İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik 414 sanıklı davanın duruşmasına, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki 1 No'lu salonda devam ediliyor.
Ekrem İmamoğlu'ndan sonra en fazla eylemle suçlanan kişi olan ve savunması dün yarıda kalan İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş bugün savunmasına devam ediyor.
İşte duruşmada anbean yaşananlar...
12.45 | İLK ARA VERİLDİ
Fatih Keleş’in savunması sürerken duruşmaya ilk ara verildi.
Tutuklular salondan çıkarılırken Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney, izleyicilere “Kayhan Ayhan’ı yalnız bırakmayın, ona destek olun” diye seslendi.
11.30 | KELEŞ SAVUNMASINA DEVAM EDİYOR
Savunmasına kaldığı yerden “16 aydır savunma yapmayı bekliyorum. Son iki gündür bu talihsizlik mi bana denk geldi?” diye başlayan Fatih Keleş, iddianame kapsamında suçlandığı 137 eyleme yönelik savunmasına başladı.
İki numaralı eylemde, Metin Gül tarafından Kübist Projesi'nin iskânını alabilmek amacıyla kendisine 2 milyon 500 bin TL rüşvet verildiğinin iddia edildiğini belirten Keleş, dosyada Gül'ün beyanları dışında bu iddiayı destekleyen somut bir delil olmadığını savundu. Delil olarak gösterilen telefon konuşmasının 2014 yılının Mart ayında olduğunu, dosyaya sunulan bazı teknik çalışmaların ise 2016 yılına ait olduğunu belirten Keleş, “Buna karşın iddia edilen suç tarihinin 2014 yılı sonu olduğu ileri sürülmektedir. İddia edilen olay tarihi ile delil olarak sunulan teknik kayıtlar arasında yaklaşık iki yıllık bir zaman farkı var” diye konuştu.
CEBECİ MADEN SAHASI SUÇLAMALARINA YÖNELİK KONUŞTU
Daha sonra iddianamede 110 milyar TL’lik kamu zararı oluşturulduğu öne sürülen Cebeci Maden Sahası’yla ilgili suçlamalara yönelik konuşan Keleş, yaklaşık 40 yıldır aktif bir maden sahası olan Cebeci’nin bir devlet projesi olduğunu belirtirken, kendisi hakkındaki döküm sahalarının kullandırılmadığı ve bölgedeki ihaleleri organize etmekle pek çok kişiye talimat vermek gibi iddiaların gerçek olmadığını savundu.
Keleş, “Burası için devlet tarafından yüzlerce düzenleme yapıldı. Cebeci’nin bir Maden Bölgesi olduğunu ve yetkinin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na bağlı MAPEG’de olduğunu, diğer bir denetçinin ise İstanbul Valiliği olduğunu görmezden gelmiştir. Daha kötüsü kanunen hiçbir yetkisi olmayan İBB’yi buranın yetkilisi gibi nitelemiştir” dedi.
Cebeci ile ilgili hemen hemen her yetkinin Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’nde (MAPEG) olduğunu belirten Keleş, şu ifadeleri kullandı:
“Cebeci Maden Bölgesi’nde MAPEG, İstanbul Valiliği, Sultangazi Kaymakamlığı, Sultangazi Belediyesi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, İBB iştiraki İSFALT ve ruhsat sahibi şirketlerin, MAPEG’in Resmî Gazete’de sunduğu projeyi ve talimatları yapmak ve yaptırmakla mükellef olduğu, tüm denetimlerin ise Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG), İstanbul Valiliği ve Sultangazi Belediyesi tarafından düzenli olarak yapıldığı ve bugüne kadar hiçbir olumsuz tespitin bulunmadığı, iddianamede belirtilen 31 milyar TL’lik kaçak dökümler nedeniyle 80 milyar TL’lik maden rezervinin kaybına ilişkin yahut Orman Kanunu’na muhalefete ilişkin hiçbir tutanağın olmadığı, dökümlerin tamamının izinli ve kontrollü olduğu açık ve nettir.”
Bölgede sorumlu olan firari Murat Gülibrahimoğlu’nun şirketine 2025’in Mayıs ayında TMSF’nin kayyım olarak atanmasının ardından bölgedeki tüm işlemlerin aynı şekilde devam ettiğini belirten Keleş, “TMSF tarafından burada döküme aynı şekilde devam edilmiştir. TMSF, MAPEG, İstanbul Valiliği burada yapılan dökümün yasal olduğunu kabul ederken, Savcılık, buranın mevzuatını, yetkili izin mercilerini göz ardı ederek hukuka aykırı gibi lanse etmiş” diye konuştu.
11.20 | İMAMOĞLU CEZAEVİNDE
Tutuklular yine alkışlarla salona getirilirken Ekrem İmamoğlu'nun salona gelmediği görüldü. İmamoğlu'nun cezaevinde olduğu öğrenildi.
İmamoğlu'nun avukatları duruşma yasağına yönelik kararın tutanaklara geçmediğini belirtirken Mahkeme Başkanı, "Kendisi hakkında savunma sırası gelene kadar salona getirmeyeceğimizi söylemiştik zaten" ifadelerini kullandı.
"ADİL YARGILANMA HAKKININ AÇIK İHLALİDİR"
CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, İmamoğlu'nun duruşma salona getirilmemesine sosyal medya hesabından tepki gösterdi.
Günaydın, şunları yazdı:
"Dün bir günde iki duruşmaya katılan Ekrem Başkan bugün duruşmaya getirilmiyor. CMK 203 uygulaması verildiği günü kapsar. Kendisinin, şu anda savunma yapan Fatih Keleş’i dinleyememesi ve soru yöneltememesi, adil yargılanma hakkının açık ihlalidir. Yargılama keyfiyete değil kurallara bağlı olarak yürütülmek zorundadır. Siyasetin mahkeme salonlarından dizayn edilemeyeceğini er geç öğreneceksiniz."
NE OLMUŞTU?
Geçen Perşembe günü CMK 203 gereğince salondan çıkarılan İmamoğlu, dün ise diploma ve casusluk davalarında savunma yaparken İBB duruşmasına katılmamıştı.
Keleş'in savunması devam ederken Mahkeme Başkanı araya girerek Keleş’in yarın devam etmesini söylemişti. Mahkeme Başkanı, “Avukatlarınızla beraber lütfen yarın akşama kadar savunmanızı toparlayın. Çarşamba sabah Ekrem Bey’e geçeceğiz” ifadelerini kullanmıştı.
CMK 203. MADDE NEYİ DÜZENLİYOR?
CMK'nin "Hakim veya başkanın yetkisi"ni düzenleyen 203. maddesi, "Duruşmanın düzeni, mahkeme başkanı veya hakim tarafından sağlanır. Mahkeme başkanı veya hakim, duruşmanın düzenini bozan kişinin, savunma hakkının kullanılmasını engellememek koşuluyla salondan çıkarılmasını emreder" hükümlerini içeriyor.
TUTUKLU YAKINLARI BİR KEZ DAHA AYNI DURUMU YAŞADI
Dün, İBB soruşturması kapsamında tutuklanan ancak aylardır iddianamesi hazırlanmayan 13 kişinin hakkında tahliye kararı verildiği bugün gündeme geldi.
Engin Gönül, Faruk Ceyhan, Arzu Can, İlkay Onuk, Onur Gülin, Fikri Murat Demir, Doğukan Sarıca ve Çağatay Tokoğlu hakkında 4 Aralık 2025'te tahliye kararı verilmiş ancak itiraz sonucu yeniden tutuklanmışlardı. O gün cezaevi kapısından dönen tutuklu yakınları bir kez daha aynı durumu yaşadı.
Dün tahliye edilen isimler arasında Engin Gönül, Faruk Ceyhan, Arzu Can, Onur Gülin ve Fikri Murat Demir bulunmuyor. Aileler dün yine cezaevi kapısından döndü. Bu isimler hakkında 14 aydır iddianame yazılmıyor.
