Cumartesi Anneleri 1099. haftada Nurettin Yedigöl'ün akıbetini sordu: 'Ağır işkenceye maruz kaldı'

Cumartesi Anneleri 1099. haftada Nurettin Yedigöl'ün akıbetini sordu: 'Ağır işkenceye maruz kaldı'

18.04.2026 14:29:00
Güncellenme:
Haber Merkezi
Takip Et:
Cumartesi Anneleri 1099. haftada Nurettin Yedigöl'ün akıbetini sordu: 'Ağır işkenceye maruz kaldı'

Cumartesi Anneleri 1099'uncu hafta buluşmasında, 45 yıldır haber alınamayan Nurettin Yedigöl için bir araya geldi.

Gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerin yargılanmasını talep etmek için Galatasaray Meydanı’nda 1995 yılından beri oturma eylemi yapan Cumartesi Anneleri bu hafta da meydandaydı.

Kayıp yakınları 1099. haftada, kamuoyuna yine Galatasaray Meydanı'nı çevreleyen barikatların önünden seslendi.

Bu haftaki açıklamada, 1981'de İdealtepe'deki evinden gözaltına alınan ve Gayrettepe’deki 1. Şube’sinde ağır işkence gördükten sonra kendisinden haber alınamayan Nurettin Yedigöl'ün akıbeti soruldu.

26 yaşından sonra kendisinden haber alınamayan Yedigöl için ailesinin 2013'te AYM'ye başvurduğu ancak 'zamanaşımı' gerekçesiyle başvurunun reddedildiği de açıklamada belirtildi.

Kayıp yakını İkbal Eren'in okuduğu açıklama şu şekilde:

"1099.haftamızda, 45 yıldır etkili bir hukuk yolu bulamadığımız Nurettin Yedigöl dosyasını kamuoyu ile bir kez daha paylaşıyoruz. 26 yaşındaki Nurettin Yedigöl, Erzincanlıydı. 1970’li yıllarda üniversite eğitimi için İstanbul’a geldi. İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi’nden mezun oldu. Öğrencilik yıllarında ve sonrasında sosyalist gençlik hareketi içinde aktif olarak yer aldı. 12 Eylül askerî darbesinin ardından hakkında yakalama kararı çıkarıldı."

'AĞIR İŞKENCEYE MARUZ KALDI'

"12 Nisan 1981 tarihinde, İdealtepe’de bir eve düzenlenen baskınla gözaltına alındı. İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün Gayrettepe’deki 1. Şube’sine götürülen Nurettin, burada ağır işkenceye maruz kaldı. İşkenceyle öldürülen bedeni kaybedildi.

Babası İsmail Yedigöl, 12 Eylül’ün baskı ortamına rağmen oğlunu aramaktan vazgeçmedi. Başta Kenan Evren olmak üzere tüm yetkili makamlara başvurdu. Ancak İstanbul Sıkıyönetim Komutanlığı ve İstanbul Emniyet Müdürlüğü, Nurettin’in hiç gözaltına alınmadığını iddia etti."

'10 KİŞİ TANIKLIK ETMİŞTİ'

"Oysa 10 kişi, Nurettin Yedigöl’ü siyasi şubede gördüklerine tanıklık etti. 'Şahidiz, işkencede öldürüldü' dediler. Savcılık ise bu tanıklıkları araştırmak yerine inkârı tercih etti: 'Böyle şey olmaz, devlete iftira atmayın' demekle yetindi.

Ailenin tüm başvuruları sonuçsuz bırakıldı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen üç ayrı soruşturma, zamanaşımı gerekçesiyle kapatıldı."

AKIBETİNE 'ZAMANAŞIMI' ENGELİ

"Anne Zeycan Yedigöl, son çare olarak 15 Şubat 2013’te Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu. Ancak Mahkeme, 10 Aralık 2015 tarihli kararıyla başvuruyu 'zaman bakımından yetkisizlik' gerekçesiyle kabul edilemez buldu (Başvuru No: 2013/1566). Bir kez daha Nurettin Yedigöl’ün akıbeti zamanaşımı ile perdelendi.

İsmail ve Zeycan Yedigöl, hayatlarının sonuna kadar oğullarını aradı.

Şimdi biz onların bıraktığı yerden soruyoruz:

Nurettin Yedigöl nerede?

Onu devlet kayıtlarından silenler bilsinler ki Nurettin’in izini hafızamızda taşımaya devam edeceğiz. Unutmayacağız.

Kaç yıl geçerse geçsin, Nurettin Yedigöl için, tüm kayıplarımız için adalet talep etmekten; devletin evrensel hukuk normlarına uygun hareket etmek zorunda olduğunu hatırlatmaktan vazgeçmeyeceğiz."