CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İBB’nin seçilmiş Başkanı Ekrem İmamoğlu dahil 68’i tutuklu 414 sanıklı İBB Davası 46’ncı günde devam ediyor.
Çoğunluğu Ekrem İmamoğlu'nun yakın çalışma arkadaşı veya İBB'de üst düzey bürokrat olan 25 tutuklu kişinin savunması henüz alınmadı.
"BANKA HESAPLARIMIN AÇILMASINI İSTİYORUM"
Duruşma başlamadan önce reklamcı Murat Kapki söz aldı. Ortopedik boyunluk taktığı görülen Kapki "Ben varlıklı bir adamım ama cezaevine girdiğimden beri yokluk çekiyorum. 16. aya gireceğiz. Ailem artık bildiğiniz sefalet çekiyor. Çocuklarımın okul parasını dahi ödeyemiyoruz. Çok zor durumdayız. Çok zor durumlar içinde yaşıyorlar. Hadi kendimden geçtim, artık onları düşünüyorum. Banka hesaplarımın açılmasını istiyorum. Yani zaten tedbir konulacak bir sürü malıma mülküme tedbir konuldu, buradaki zararlar onlarla karşılanabilecek, eğer işin sonunda bir şey olursa. Banka hesaplarımın açılarak ailemin hiç değilse biraz rahatlamasını sağlamanızı istiyorum. Şirketim ve evim üzerinde tedbir var. Evime İsmail Kaan üzerinden tedbir kondu. En azından size geçsin çünkü çökmeye çalışıyorlar" diye konuştu.
İBB Raylı Sistemler Daire Başkanı Ceyhun Avşar ise 18 Haziran'da yapılacak tutukluluk incelemesinden önce, tüm tutuklulara 5 dakika da olsa söz hakkı verilmesini istedi. Dava, tutuklu reklamcı Serkan Öztürk'ün savunmasıyla devam ediyor.
13:20 | DURUŞMAYA İLK ARA: İMAMOĞLU’NDAN BOZUK ARAÇ TEPKİSİ
Serkan Öztürk’ün avukatı Uğur Vançin’in savunmasının ardından duruşmaya ilk ara verildi.
Salondan çıkarılan İmamoğlu, şöyle konuştu:
“Hepinizi çok seviyorum. Casusluk davası diğer davalar gibi, adaletin çöp olduğu süreçte kardeşimin 7 yaşindaki yeğeninin oyun oynadığı ipadini alacak kadar, 14 yaşındaki kızının 12 tane terörle mücadele polisiyle cep telefonunu alacak seviyeye düşmüşlerdir.
Benim Kartal Adliyesi’ne giderken arabam bozuk değildir ama Türk yargısını bindirdikleri araba ve onu süren bu ülkenin başındaki zihniyet, o arabayı hurdaya düşürmüştür. Yazıklar olsun.”
12:05 | AVUKAT ALBAYRAK İÇİN ETKİN PİŞMANLIK İDDİASI
Daha sonra çapraz sorgusuna geçilen Öztürk, ifade verme sürecinde, İsmail Mirsad Albayrak adlı avukat hakkında da dikkat çekici beyanlarda bulundu. Rasim Ozan Kütahyalı’nın yanında İBB dosyasındaki 5 etkin pişmanlıkçının avukatlığını üstlenen Albayrak hakkında şunları söyledi:
“Bir dilekçe yazdım ek ifade vermek için. Bana dedi ki ‘Öyle yazarsan çağırmazlar. İnan Güney’i eklemen lazım. Bir de etkin pişmanlıktan faydalanmak istiyorum yazarsan kesin çağırırlar’ dedi. Hakikaten çağırdılar. Yani kendim için etkin pişman olmak istedim onu da olamadım”
11:45 | “İNAN GÜNEY’İN KASASI OLDUĞUM SÖYLENDİ AMA ONDAN TEK BİR İHALE ALMADIM”
Dosya kapsamında tutuklu Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney’in “kasası” olmakla da suçlanan Öztürk, söz konusu iddialara ilişkin ise şöyle konuştu:
“Dedelerimiz tanışır, aynı coğrafyanın insanıyız. Üniversitede arkadaşlığımız pekişti. Dostum kardeşimdir. Ancak İnan Güney’in başında bulunduğu hiçbir şirket hiçbir zaman tarafıma iş vermedi, pozitif ayrımcılık yapmadı. Savcılara söyledim: İnan Güney benim dostum, dostlar kendi aralarında para trafiğine girebilir, Allah korumuş da girmemişiz yoksa size nasıl açıklayacaktık? MASAK vasıtasıyla inceleyebilirsiniz. Ben kasa olmuşum ama siz hesaplarımı görmüşsünüzdür, kasanın kendisine hayrı yok. Görüyorum ki böyle bir araştırma yapılmamış. Savcılıkta hakkımda 15-20 sayfa MASAK raporu olduğunu söylediler, şaşırdım ve güldüm. Sonra o soru yok oldu. Bir buçuk sene Beyoğlu’nda başkanlık yaptı. Tek bir ihale alamadım.
Savunmasında ailesi ile ilgili de konuşan Öztürk, Kızlarımla geçiremediğim 446 güne isyan ediyorum. Onlara tek başına bakan eşime yaşatılanlara isyan ediyorum. Annem babam 5-6 yıldır kanser tedavisi görüyor. Kanser illetinin en büyük düşmanı üzüntü ve stres. 15 aydır iliklerine kadar bunu yaşattığım için onlardan özür diliyorum. Bunları bize yaşatan iddia makamına da isyan ediyorum. 11 yaşındaki kızım Nilsu ‘Babacığım sen ordan çıkmak için iftira atma. Onların da çocukları vardır. Senin yüzünden onlar üzülmesinler’ dedi. Böyle yürekli bir kız yetiştirdiği için annesine teşekkür ediyorum.
Öztürk, savunmasını “Kaçma şüphesi diye bir uygulamayla burada tutuluyoruz. Vatan haini değilim hiçbir yere kaçmam. Önce tahliyemi sonra beraatimi talep ediyorum” sözleriyle tamamladı.
11:15 | “SAVCILIK İFADELERİM BAĞLAMINDAN KOPARILDI”
İBB iddianamesindeki 70, 72, 117 ve 118. eylemlerden suçlanan Öztürk, tutukluyken ek ifade verme sürecinde ifadelerinin bağlamından koparıldığını öne sürdü. Öztürk, şöyle konuştu:
“Toptancı bir anlayışla hakkımdaki tüm suçlamaları reddediyorum. Hepsinin iftira, dedikodu, etkin pişmanlıktan yararlanmak için süslenmiş ifadeler olarak karşıma çıktığını görüyorum.
Suçsuz bir insanın kendini savunması öncelikle çok zor. Gözaltına alınmamdan bugüne kadar toplam beş ifadem oldu savcılar karşısında. 22 Mart’ta ilk gözaltına alındığımda verdiğim ifade tamamen doğrudur. Sonrasında dört tane ifadem var savcılıkta. Bu ifadelerimin üçünde avukat yoktu yanımda, birinde avukat vardı. Bu ilk üç ifadede soruldu, ‘avukat istemiyorum’ şeklinde başlayan ifadelerimin hiçbirinde bunu söylemedim. Bu ilk üç ifadede, sayın savcıların huzuruna çıktığımda bir sohbet havasında olacağını, avukatlık bir durum olmadığını bizzat savcılar tarafıma söylemişlerdir ve benim bu ilk üç ifademde söylediklerim bağlamından tamamen koparılmış.
İsimler benim bahsettiğim isimler ancak ifadenin yazıya dökülmüş hali tamamen alakasızdır. Bunları kabul etmiyorum. Değindiğim isimler ve olayları anlatış biçimim var ama o biçim yorum katılarak yazılmış ifadelere ve ben bu ifadeleri okumadım. O da benim hatamdır. Çünkü o odadan bir an önce çıkmak istedim sayın Başkanım. Oradaki baskıyı anlatmama gerek yok, tahmin ediyorsunuzdur.”
Hakkında ifade veren üç kişi olduğuna dikkat çeken Öztürk, bu isimlerden Murat Kapki’nin ifadelerini geri çektiğini söyledi. Hakkında ifade veren ve naylon fatura suçunu işlediğini kabul eden Ahmet Çiçek ile ise ilk gözaltına alıştığında nezarette tanışmasına karşın Çiçek’in ifadesinde, kendisinin bir otelde gizli toplantılar yaptığını öne sürmesine tepki gösteren Öztürk, itirafçı olup tahliye olan İBB Meclisi üyesi Umut Şenol’un da kendisi hakkında ifade vererek tahliye olduğunu söyledi.
Öztürk, “Bu Umut Şenol, ifadesinden sonra ortak tanıdığımız bir CHP’li yanıma gönderdi. Kendisini çocuklarıyla, eşiyle tehdit ettiklerini, mecbur kalıp bu ifadeyi verdiğini söylemiş. Ben de kendisine birtakım özlü sözler yolladım başkanım, burada açıklayamıyorum. Tek bir ifadeyi ispatlasınlar ben savunma yapmayacağım” diye konuştu.
