiyacı var. Kılıçdaroğlu da bir an önce parti meclisini toplayıp kurultay kararı almalıdır.”
