Cumhuriyet Silivri'den bildiriyor... Aziz İhsan Aktaş davası avukat savunmalarıyla devam ediyor

Cumhuriyet Silivri'den bildiriyor... Aziz İhsan Aktaş davası avukat savunmalarıyla devam ediyor

5.05.2026 11:28:00
Güncellenme:
Batuhan Serim
Takip Et:
Cumhuriyet Silivri'den bildiriyor... Aziz İhsan Aktaş davası avukat savunmalarıyla devam ediyor

Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü davası ikinci celsenin üçüncü haftasında, CHP’li belediye başkanlarının da aralarında bulunduğu 11 ismin tutukluluğu ile devam ediyor. Avukatlar, esasa ilişkin savunma yapıyor. Siyasal iletişim danışmanı Çağdaş Yıldız’ın avukatı Enes Ermaner "4 günlük gözaltı, iradenin sakatlanmasını amaçlıyor" dedi.

Silivri'deki Marmara Kapalı Cezaevi 3 No’lu Duruşma Salonu'nda İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen davada, şubat ayında yapılan tutukluluk değerlendirmesi ile Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar dahil dokuz isim, ara kararın açıklandığı 27 Şubat'ta ise aralarında İSFALT ve BELTAŞ çalışanlarının olduğu yedi isim hakkında tahliye kararı verilmişti.

Celse arasında ise eski İSFALT Genel Müdürü Burak Sırali tahliye oldu. 

Son olarak geçen haftalarda, tutukluluklara ilişkin ara karar kuran Mahkeme Başkanı; Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, Beşiktaş Belediyesi Temizlik İşleri Müdürü Çağdaş Ateşçi, Beşiktaş Belediyesi Destek Hizmetleri Personeli Gülşah Ocak, Beşiktaş Belediyesi Destek Hizmetleri Müdürü Ferit Tutşi ve Beşiktaş Belediyesi Destek Hizmetleri eski müdürü Gülal Erdovan Anıl hakkında tahliye kararı verdi. 

Yargılama; Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin ve Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara'nın da aralarında bulunduğu 11 ismin tutukluluğu ile devam ediyor.

12.10 I DURUŞMAYA İLK ARA VERİLDİ

Avukat savunmalarının ardından saat 12.10'da duruşmaya ilk ara verildi.

11.20 I “4 GÜNLÜK GÖZALTI, İRADENİN SAKATLANMASINI AMAÇLIYOR”

Beşiktaş Belediyesi’ne yönelik operasyon kapsamında “Suçtan Kaynaklanan Malvarlığı Değerlerini Aklama” iddiasıyla tutuklanan, yaklaşık 1 ay sonra adli kontrol şartıyla tahliye edilen siyasal iletişim danışmanı Çağdaş Yıldız’ın avukatı Enes Ermaner söz aldı.

Duruşmada bugüne kadar dinlenen tanık, gizli tanık ve sanık ifadelerinin, dosyaya sunulan belgelerin tamamının değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çeken Ermaner, “Müvekkilim yönünden dosyaya baktığımda, hazırlanmış olan iddianamenin çökmüş olduğunu düşünüyorum” dedi. 

Yıldız’ın daha önce Beşiktaş Belediyesi’nde iletişim danışmanı olarak çalıştığına ve çevresinin ağırlıklı olarak siyasilerden oluştuğuna değinen Ermaner, “25 Temmuz 2025’te İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekiplerince telefonla aranarak, hangi soruşturma, hangi konu olduğu söylenmeden ifadeye çağırılıyor. Müvekkilim kendisi giderek Vatan Emniyet’te Maliye katına çıkıyor, ‘Siz bekleyin savcı ile görüşüp ifadenizi alacağız’ diyorlar. 1 saat sonra nezarethaneye indiriliyor; cuma, cumartesi, pazar ve pazartesi sabaha kadar nezarethanede bekletiliyor. Pazartesi sabah ise, Emniyet’te ifadesi alınmadan savcılığa sevk ediliyor. Emniyet tarafından Vatan Emniyet’e çağırılan şüpheli, 4 gün boyunca gözaltına tutulup ifadesi alınmadan sevk ediliyor. Bu, iradesinin sakatlanmasını amaçlayan bir husus” diyerek soruşturma sürecinde yaşananları anlattı. 

“DOSYA YOĞUNLUĞUNUN FAZLA OLMASININ SORUMLUSU İDDİANAMEYİ HAZIRLAYAN SAVCILIK”

Yıldız’a, iddianamede yöneltilen suçlamanın savcılıkta verdiği ifade sırasında sorulmadığını ve aynı gün tutuklandığını söyleyen avukat Ermaner, şöyle devam etti:

“Müvekkilime isnat edilen somut fiillere ilişkin herhangi bir soru yöneltilmemiştir. Dolayısıyla müvekkilimin bu isnatlara karşı cevap verme imkanı da olmamıştır. Buna rağmen müvekkilim tutuklamaya sevk edilmiş ve aynı gün tutuklanmıştır. Biz itiraz ediyoruz, itirazımız reddediliyor. 1 ay sonra tekrar ifadesi alınıyor, savunmasını yapıyor, adli kontrol şartıyla tahliye ediliyor. 

Müvekkilim Eylem 47-48-49’dan sorumlu tutuluyor. Her üç eylem de taşınmaz alımına ilişkin. Savcılığın iddiası şu: Rıza Akpolat’ın kara parası var, aklamak isterken Çağdaş Yıldız’a başvuruyor, Yıldız da aklanmaya yardım ediyor. Bu hukuken mümkün olmayan bir husus. Savcılığın önce kara parayı ispat etmesi lazım ama somut delil görmüyoruz. Müvekkilin buna iştirak etmesi de mümkün değil. Müvekkilin o tarihte Akpolat ile öyle bir samimiyeti yok. Ama o kadar samimi görülmüş ki ‘suç ortağı’ olarak iddia edilmiş.

Müvekkilimin tek faaliyeti alıcı taraf ile emlakçıyı bir araya getirmesi. Müvekkilim ne aracı ne satıcı taraftan komisyon alıyor. Enes Kent’ten komisyon alıyor. Ama Enes Kent tanık, Çağdaş Yıldız sanık. Bu müvekkilim açısından kabul edilemez bir durum. 

Adli kontrol kararlarına defalarca itiraz etmemize rağmen müvekkilim hakkında adli kontrol kararının neden devam ettiğini ben hala bilmiyorum. Devam kararı verecekseniz kararların gerekçeli olması gerekir. Ben müvekkilimin ‘neden adli kontrolüm devam ediyor’ sorusu ile muhatap oluyorum. Müvekkilim kendi ayağı ile ifadeye gidip, 4 gün sonra Siliviri’ye getirildi. Siz ise ‘kaçma şüphesi var’ diyerek adli kontrolünü kaldırmıyorsunuz. 

Biliyorum, dosya yoğunluğunuz fazla ama bunun sorumlusu biz değiliz. Bunun sorumlusu bu iddianameyi hazırlayan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ve iddianameyi kabul eden İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesidir. Sonuç olarak Sayın Heyet, bu dosyada soruşturma süreci usule aykırı yürütülmüştür, iddialar somut delillerle desteklenmemektedir, müvekkilimin fiilleri suç teşkil etmemektedir, aynı durumda olan kişiler arasında açık çelişkiler bulunmaktadır ve verilen kararlar yeterli gerekçeden yoksundur. Bu nedenlerle müvekkilim hakkında uygulanan tüm tedbirlerin kaldırılmasını ve beraatine karar verilmesini talep ederiz. Sizlerden ricam, hukukun gereğini yerine getirmeniz ve gerekçeli bir karar vermeniz.”

10.45 I DAVA AVUKAT SAVUNMALARIYLA DEVAM EDİYOR

Davasının ikinci celsesinin 9. duruşma gününde, tutuklu ve tutuksuz sanıkların avukatları esasa ilişkin savunma yapıyor.

İlgili Haberler