Derste Ulu Önder Atatürk’e hakaret etmesi nedeniyle tutuklanan öğretmen tahliye edildi: Menzil ve Selefilerden destek

Derste Ulu Önder Atatürk’e hakaret etmesi nedeniyle tutuklanan öğretmen tahliye edildi: Menzil ve Selefilerden destek

26.03.2026 04:00:00
Güncellenme:
Aytunç Ürkmez
Takip Et:
Derste Ulu Önder Atatürk’e hakaret etmesi nedeniyle tutuklanan öğretmen tahliye edildi: Menzil ve Selefilerden destek

Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’e “pedofili, kadın düşkünü, kumarbaz” diye hakaret eden felsefe öğretmeni Ramazan Avuşmak mahkeme kararıyla tahliye edildi. Avuşmak’a IŞİD ve Elkaide bağlantılı Selefi Halis Bayancuk’un grubu destek çıktı. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral ise Avuşmak’ın yargılanmasına ilişkin; “Atatürk üzerinden hassasiyet üretip bir eğitimcinin mesleğini ve itibarını hedef almak, en hafif ifadeyle fırsatçılıktır” dedi. Avuşmak’ın Menzil cemaatine yakın olduğu ileri sürülürken, cemaatin destek yapması için Eğitim-Bir-Sen’e baskı yaptığı iddia edildi. Eğitim-Bir-Sen ise Avuşmak’ın üyesi olduğunu açıklayarak, Atatürk’ü koruma yasasının eğitimi zehirlediğini savundu.

Manisa Turgutlu İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde felsefe öğretmenliği yapan Ramazan Avuşmak’ın derste öğrencilerine Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk için “pedofili, kadın düşkünü, kumarbaz” ifadelerini kullanması tepkilere neden olmuştu. 11 öğrencinin şikayeti üzerine ortaya çıkan saygısızlığa karşı bölgedeki ilerici demokratik kitle örgütleri de suç duyurularında bulunmuştu. 

ÖNCE TUTUKLANDI, SONRA TAHLİYE EDİLDİ

Bu gelişmelerin sonucunda Avuşmak hakkında 16 Mart’ta 5816 sayılı “Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanun” kapsamındaki Atatürk’ün hatırasına alenen hakaret suçundan kamu davası açıldı. Turgutlu 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nce soruşturma kapsamında Avuşmak tutuklandı. Ancak avukatının itirazı sonucunda çıkarıldığı mahkemece Avuşmak’ın tutuksuz yargılanmak üzere tahliyesine karar verildi. 

AVUŞMAK’A SELEFİLER SAHİP ÇIKTI

Avuşmak hakkında soruşturma başladığından beri ise İslamcı gruplar da sosyal medyadan algı operasyonu geliştirdi. Bu kapsamda dikkat çeken grupların başında IŞİD ve Elkaide bağlantılı Selefi Halis Bayancuk’un (Ebuhanzala) Tevhid ve Sünnet Cemaati geldi. Cemaatin sosyal medya propaganda sayfalarından Avuşmak’ın Atatürk’e hakaret sözleri için “Mustafa Kemal’in çok alkol tüketmesi sonucu her insan gibi sarhoş olduğunu söylemek” değerlendirmesi yapıldı. Ayrıca Avuşmak hakkında süren soruşturma için de “Kemalistlerin ihtiraslara kurban edilmek” ifadeleri kullanıldı.

‘ADALET SİSTEMİ ZULMÜ MEŞRULAŞTIRIYOR’

Bayancuk ise önceki gün sosyal medya hesabından Avuşmak’ın yargı sürecine ilişkin; “Bu hazin tablo 5816 sayılı kanunun çıkmazlarıyla ya da Kemalizmin doymak bilmeyen kurban arzusu ve İslam’dan intikam alma hırsıyla açıklanamaz. Mevcut adalet sistemi her zulmü meşrulaştıracak kadar bozulmuştur” açıklamasında bulundu.

ATATÜRK HASSASİYETİ FIRSATÇILIKMIŞ!

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral da önceki gün Avuşmak hakkında sosyal medyadan açıklamalarda bulundu. Oktay; gazeteci Talat Atilla’nın “Kavuşmak hakkında yapılan öğrenci şikayetlerinin okulda görevli bir müdür yardımcısı tarafından organize edildiği” iddiasına yönelik; “Mustafa Kemal Atatürk üzerinden hassasiyet üretip bir eğitimcinin mesleğini ve itibarını hedef almak, en hafif ifadeyle fırsatçılıktır. Yıllarını öğrencilerine adamış bir öğretmene karşı ‘milli duyarlılık’ kisvesiyle yürütülen bu yaklaşım, kabul edilemez bir manipülasyon örneğidir” dedi.

ATATÜRK’Ü KORUMA YASASI ZEHİRLEYİCİYMİŞ

Bölgedeki güvenilir kaynaklar; aslen Adıyamanlı olan Avuşmak’ın Menzil cemaatine yakın bir isim olduğunu belirtti. Kaynakların katardığına göre; üyesi olduğu Eğitim-Bir-Sen ilk aşamada sessiz kalırken, cemaatin ve İslamcı grupların baskısıyla önceki gün açıklama yaptı. Sendikadan yapılan açıklamada; Avuşmak’ın belirli odaklar tarafından kurulan kumpasa maruz bırakıldığı iddia edilerek, “Bu tür kumpaslar, belli mahfillerin kitlelerini konsolide etmek için kullandıkları kirli numaralardır. 5816 sayılı kanun, amaç ve hukuki bağlamından koparılarak okul içinde öğrenci-öğretmen, yönetici-veli arasında çatıșma konusu haline getirilmekte, eğitim-öğretim ortamını zehirleyecek istismar alanına dönüștürülmektedir” denildi.