CHP İstanbul Milletvekili Gökhan Günaydın, kamuoyunda “Sosyal Medya Yasası” olarak bilinen 7578 sayılı “Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”un iptali ve yürürlüğünün durdurulması istemiyle Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) başvurdu.
Günaydın’a TBMM Sağlık Komisyonu Üyesi Milletvekilleri; Serkan Sarı, Kayıhan Pala, Aylin Yaman ve Mühip Kanko eşlik etti.
Günaydın ve beraberindeki heyet başvurunun ardından Ahlatlıbel Parkı’nda basın açıklaması yaptı. Gökhan Günaydın, açıklamasında şunları kaydetti:
“Bu, sosyal sigortalar kanununda değişiklik yapılmasına ilişkin bir kanun. Ancak içinde internet ve oyun düzenlemeleri var. İçinde ulaşım politikasına ilişkin hükümler var. İçinde koruyucu aileler ve bakıma ihtiyaç duyan çocuklara ilişkin düzenleme var. Dolayısıyla tam bir biz diyelim ‘çorba’, siz deyin ‘torba’ böyle bir kanun. Peki TBMM’de nasıl görüşüldü bu? Önemli bir bölümü internet ve oyuna ilişkin düzenlemeler. Ancak bu Dijital Mecralar Komisyonu yerine, Sağlık Komisyonu’nda görüşüldü. Özel bir düzenleme olarak ele alınmadı ve burada bulunan komisyon üyesi milletvekili arkadaşlarımızın bütün itirazlarına rağmen Dijital Mecralar Komisyonu’na sevk edilmedi. Neden bunu talep ettik? Çünkü bu alan özel bilgi gerektiren, uluslararası küresel yansımaları olan, son derece önemli bir ihtisas alanı. Buna karşılık Sağlık Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bürokratlarının katkısıyla TBMM’ye getirildi ve geçirildi. Bu zaten başlı başına absürt bir durum.
BU DÜZENLEMELER NE GETİRİYOR?
Peki ne getiriyor bu düzenlemeler? İnternet alanına bir düzenleme getirmek, çocuklara bir koruma kalkanı sağlamak adı altında, kapsamı içerisinde aslında sosyal medyaya yüzde 90’a kadar bant daraltması, oyun sitelerine yüzde 50’ye kadar bant daraltması getiriyor. İçeriğin çıkartılması ve erişim engellemesi meselesi kolaylaştırılıyor. Böylece sosyal medyanın özgürlük alanı daha da kısıtlanıyor. 6, 12, 15 ve 18 yaş gibi dilimlerle çocuklara yaklaşılması gerekirken tek başına 15 yaş düzenlemesi getiriliyor ve 15 yaşın altında çocukların sosyal medyaya girişi yasaklanıyor. Ve bunu sağlamak için de bir yüz tanıma sistemini de içeren, aslında tam olarak ne olduğu da belli olmayan bir düzenleme getiriliyor. Bununla aynı zamanda bir fişleme operasyonunun da çeşitli işaretleri verilmiş oluyor.

"SİYASİ SONUÇLAR YARATABİLECEK BİR DÜZENLEME"
Dolayısıyla sosyal medyayı ve oyun sitelerini, böylesine önemli ölçüde etkileyen, çocuklarımıza ifade özgürlüğü alanına böylesine katı düzenlemeler ve istismara açık düzenlemeler getiren bir yasayı hem iptali hem de yürürlüğünün durdurulması için AYM’ye taşımış bulunuyoruz. Bütün kamuoyunu da uyarıyoruz: Bu teknik bir düzenlemeden çok daha öte, siyasal sonuçlar yaratabilecek bir düzenlemedir. Kamuoyunun da duyarlılığını AYM’nin de duyarlılığını talep ediyoruz.
BELEDİYE OTOBÜSLERİNDEN ÜCRETSİZ YARARLANMA
Belediye otobüslerinden ücretsiz yararlanan ya da indirimli yararlanan yurttaşlarımız var. Merkezi hükümet bu çerçevede yerel yönetimlere bir katkı sağlıyor. Bu katkının hangi kapsamda ve hangi nitelik, nicelikte verileceğini bakanlığa bırakıyor. Bakanlıkların bu yetkilerini keyfi kullandığına ilişkin yüzlerce, binlerce örnek yok mu bu memlekette? Oysa bir kanuni ölçüt olmalı ve yasa bu ölçütleri ortaya koymalı. Bunu da getirmiyorlar. Bakıma muhtaç, bakıma ihtiyaç duyan çocuklar ve koruyucu ailelere ekonomik ve sosyal destek verilmesi, yine Bakanlığın takdir yetkisi altında ucu açık, keyfi denetimine serbest bırakılıyor. Oysa burada da bir kanuni ölçüt getirilmelidir. Ve nihayet bakıma ihtiyaç duyan ve yurtlarda kalan çocuklarımız üniversiteyi de bitirirlerse artık ancak bir sınav sonrasında kamuda işe başlatılabilecekler. Dolayısıyla çok sayıda çocuğumuz artık kamuya giremeyecek. Üstelik de bu sınavların nasıl yapıldığını bu memlekette çok iyi bildiğimiz için bu da başka bir ayrımcılık ve keyfilik kaynağı olacak.
AYM’YE ÇAĞRI
Gördüğünüz gibi bu torba kanunun içerisinde çocuklarımızdan ailelere kadar, ifade özgürlüğünden yerel yönetimlere kadar kanuni ölçütlük ilkesini hiçe sayan ve ihlal eden çok sayıda düzenleme var. AYM’nin 13 yıldır vermediği yürütmeyi durdurma kararını hiç olmazsa burada bir kere daha düşünmesini ve vermesini hem bu yasa için hem de daha evvel getirdiğimiz ve benzer önem taşıyan yasalar için iptal kararını bir an evvel vermesini ve anayasal devlet sınırları içerisinde ülkemizin kalmasına AYM’nin katkı sunmasını beklediğimizi ifade ediyoruz.”
