Depremde 63 kişi ölmüştü: Tutar Yapı Sitesi davasında gerekçeli karar açıklandı

Depremde 63 kişi ölmüştü: Tutar Yapı Sitesi davasında gerekçeli karar açıklandı

4.01.2026 16:44:00
Güncellenme:
ANKA
Takip Et:
Depremde 63 kişi ölmüştü: Tutar Yapı Sitesi davasında gerekçeli karar açıklandı

Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesi, 6 Şubat depremlerinde yıkılarak 63 kişinin hayatını kaybettiği Tutar Yapı Sitesi C Blok davasında, zemin kattaki dairede tadilat yaptırdıkları belirtilen sanıklar ile teknik uygulama sorumlusuna verilen 15'er yıl hapis cezasına ilişkin gerekçeli kararı açıkladı.

6 Şubat depremlerinde Adana'nın Çukurova ilçesi Yurt Mahallesi'ndeki Tutar Yapı Sitesi'nin C blokunun yıkılması sonucu 63 kişi hayatını kaybetti, 12 kişi yaralandı.

Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen karar duruşmasında, C blokun zemin katındaki dairede tadilat yaptırdıkları belirtilen sanıklar Bekir ve Osman Baloğlu ile teknik uygulama sorumlusu ve inşaat mühendisi Cüneyt Akkaya'ya, "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma" suçundan "iyi hal" indirimi uygulanarak 15'er yıl hapis cezası verildi; tutukluluk hallerinin devamına hükmedildi.

131 sayfalık gerekçeli kararda, sanık savunmaları ile katılan ve tanık beyanlarına, ayrıca bilirkişi raporlarına yer verildi.

Kararda, sanık Cüneyt Akkaya'nın teknik uygulama sorumlusu olarak 1975 tarihli yönetmeliğe aykırı davrandığı ve her iki bilirkişi raporunda da "asli kusurlu" olduğunun açıkça belirtildiği ifade edilerek, yapıdaki imalat kusurlarını durdurmayan Akkaya'nın, "kusurum yok" şeklindeki savunmasının kabul edilmediği kaydedildi.

"YAPILAN DEĞİŞİKLİKLERİN YIKIMA NEDEN OLDUĞU RAPORLANDI"

Sanıklar Osman Baloğlu ve Bekir Baloğlu yönünden yapılan değerlendirmede ise şu ifadelere yer verildi:

"16 Haziran 2020 tarihli gayrimenkul değerleme raporunda zemin katta konumlu iş yeri ve birinci katta konumlu mesken nitelikli taşınmazların onaylı mimari projesine göre yeri, blok, kat ve kattaki konumu bakımından uyumlu olduğunu, projesine aykırı olarak birinci katta konumlu mesken olarak kullanılabilecek projelendirilmiş olan birinci bağımsız taşınmazın halihazırda tek hacim olarak inşa edildiğinin ve zemin katta konumlu iş yeri ile kullanılabilecek şekilde düzenlendiğinin belirtildiği, 14 Aralık 2021 tarihli gayrimenkul değerleme raporunda ise mahallinde yapılan incelemelerde ise antre, mutfak, salon ve güney cephede yer alan balkon hacimleri ara duvarlar kaldırılarak tek hacim haline getirildiği, çocuk odası, iki adet balkon, yatak odası ve iklimlendirme hacimleri birleştirilerek tek hacim haline getirildiği, hol ve banyo hacimleri yerinde ise merdiven kovası inşa edilerek zemin katta bulunan iş yeri bağlantısı olarak kullanıldığının tespit edildiği, sanık Osman Baloğlu tarafından 28 Ocak 2020 tarihinde Çukurova Belediyesine basit tadilat ruhsatı başvurusunda bulunulduğu gözetildiğinde dosya arasına aldırılan bu değerleme raporları, tapu kayıtları ve sanıkların soruşturma aşamasındaki beyanları ve tanıkların aşamalardaki istikrarlı beyanları dikkate alındığında zemin kattaki dükkan ile birinci katta bulunan mesken nitelikli taşınmazın sanıklar Bekir Baloğlu ve Osman Baloğlu tarafından satın alındıktan sonraki süreçte gerçekleştirildiği, gayrimenkul değerleme raporlarında ve katılan beyanlarından anlaşılacağı üzere bina yapısında yapılan değişikliklerin yıkıma sebebiyet verdiği tespit edildiğinden, sanıklar Bekir Baloğlu ve Osman Baloğlu'nun sorumlu tutulması gerektiği değerlendirilmiştir."

Gerekçeli kararda, soruşturma aşamasında sanıklar Bekir Baloğlu ve Osman Baloğlu hakkında kolon kesme iddialarının tespit edilemediği gerekçesiyle 22 Haziran 2023 tarihli ek takipsizlik kararı verildiği belirtildi. Ancak yargılama aşamasında Karadeniz Teknik Üniversitesi'nden alınan raporda yapı üzerinde zemin kattaki iş yeri ve birinci kattaki mesken nitelikli taşınmazlarda yapılan değişikliklerin yıkıma sebebiyet verdiğinin belirtildiği aktarılan kararda, bu sebeple Bekir ve Osman Baloğlu'nun Tutar Sitesi C Blok'un yıkımına sebebiyet verdiklerinin değerlendirildiği bildirildi.

"BİRLİKTE HAREKET ETTİKLERİ KENDİ BEYANLARINDAN DA ANLAŞILACAĞI ÜZERE SABİTTİR"

Gerekçeli kararda şu değerlendirmelere yer verildi:

"Sanıklar Bekir Baloğlu ve Osman Baloğlu yönünden tapu kayıtlarının sanık Osman adına olması nedeniyle sanık Bekir Baloğlu'nun yapılan değişikliklerden sorumlu tutulamayacağı şekildeki değerlendirmeler ise mahkememizce kabul edilmemiştir. Zira sanık Bekir Baloğlu'nun soruşturma aşamasında Cumhuriyet Savcısına ve Sulh Ceza Hakimliğinde vermiş olduğu beyanlarda oğlu Osman Baloğlu ile beraber hareket ederek basit değişiklikler yaptığını açıkça belirtmiştir. Daha sonra yargılamanın ilerleyen aşamalarında ise sorumluluktan kurtulmak amacıyla kendisinin tapu kaydında sorumlu olmadığını ve oğlunun yanında bulunmaktan başka bir kusurunun olmadığı yönünde beyanda bulunmuştur. Soruşturma aşamasındaki beyanları dikkate alındığında sanık Bekir Baloğlu ile oğlu olan Osman Baloğlu'nun birlikte hareket ettikleri kendi beyanlarından da anlaşılacağı üzere sabittir."

Kararda, müştekiler ve avukatları tarafından sanıkların eylemlerinin "olası kastla kasten öldürme" kapsamında değerlendirilmesi yönündeki taleplerin reddedildiği, sanıkların eylemlerinin ise "bilinçli taksir" kapsamında değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varıldığı belirtildi.

Edinilen bilgiye göre taraflar, konuyu istinaf mahkemesine taşıyacak.

İlgili Konular: #deprem