Danıştay'dan Akbelen için kritik karar: Acele kamulaştırmaların yürütmesi durduruldu

Danıştay'dan Akbelen için kritik karar: Acele kamulaştırmaların yürütmesi durduruldu

7.05.2026 13:11:00
Güncellenme:
Danıştay'dan Akbelen için kritik karar: Acele kamulaştırmaların yürütmesi durduruldu

Danıştay’ın vermiş olduğu yeni kararla Akbelen’de acele kamulaştırma kararının yürütmesi durduruldu. Hukuk mücadelesini kazanan köylüler, şimdi tutuklu tutuklanan eyleci Esra Işık’ın özgürlüğünü bekliyor.

Muğla'nın Milas ilçesindeki Akbelen Ormanı'nda yaşam alanlarını ve zeytinliklerini korumak için direnen köylülerin hukuk mücadelesinde tarihi bir zafer elde edildi. Danıştay 6. Dairesi, bölgedeki araziler için verilen Cumhurbaşkanlığı acele kamulaştırma kararının yürütmesini durdurdu. Köylülerin avukatları, kararın ardından yaptıkları açıklamada, kamulaştırma dayanaklarının tamamen çöktüğünü belirterek tutuklu bulunan yaşam savunucusu Esra Işık'ın derhal serbest bırakılması çağrısında bulundu.

“KAMULAŞTIRMA ŞİRKET ÇIKARI İÇİN

Acele kamulaştırmanın iptaline ilişkin açılan toplam 93 ayrı davada, Danıştay 6.Dairesi dava konusu Cumhurbaşkanı kararının yürütülmesinin durdurulmasına kararı verdiğini duyuran Akbelen savuncularının avukatları Arif Ali Cangı ve İpek Sarıca yaptığı açıklamada, “5 Mayıs’ta tebliğ edilen karar, uzun süredir fiilen etkisizleştirilen hukuku diriltmek için yapılmış güçlü bir yargı müdahalesidir. Danıştayın verdiği yürütmeyi durdurma kararı ile birlikte acele kamulaştırma işlemi hukuken uygulanamaz hale geldi. Kararda da belirtildiği üzere, bölgede acele kamulaştırmayı haklı kılacak olağanüstü bir ‘acelelik hali’ yoktur. Ekonomik gerekçeler, üretim hedefleri ya da şirket faaliyetlerinin sürekliliği, kanunun öngördüğü istisnai yöntemi meşrulaştıramaz. Bu tespit, başından beri dile getirdiğimiz Akbelen’deki doğaya ve yaşam alanlarına yapılan müdahalenin kamu yararına değil, belirli bir ekonomik tercihe dayandığıdır. Artık, Milas acele  kamulaştırmalarının Limak, İçtaş ortaklığındaki Yeniköy Kemerköy Enerji şirketinin çıkarına yapıldığı tartışmasız hale gelmiştir. Bu tarihi kararın en önemli sonucu, acele kamulaştırma işlemine dayanılarak yürütülen tüm idari ve yargısal süreçlerin hukuki dayanağını yitirmiş olmasıdır” denildi. 

“HER UYGULAMA HUKUKSUZDUR”

“El koyma girişimleri, keşif ve bilirkişi incelemeleri, bedel tespiti işlemleri artık hukuken geçersizdir” diye devam eden açıklamada, “Hukuka açıkça aykırı bulunan idari işleme dayanılarak mülkiyet hakkına müdahale edilmesi mümkün değildir. Aksi yöndeki her uygulama hukuksuzdur, suçtur.. Vurgulamak isteriz  ki, bu hukuksuz sürece dayanılarak yürütülen işlemler yalnızca mülkiyet hakkını değil, kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkını da doğrudan etkilemiştir. Akbelen direnişi sırasında özgürlüğünden yoksun bırakılan Esra Işık bakımından hukuki durum artık tartışmaya yer bırakmayacak kadar açıktır. Tutuklamaya dayanak yapılan süreçlerin hukuki temeli ortadan kalkmıştır. Esra’nın engellediği iddia edilen keşif, artık geçersizdir. Hukuksuz işlemin 32engellendiği gerekçesiyle  özgürlükten yoksun bırakmanın sürdürülmesi kabul edilemez. Esra Işık derha serbest bırakılmalıdır” ifadeleri kullanıldı.

“EL KOYMA DAVALARI REDDEDİLMELİ”

Danıştay kararının bağlayıcılığı karşısında, Milas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne acele kamulaştırmaya dayanılarak açılan el koyma ve bedel tespiti davalarının görüldüğü 649 adet el koyma davası dayanaksız kaldığı aktarılan açıklamada, “Başka bir işleme gerek kalmadan davaların reddine karar verilmelidir. Anayasa’nın 2. maddesinde tanımlanan hukuk devleti ilkesi, 125. maddesinde düzenlenen yargı denetimi ve 138. maddesinde açıkça ifade edilen mahkeme kararlarının bağlayıcılığı birlikte değerlendirildiğinde, bu kararın gecikmeksizin uygulanması zorunludur. Yargı kararlarını etkisizleştirmeye yönelik her türlü idari ya da fiili girişim, anayasaya açık aykırılık teşkil edecektir. 10 Ocak 2026 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren  9 Ocak 2026 tarihli  Cumhurbaşkanı karının hukuka aykırılığı Danıştayca tescillenmiştir. Artık bu acele kamulaştırma kararının uygulanması mümkün değildir. Danıştay kararı dava açsın ya da açmasın herkesi ilgilendirmektedir. Milas’ın 7 köyünü kapsayan 679 parsel için verilen acele kamulaştırma kararından derhal dönülmelidir” ifadeleri kullanıldı. 

''SIRA ANAYASA MAHKEMESİ’NDE''

Zeytinliklerin maden ocaklarına açılmasının önünü açan 7554 sayılı Kanunun iptali için Anayasa Mahkemesi’nde açılan davanın hatırlatıldığı açıklamada, “7554 sayılı Kanun ile getirilen düzenlemeler, çevre hakkını, mülkiyet hakkını ve yargı denetimini etkisizleştiren bir nitelik taşımakta; idareyi şirketlerin taşeronu haline getirerek olağanüstü yetkiler tanırken yurttaşların hak arama yollarını daraltmaktadır. Akbelen’de yaşananlar, bu düzenlemenin nasıl bir hak ihlali rejimine kapı araladığını somut biçimde göstermiştir. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi’ni, açıkça Anayasa’ya aykırı olan 7554 sayılı Kanun’u iptal etmeye; hukuk devleti ilkesini, sağlıklı çevrede yaşama hakkını ve mülkiyet hakkını koruyacak, doğanın ve yurttaşın hukuksal güvenliğini sağlayacak bir karar vermeye çağırıyoruz” denildi.

HAKLI DİRENİŞ KAZANDI

“Danıştay 6.Dairesi’nin verdiği yürütmeyi durdurma kararları, Akbelen’de verilen mücadelenin ne kadar haklı olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur” diye devam eden açıklama, “Yaşam alanlarını savunanların karşısında konumlanan tüm uygulamalar, yargı kararıyla bir kez daha sorgulanmış ve hukuka aykırılığı tescillenmiştir. Bu kararın gereği derhal yerine getirilmeli; hukuka aykırı uygulamalara son verilmelidir. Şunu da vurgulamak istiyoruz; elde edilen yargı kararı, havayı, suyu, toprağı, kısacası doğasıyla birlikte onurlu yaşamlarını korumak için direnen müvekkillerimizin yılmadan sürdürdükleri mücadelenin, Akbelen direnişinin kazanımıdır. Yaşam için direnenleri selamlıyoruz. Bunun, ülkemiz için hakların güvenceye alındığı, yaşamın korunduğu bir dönemin başlangıcı olmasını diliyoruz” ifadeleri kullanıldı.

İlgili Konular: #akbelen #Danıştay