Depremzede yurttaş 'sağlığını' arıyor: 'Ellerini yıkayacak lavaboları bile yok'

Depremzede yurttaş 'sağlığını' arıyor: 'Ellerini yıkayacak lavaboları bile yok'

6.02.2026 11:21:00
Güncellenme:
Depremzede yurttaş 'sağlığını' arıyor: 'Ellerini yıkayacak lavaboları bile yok'

Depremden sonra ikinci büyük yıkımı barınma sorunu ile yaşayan yurttaşların yaşadığı diğer bir sosyal afet ise sağlığa erişimin zorluğu ve zaman içinde belirginleşen psikolojik sorunlar.

6 Şubat depremlerinde adeta cehennemi yaşayan yurttaşların insani sağlık şartlarına ulaşma mücadelesi sürüyor.

Yurttaşın birinci basamak sağlık hizmetlerinin karşılanacağı Aile Sağlık Merkezlerinde(ASM) tablo sürdürebilir değil. Öte yandan depremzede yurttaşların travmaları ise biçim değiştirerek devam ediyor. 

Üç yıl önce yaşanan iki depremde ilk etapta 56 Aile Sağlığı Merkezi(ASM) yıkıldığını söyleyen Birlik ve Dayanışma Sendikası Genel Başkanı Dr. Ahmet Mehlepçi, bu sayının orta ve ağır hasarlılarla beraber 100’ün üzerine çıktığını ancak bu konuda bakanlık tarafından net bir açıklama yapılmadığını belirtti.

Image

Sendikanın saha çalışmalarından hazırlanan rapora göre depremden sonra üç yılda yeni ASM sayısı Adıyaman’da 3, Hatay’da 3, Kahramanmaraş’ta dört.

“Hala ASM binaları yapılamadığı için konteynerlerde birinci basamak sağlık hizmeti vermeye çalışan doktor, ebe ve hemşirelerin, tavanı akan, tabanından su alan, içerisi kokan ve dışarda hastalar için hiçbir bekleme alanı olmayan yerlerde çalıştıklarını ifade eden Dr. Mehlepçi, “Çoğu yerde yalnızca branda ya da şemsiye ile geçici çözümler üretiliyor. Çatılar su alırken çalışanların ellerini yıkayacak lavaboları ve tuvaletleri yok” dedi. 

“HASTA MAHREMİYETİ ORTADAN KALKTI”

Sendikanın raporuna göre depremin merkez üssü Kahramanmaraş’ta da sorunlar devam ediyor. Kentte üç yıldır bazı ASM’lerde iki hekim, paravanı ve bölmesi olmayan tek bir konteynerde hasta bakmak zorunda kalırken, bazı yerlerde aile sağlığı hemşireleri de aynı konteynerde hizmet vermeye çalışıyor.

İki hekim, iki hemşire ve hasta ile hasta yakınları aynı anda yalnızca 21 metrekarelik bir alanda bulunmak zorunda kaldığına dikkat çeken Dr. Mehlepçi, aynı anda 8 kişinin bulunduğu bu ortamda hasta mahremiyetinin tamamen ortadan kalktığını, mahremiyetin sağlanamadığı bir çalışma düzeni oluştuğunu, çaresizlik ve seslerini duyuramama hissi nedeniyle çalışanların bu koşulları kabullenmek zorunda kaldığını söyledi. 

Aynı raporda aktarılan bilgiye göre Adıyaman’da 12 aile sağlığı merkezinin yüzde 90’ının inşaatı bitmiş klimaları, camları takılmış seramikleri yapılmış durumda. Ancak 3-4 aydır bu halde kaderine bırakılmış durumda beklerken, oradaki ebe hekim ve hemşireler su ve çamur içinde konteynerlerde çalışıyor. Öte yandan Hatay’da halihazırda yapımı devam ettiği tespit edilen ASM sayısı ise yalnızca 1.

Image

DEPREMDE UNUTULAN BELDE: KESKİNCİK

Hatay’ın Suriye sınırına yakın bir yerde bulunan Keskincik ilçesi ise adeta unutulmuş durumda.

Beldede iki birimli ASM olduğunu ancak uzun bir süredir aile hekimi olmadığını belirten Dr. Mehlepçi, “Geçici görevlendirmeler ile ilçe sağlık müdürlüğünde günübirlik bazen haftalık doktor veya ebe hemşire gönderilmiş. Bu arkadaşlar burada devamlı çalışmadıkları, geçici çalıştıkları için ellerinde de listeler il sağlık müdürlüğü tarafından verilmediği için sadece gelen hastaya bakılmış, pansuman yapılmış” dedi.

3 YILDIR AŞI YAPILMIYOR

Görevlendirme ile gelen bir doktorun aşı yapmak istediğini anda şartların kötülüğünden ötürü bunu yapamadığını söyleyen Dr. Mehlepçi, “Aralık ayında buraya yeni bir aile hekimi arkadaş atanmış. Bu arkadaşımız kayıtları kontrol ettiğinde geriye dönük çocukların bebeklerin aşılarının yapılmamış olduğunu belirlemiş, üç yıllık birikmiş yapılmamış aşılar var” ifadelerini kullandı. 

BAŞKA KÖYLER DE VAR

Mehlepçi atanan personelin, çocukların aşısının tamamlanması ve personel talebini hem Hatay İl hem de Keskincik’in bağlı olduğu Altınözü İlçe Sağlık Müdürlüğü’ne bildirdiğini ancak kendisine sözlü biçimde ‘siz halledeceksiniz doktor bey’ yanıtı verildiğini söyledi.

Mehlepçi ayrıca benzer sorunların başka köylerde de yaşandığının altını çizdi. 

“RUHSAL YÜK, HAYATIN PARÇASI”

“Depremin üzerinden geçen zamana rağmen, depremzedelerin yaşadığı ruhsal yük hâlâ gündelik hayatın bir parçası olmaya devam ediyor” diyen Hatay Akademik Psikologlar Derneği Başkanı Doğan Kuş, “Bugün karşılaştığımız tablo, travmanın bitmediğini; sadece daha sessiz, daha görünmez bir hâl aldığını gösteriyor. İnsanlar artık yaşadıklarını yüksek sesle anlatmıyor, ama bedenleri ve duyguları bu yükü taşımayı sürdürüyor” tespitinde bulundu. 

Image

“GÜVENDE HİSSETME DUYGUSU KAYBOLDU”

Birçok depremzede için temel sorunun, güvende hissetme duygusunun kaybolması olduğunu belirten Kuş, “Barınma, iş ve gelecek planları konusunda yaşanan belirsizlik, sürekli bir tedirginlik hâlini besliyor. Bu durum zamanla umutsuzluğa, içe kapanmaya ve hayattan geri çekilmeye yol açıyor. Yaşananlar geride kalmış gibi görünse de, etkileri bugün de hissediliyor” dedi.

“BELİRGİN BİR KIRILMA YAŞANIYOR”

Toplumsal ilişkilerde de belirgin bir kırılmanın söz konusu olduğunun altını çizen Kuş, “İnsanlar destek aramakta zorlanıyor ya da artık destek bulamayacaklarına inanıyor. Bu yalnızlaşma, ruhsal sorunların derinleşmesine neden oluyor” ifadelerini kullandı. Bu süreçten en fazla etkilenenler ise çocuklar, kadınlar ve kırılgan gruplar olduğunu söyleyen Psikolog Kuş, sözlerine şöyle devam etti: 

“İNSAN MERKEZLİ ANLAYIŞ GEREKLİ”

Çocukların korku ve kaygı düzeyleri artmış durumda; yetişkinler ise kendi yükleriyle baş etmeye çalışırken çocukların ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanıyor.

Ekonomik ve sosyal imkânları sınırlı olan kesimler için bu ruhsal yük çok daha ağır hissediliyor. Deprem sonrası iyileşme, sadece fiziksel koşulların düzeltilmesiyle sağlanamaz. İnsanların yeniden hayata güvenle bakabilmesi için psikolojik ve sosyal destek mekanizmalarının güçlendirilmesi gerekir. Ruh sağlığını ihmal eden her yaklaşım, sorunları ertelemekten başka bir işe yaramaz. Toplumsal iyileşme; insanı merkeze alan, uzun vadeli ve kapsayıcı bir anlayışla mümkündür.

İlgili Konular: #deprem #6 Şubat