Eğitim-Sen’den yıl sonu raporu: 'Fiilen eğitim hakkı ortadan kaldırılmaktadır'

Eğitim-Sen’den yıl sonu raporu: 'Fiilen eğitim hakkı ortadan kaldırılmaktadır'

26.06.2026 16:37:00
Güncellenme:
Ece İçmez
Takip Et:
Eğitim-Sen’den yıl sonu raporu: 'Fiilen eğitim hakkı ortadan kaldırılmaktadır'

İzmir'de yaklaşık 720 bin öğrencinin karne alarak yaz tatiline girmesiyle birlikte eğitim yılının bilançosu da ortaya çıktı. Eğitim-Sen İzmir 1 No'lu Şube Başkanı Hamdi Çalık, düzenlediği basın toplantısında öğrencilerin, öğretmenlerin ve velilerin eğitim öğretim yılı boyunca çok sayıda sorunla karşı karşıya kaldığını belirterek, eğitim sisteminde yaşanan sorunların yapısal bir krize dönüştüğünü söyledi.

Eğitim-Sen İzmir Şubeleri, 2025-2026 eğitim öğretim yılının sona ermesiyle birlikte eğitim sistemine ilişkin değerlendirmelerini kamuoyuyla paylaştı. Eğitim-Sen İzmir 1 No'lu Şube Başkanı Hamdi Çalık tarafından yapılan açıklamada, eğitim sisteminde yaşanan sorunların geçici değil yapısal olduğu vurgulanırken, kamusal, bilimsel ve laik eğitim anlayışından uzaklaşıldığı ifade edildi. 

"EĞİTİMDE ÇÖKÜŞTEN SÖZ EDİLEBİLİR"

Eğitim sisteminde yaşanan sorunların giderek derinleştiğini ifade eden Hamdi Çalık, "Eğitim sisteminin kamusal niteliğinin zayıflatıldığı piyasacı ve bilimsellikten uzak politikalar sonucunda ülke genelinde olduğu gibi İzmir'de de eğitimde bir çöküşten söz edilebilir. Yaşanan sorunlar geçici aksaklıklar olarak açıklanamayacak ölçüde derin, süreklileşmiş ve yapısal bir krize dönüşmüştür" dedi.

Çalık, derslik yetersizliği, yapımı tamamlanmayan okullar, beslenme ve barınma sorunları, personel eksikliği, temizlik problemleri ve fiziki yetersizliklerin eğitim öğretim yılı boyunca devam ettiğini kaydetti.

"ÖĞRENCİLER EŞİTSİZLİKLERLE KARŞI KARŞIYA"

Öğrenciler açısından eğitim sisteminin giderek daha fazla eşitsizlik üreten bir yapıya dönüştüğünü belirten Çalık, kamu okullarında yoksulluk ve yoksunluğun sürdüğünü söyledi.

Öğrencilerin bir öğün ücretsiz yemek ve temiz içme suyuna erişimi konusunda herhangi bir adım atılmadığını dile getiren Çalık, "Öğrencilerin ve velilerin bütün taleplerine rağmen bir öğün yemek ve temiz su ihtiyacının giderilmesi doğrultusunda bu eğitim öğretim yılında da herhangi bir somut adım atılmamıştır" ifadelerini kullandı.

Okullardaki fiziki koşulların yetersiz olduğuna dikkat çeken Çalık, dersliklerin büyük bölümünde klima bulunmadığını, akıllı tahtaların yenilenmediğini, birçok okulda kırık sıra ve masalarla eğitim verildiğini söyledi. Çalık, "Öğrenci tuvaletlerinin büyük bölümünde sabun ve kâğıt gibi temel hijyen malzemeleri bulunmamaktadır" dedi.

"BİRDEN FAZLA OKUL AYNI BİNAYI KULLANIYOR"

Depreme dayanıksız olduğu için yıkılan okulların yapım sürecinin yavaş ilerlediğini belirten Çalık, çok sayıda okulun halen tamamlanamadığını ifade etti.

Çalık, "Çoğu okulun yapımı tamamlanmamış, birden çok okul aynı binada eğitim öğretim yılını tamamlamak zorunda kalmıştır. Hatta bazı okullarda koridorlar derslik olarak kullanılmaktadır" diye konuştu.

Yeterli personel bulunmaması nedeniyle okullarda temizlik hizmetlerinin aksadığını söyleyen Çalık, öğrencilerin hijyenik olmayan ortamlarda eğitim gördüğünü belirtti.

"MAARİF MODELİ AYRIMCILIĞI DERİNLEŞTİRDİ"

Yeni müfredat kapsamında gerçekleştirilen bazı uygulamaların okullarda ayrımcılığı artırdığını savunan Çalık, "Ramazan ayı etkinlikleri genelgesiyle yapılan uygulamalar, okullarda oruç tutanlar ve tutmayanlar şeklinde ayrışmalara neden olmuş, ayrımcılığı derinleştirmiştir" dedi.

Pansiyon kapasitesinin yetersizliği nedeniyle öğrencilerin uzun mesafeler kat etmek zorunda kaldığını belirten Çalık, özellikle İzmir Atatürk Lisesi'nde kapasite sorunu yaşandığını ifade etti.

"MESEM'LERDE ÇOCUK EMEĞİ SÖMÜRÜSÜ YAŞANIYOR"

Mesleki Eğitim Merkezlerine yönlendirilen öğrenci sayısının arttığını kaydeden Çalık, "Ekonomik zorluklar içindeki ailelerin çocukları kuralsız ve denetimsiz şekilde erken yaşta ucuz emek piyasasına sürüklenmektedir. Mesleki eğitim adı altında fiilen eğitim hakkı ortadan kaldırılmaktadır" ifadelerini kullandı.

"ÖĞRETMENLER SÜRGÜN KOŞULLARI YAŞIYOR"

Öğretmenlerin yaşadığı sorunların da ağırlaştığını belirten Çalık, norm kadro uygulamaları kapsamında yapılan yer değişikliklerinin mağduriyet yarattığını söyledi.

Çalık, "Gaziemir'den Kemalpaşa'ya veya Menderes'ten Bornova'ya yer değiştirmek zorunda bırakılan öğretmenler adeta sürgün koşulları yaşamıştır. Keyfi soruşturmalar sonucunda görev yerleri değiştirilen öğretmenler ve aileleri ciddi mağduriyetler yaşamaktadır" dedi.

Artan yaşam maliyetleri nedeniyle öğretmenlerin temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını ifade eden Çalık, öğretmen maaşlarının yüksek kira giderleri karşısında eridiğini söyledi.

"LİYAKAT YERİNE SADAKAT ESAS ALINIYOR"

Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde liyakatten uzak yönetici görevlendirmeleri yapıldığını savunan Çalık, "Liyakat değil sadakat ilkesi gözetilerek atanan idarecilerin keyfi uygulamaları ve mobbing, öğretmenlerin mesleki motivasyonunu ciddi biçimde zedelemektedir" diye konuştu.

Özel sektörde çalışan ve ücretli öğretmenlerin daha ağır koşullarda görev yaptığını belirten Çalık, İzmir'in birçok ilçesinde yüzlerce ücretli öğretmenin güvencesiz şekilde çalıştırıldığını ifade etti.

"EĞİTİM KAMUSAL BİR HAKTIR"

Eğitim-Sen'in taleplerini sıralayan Çalık, okulların fiziki yapılarının yenilenmesini, öğrencilere ücretsiz yemek ve temiz içme suyu sağlanmasını, eğitimde fırsat eşitliğinin güçlendirilmesini ve ihtiyaç duyulan tüm alanlara kadrolu atama yapılmasını istedi.

Çalık, "Eğitim kamusal bir haktır. Bizler Eğitim-Sen olarak parasız, bilimsel, laik, anadilinde ve cinsiyet eşitlikçi eğitim hakkı için mücadelemizi kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz." dedi.

İlgili Konular: #İzmir #eğitim